| |
MART ' 2007
A N A S A Y F A
ilkyardım | temel rahatsızlık ve hastalıklar | bakanlık | hastaneler ve sağlık merkezleri | sağlıkta istatistikler
doktorlar | eczaneler | tıp terimleri sözlüğü | e-mail | webmaster | anasayfa

kişi sitemizi
ziyaret etmiştir
BAKAN VAİZ: "SAĞLIKTA KAOS YARATMAYA ÇALIŞIYORLAR" |
Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, Yataklı Tedavi Kurumları Yasası'yla ilgili koparılan fırtınaları KIBRIS'a değerlendirdi.
VAİZ: “YALAN YANLIŞ SÖYLEMLERLE "ETLE TIRNAK" GİBİ OLAN HEKİMLERLE HEMŞİRELER KARŞI KARŞIYA GETİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR”
 Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, sağlıkta örgütlü bazı sendikalar tarafından, Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi "Kuruluş Görev ve Çalışma Esasları" Değişiklik Yasası ile ilgili yanlış spekülasyonlar yaratılarak hemşirelerle hekimlerin karşı karşıya getirilmeye çalışıldığını söyledi. Söz konusu yasayla ilgili koparılan fırtınaları KIBRIS'a değerlendiren Bakan Vaiz, yalan yanlış söylemlerle etle tırnak gibi olan hekimlerle hemşirelerin karşı karşıya getirilmeye çalışıldığını söyledi; ilgili çevreleri sağduyuya çağırdı. Bakan Vaiz, "Özlük haklarımızı kazanır ama iç huzurumuzu kaybedersek, tarifi imkânsız yaralar açılır" dedi.
Eşref Vaiz, sağlıkta konuların saptırılarak kaos ortamı yaratılmaya çalışıldığını kaydetti ve hemşirelerin sorunları abartarak başka noktalara taşıma istemini "siyasi art niyet" olarak niteledi. Vaiz, sağduyulu hemşireleri dikkatli olmaya, hekimlere ise çalışma arkadaşları hemşirelere sevecenlik ve görev bilinci ile yaklaşmaları çağrısında bulundu. Vaiz, "Hemşirelerin bir takım eylem yapacaklar, özlük haklarına sahip çıkacaklar diye yanlış şekilde doldurulmasını esefle kınıyorum" dedi. Vaiz, Hemşireler Birliği'nin, "Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi (Kuruluş Görev ve Çalışma Esasları) Değişiklik" Yasası'na tepki olarak yarından itibaren tüm hastane ve sağlık ocaklarında greve gitme kararı almasının ardından KIBRIS'a açıklamalarda bulundu. Vaiz, kadroların yetersizliği nedeniyle yasa değişikliğinin zorunlu hale geldiğini kaydetti. Vaiz, birçok hekimlik ve hemşirelik branşları var olmadığı için, üst ihtisaslaşma branşlarının artması sonucu doğan ihtiyaçtan dolayı kadrolara istihdam yapılması için değişikliğin şart olduğunu kaydetti.
"BU YASA; HEMŞİRE AÇIĞINI KAPATMAK VE KADRO SAYISINI ARTIRMAK İÇİNDİR"
Vaiz, söz konusu yasanın, hemşire açığını kapatmak ve kadro sayısını artırmak için organize edildiğinin altını çizdi. Vaiz, kadro sayısındaki yetersizlikten dolayı çok büyük hemşire açığı olmasına rağmen bunun uzun süre kapatılamadığını çünkü, istihdam edilecek kadroların dolu olduğunu söyledi. Vaiz, bu zorunluluğu dikkate alarak 2006 yılında geçici memur statüsü ile 140 kişiyi hemşire olarak işe aldıklarını, şimdi yeni 30 kişiyi daha kadroya ekleyeceklerini ve rakamın 170'e çıkacağını söyledi. "Grev sebebini açıklamayan sendikalar, engellediğimiz çelişkileri propaganda malzemesi yapıyor" Sadece kadro sayılarını artırmak ve olmayan kadroları yaratmak için teknik kurul ve meclis aşamasında tamamen iyi niyetle, çalışan örgütlerin temsilcilerinin getirdikleri bazı önerileri dikkate aldıklarını ifade eden Vaiz, ancak örgütlere yeniden yapılanmayı getirecek yasanın bu olmadığını ısrarla söylediklerini vurguladı.
Bakan Vaiz, ancak şimdi örgüt temsilcilerinin yapılanmaya yönelik tüm talepleri bu yasanın içine yığmaya çalıştıklarını dile getirdi ve şunları söyledi: "Bu da şu anda arzu etmediğimiz bir çelişkiyi ortaya çıkardı. Sanki bütün sistemi bu yasa çözecekmiş gibi bir intiba yaratıldı ve herkes kadrosal ve mesleki statü ile ilgili sorunlarını bu yasa içinde yerleştirme yolunda ısrarcı olmaya başladı. Mesleki statü ile ilgili bir takım zorlamalar yapıldı. Bunları dikkate almamıza rağmen, dengesizlik yaratacak ve çalışanların çalışma barışını bozacak bir anlayışla yaklaşıldı. Konu birden bire hemşirelerin kadro sayısını artırmaktan, hekimlerin olmayan branşlardaki kadroları yasanın içine koymaktan saptırılarak, bizi çok sıkıntıya sokan, hemşire-hekim ilişkisini sorgulayan bir yasa pozisyonuna sokulmaya çalışıldı. Hekimlerin ve hemşirelerin karşı karşıya geleceği bazı kelimeler üzerinde spekülasyonlar yapılıyor. Biz bu yasada buna izin vermedik. Çok üzücüdür ki grev sebebini doğru dürüst açıklamayan sendikalar haklı grev sebebi yaratmak için yasada engellediğimiz bir takım çelişkileri, hala daha propaganda malzemesi yapıyorlar. Sanki bu yasa son yasaymış gibi büyük bir telaş içinde tüm taleplerini önümüze yığıyorlar. Bu da bizim sistem kurmak için uğraştığımız yasalara ne kadar lakayt ve ilgisiz olduklarını gösteriyor".
"HEKİM Mİ, HEMŞİRE Mİ SORUMLU" TARTIŞMALARI YERSİZ, YASA NET
Vaiz, yaratılan "hekim mi yoksa hemşire mi sorumlu" tartışmasının da, oldukça yersiz olduğunu, çünkü bu yasanın zaten bu çelişkiyi tamamen ortadan kaldırdığını kaydetti.
Vaiz, 1989 yılındaki yasa ile başhemşirenin tanımının, "idari yönden başhekime, teknik yönden üst amirlerine karşı sorumlu olarak bulunduğu tıbbi ve yönetsel tüm işlerini yönetir" ifadesinin yeni yasada, "idari yönden başhekime, teknik yönden amirlerine karşı sorumlu olarak bulunduğu servisin tıbbi ve yönetsel tüm işlerini yönetir" şeklinde olduğunu söyledi ve hemşirelerin geçmiş yıllardaki görev ve sorumluluğunda, herhangi bir değişiklik olmadığının altını çizdi. Vaiz, mesul hemşirelerin görevlerinin değiştiği konusundaki eleştirilerin doğru olmadığını vurguladı.
Vaiz yine bu yasada yer alan "klinik şefi idari bakımdan hastane başhekimine sorumludur ve diğer görev ve yetkilerinin yanı sıra, klinik şefleri 9. maddeye ek olarak servisin sevk ve idaresinden sorumlu olmak" ifadesinin ise tamamıyla, servis şeflerini tarif etme anlamında bir tanımlama olduğunu söyledi ve şöyle dedi: "Kadro sayılarını artırmakla uğraştığımız bu yasada idari yönden bir takım çelişkileri ve karşı karşıya getirmeleri de ortadan kaldıracak, bir takım ifadelerle herkesin görevi ve tanımı, açık ve net olarak ifade edilmiştir."
EBE HEMŞİRELERİN DOĞUM YAPTIRABİLİR KONUSU DA AÇIK
Vaiz, tartışma konusu olan diğer bir konunun ise ebelik mevzusu olduğunu hatırlatarak, yasanın ebelik hizmetlerinin yasalaşmasına imkân tanıdığını kaydetti. Vaiz, ilk kez 4 yüksek ebe kadrosunun da yasada yer aldığına dikkat çekti. Vaiz, ebelerin doğum yaptırabilir konusun da açık olarak yazıldığını belirterek, "ebe hekimin denetim ve gözetiminde doğum yaptırır" ifadesinin amacının, hekimin mutlaka sorumlu olmasının altının çizilmesi olduğunu söyledi. Vaiz, annenin ve bebeğin sağlığından hem hekimin hem de ebenin sorumlu olacağını belirtti. Vaiz, bu ibarenin ebelerin doğum yaptıramayacağı anlamını taşımadığının üzerinde durdu ve tam aksine hemşirenin çaresiz şekilde tek başına hastayla yüz yüze kalmamasının ortadan kaldırıldığını ifade etti.
95 YENİ HEKİM, 199 YENİ HEMŞİRE KADROSU
Vaiz, yataklı tedavi kurumları dairesi kadrosuna, 95 yeni hekim ve 199 yeni hemşire ile ebe kadrosu yaratıldığını kaydetti. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Asaf Şenol'un verdiği bilgiye göre, şu klinik şeflikleri oluşturuldu ve şu kadrolar artırıldı veya yeni oluşturuldu:
"Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Servisi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Kalp ve Damar Cerrahisi Servisi, Acil Servis ve Diş Hekimliği klinik şeflikleri oluşturuldu. Hastane başhekim yardımcıları beşten sekize, cerrahi uzman sayısı ondan on üçe, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı ondan on ikiye, kulak-burun boğaz hastalıkları uzman sayısı altıdan sekize, göz hastalıkları uzmanı altıdan sekize, üroloji uzmanı altıdan yediye, radyoloji uzmanı altıdan sekize, mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı ikiden üçe, patoloji uzmanı sayısı ikiden üçe çıkarıldı. Endodonti, periodontoloji ve pedodonti uzmanları ilk kez yasada yer aldı. Adli tıp uzmanı sayısı birden ikiye, deri ve zührevi hastalıklar uzmanı dörtten beşe, nöroşirurji uzmanı ikiden üçe, noroloji uzmanı ikiden altıya, kardiyolji uzmanı birden yediye, plastik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanı sayısı ikiden üçe yükseltildi. İlk kez yer alan göğüs cerrahisi uzmanı sayısı; iki, kalp ve damar cerrahisi uzmanı sayısı altı, çocuk kardiyolojisi uzmanı sayısı bir oldu. Çocuk onkolojisi uzmanı sayısı birden ikiye çıkarıldı. Üç tıbbi onkoloji uzmanı, dört endokrinoloji ve metabolizma uzmanı oluştu. Yine ilk kez iki nefroloji, iki neonatoloji, iki gastroentoloji, iki immünoloji, bir çocuk nefrolojisi, bir çocuk immünolojisi, bir çocuk norolojisi uzmanı, bir çocuk enfeksiyon hastalıkları uzmanı, üç spor hekimliği uzmanı, bir romatoloji uzmanı bir biyokimya uzmanı, on yedi acil tıp uzmanı kadroları eklendi."
Vaiz, kadro artışlarının hemşirelerde hali hazırda memur statüsünde olan 170 hemşirenin kadrolanmasını getireceği gibi, yıllardır sözleşmeli olarak çalışan veya pratisyen kadrosunda çalışan üst ihtisas uzmanlarının karşı karşıya kaldıkları anomalileri de ortadan kaldıracağını söyledi.
KOPARTILMAYA ÇALIŞILAN FIRTINALAR TALEPLERLE ALAKALIDIR
Vaiz, yasanın esas amacının yetersiz kalınan kadro branşlarındaki ve sayılarındaki ihtiyacı karşılamaya yönelik olduğunun altını çizdi ve şunları kaydetti: "Ancak bugün kopartılmaya çalışılan fırtınalar bir takım taleplerle alakalıdır. Bu talepler, sağlık servislerindeki çalışma barışını ve iç huzurunu bozacak birtakım taleplerdir. Örneğin fizyoterapistlerin, tüm iyi niyetlerimize karşı, olmasını istedikleri ve bu yasanın içine sokmaya çalıştıkları fizyoterapist servisi konusu hekim camiasının kabul etmeyeceği ve bizim ülkemize de kolay hayata geçemeyecek bir taleptir. Buna rağmen onlar, olmazsa olmazları gibi bunu bize dayatılıyor. Fizyoterapistler büyük bir telaş içinde fırsat kaçıyormuş gibi, sorunlarını çözmeye çalışıyor. Bunun beraberinde birtakım sorunlar getireceğini göz ardı ediyorlar. Fizyoterapistler talep etmeden şube amirliği koyduk. Buna da baş fizyoterapist dedik. Terapistlerin kendilerine özgü birlikteliklerini ve kendi içlerine dönük çalışma sistemlerini bu şekilde organize etmeye çalıştık. Bütün bunlara rağmen sanki yasada hiçbir şey yokmuş ve hiçbir istihdam olanağı yaratmıyormuş gibi, çalışanların özlük hakları ile ilgili değilmiş gibi, bazı sığ konulara tartışmayı çekerek ve spekülasyon yaratarak, konuyu saptırmak ve hemşire ile hekim kavgasına çekmek kabul edilebilir değildir. Hekimler ve hemşireler etle tırnak gibidir. Bir hekim on yıllık bir eğitim alıyor, hastaya tedavi planlıyor ve uyguluyor. Hemşireler de görevleri çerçevesinde yardımcı oluyorlar. Bunu abartarak "hekimle hemşire her türlü inisiyatifte eşit olmalıdır" gibi ütopik birtakım uç çıkışlar ortaya koymak doğru değildir.
Gereksiz ve yersiz sorun yaratır. Günün sonunda hastanelerdeki çalışma barışını bozar."
MEVCUT HEMŞİRELERE, FAKÜLTELEŞME SÜRECİ İÇİNDE
EĞİTİMLERİNİ TAMAMLAMA FIRSATI
Bakan Vaiz, 1994 yılında, ortaokul mezunu kişilerin hemşirelik yapması tartışmalarında, o dönemde CTP bakanlığının, bunu lise üstü ön lisans seviyesine yükselttiğini hatırlattı ve yine şimdi CTP döneminde, iki yıllık ön lisans okulunun, dört yıllık lisans eğitimine ve hemşirelik fakültesine dönüştürüldüğünü vurguladı. Vaiz, şimdiki halin hemşirelerin eğitimine ve niteliğine katkıda bulunulacağı gibi, bundan sonra hemşirelerin lise üstü iki yıllık bir statü ile barem 9 tartışmalarına da çözüm getireceğini savundu. Vaiz, mevcut ortaokul mezunu veya lise üstü iki yıl mezunu hemşirelere, fakülteleşme süreci içinde eğitimlerini tamamlama fırsatı verileceğine de işaret etti. Bunu da hemşirelerin nitelik taleplerini karşılamaya yönelik oldukça önemli bir adım olarak niteleyen Vaiz, bunun baremlerle ilgili sıkıntıları ortadan kaldırmış olacağını savundu ve barem 9'la ilgili Personel Dairesi'nin raporuna dikkat çekti.
RAPORDA AYNEN ŞÖYLE DENİLİYOR:
"Ülkemizde hemşire yetiştiren hemşirelik meslek yüksek okulu, iki yıllık eğitimin sonunda ön lisans diploması ile mezun vermektedir. Bu ön lisan diploması ile hemşirelerimiz devlet kadrolarında barem yedinin birinci kademesinde göreve başlamakta ve almış oldukları diplomalarına karşılık iki kademe ilerlemesi olarak barem 7'nin üçüncü basamağından maaş almaya başlamaktadırlar. Barem yedinin üçüncü basamağı ise barem sekizin birinci kademesine denk gelmektedir. Hemşerilerin talep ettiği barem 9'un kendilerine verilmesi halinde, ön lisans diplomalarına karşılık alacakları kademe ilerlemesi ile başlangıç maaşları barem dokuzun üçüncü basamağına denk gelecektir. Bu ise barem onun birinci kademesine denk gelmektedir. Oysa devlet kadrolarında 4 yıllık üniversite mezunlarının başlangıç beremi de barem onun birinci kademesidir. Talepler doğrultusunda yapılacak bir düzenleme devlet kadrolarında maaş karmaşasına yol açacağı gibi, 4 yıllık üniversite mezunlarının da mağdur olmasına sebebiyet verecektir. "Öte yandan Vaiz, servislerde şefin altında çalışan hemşirelerin, şefin yetkileri ile ilgili iddialarına da yanıt verdi ve "öküzün altında buzağı aranıyor" dedi. Vaiz, çıkartılan tüm teşkilat yasalarının içinde çalışanların görev ve sorumlulukları bölümünde, en son kısımda, "amirleri tarafından verilen diğer mevkiine uygun görevleri yerine getirmek" ifadesinin kullanıldığına dikkat çekti ve bunun her personelin uyması gereken bir cümle olduğunu, bundan farklı anlamlar çıkarmaya çalışmanın yersiz olduğunu ifade etti. Vaiz, ayrıca, iki yıllık okul mezunu hemşirelere lisansa geçiş haklarının gizlenerek, "hademe" muamelesi yapılacağının yayıldığını ve konunun çirkinleştirildiğini ifade etti. Vaiz, bakanlığının geçtiğimiz aylar içinde hastanelerde temizlik işlerinin özel sektörden hizmet almaya başladığını ve hemşirelerin işinin kolaylaştırıldığını söyledi.
"SİYASİ ART NİYET..."
Vaiz, son olarak bazı sendikacılıların konuyu saptırarak bir kaos ortamı yaratmaya çalıştığına işaret ederek şöyle konuştu: "Hemşirelerin grevi büyütüp, sorunu abartıp, başka bir yere çekmeye çalışmaların siyasi bir art niyet olarak görüyorum ve bunu da hemşire örgütlerine yakıştırmıyorum. Bu konuda sağduyulu hemşireleri dikkatli olmaya çağırıyorum. Hemşirelerin bir takım eylem yapacaklar diye, özlük haklarına sahip çıkacaklar diye yanlış şekilde doldurulmasını da esefle kınıyorum. Özellikle hemşirelerin ve hekimlerin karşı karşıya getirilmesi konusunda hekimleri de uyarmak istiyorum. Hekimlerin yıllardır kader birliği yaptıkları hemşire arkadaşlarına aynı şefkat ve sevecenlikle, görev ve sorumluluk bilinci içinde yaklaşmalarını istiyorum. Hemşirelere bu kadar ilgi ve özveri ile yaklaşırken, barem 9 konusundan yoldan çıkarak abartılarak yanlış ifadeler ortaya atılması, tarifi imkânsız bazı yaralarında açılmasına neden olacaktır. Özlük haklarımızı kazanır, ama iç huzurumuz kaybedersek, bu; tamiri imkânsız bazı sorunlar yaratır."
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
KANSER HASTALARINA EVDE BAKIM HİZMETİ BAŞLIYOR |
Kanser Hastalarına Yardım Derneği ile Sağlık Bakanlığı işbirliği içinde ilk kez uluslar arası standartta evde bakım hizmetlerine başlıyor.
Tıbbi Onkolog Umut Dişel’in eğitim verdiği hemşire, psikolog ve fizyoterapistlerle üç ayrı ekip kuran dernek, yeni araçlarıyla hastaların evine giderek morfin, pansuman, tansiyon-şeker ölçümleri ve gerekli tedavileri gerçekleştirecek.
 Kanser Hastalarına Yardım Derneği ile Sağlık Bakanlığı işbirliği içinde ilk kez uluslar arası standartta evde bakım hizmetlerine başlıyor.
Tıbbi Onkolog Umut Dişel’in eğitim verdiği hemşire, psikolog ve fizyoterapistlerle üç ayrı ekip kuran dernek, yeni araçlarıyla hastaların evine giderek morfin, pansuman, tansiyon-şeker ölçümleri ve gerekli tedavileri gerçekleştirecek.
Dernek Başkanı Raziye Kocaismail TAK muhabirine yaptığı açıklamada, ocak ayında Girne Vatan Lionsların Rocks Otel’de düzenlediği geceden elde edilen 50 bin YTL’nin de katkısıyla dernek bünyesine 2 yeni araba katıldığını kaydetti.
Hayırsever bir vatandaş olan oto-galeri sahibi Naim Ersoy’un da derneğe bir araba bağışladığını söyleyen Kocaismail, çalışan personelin masraflarının kendileri tarafından karşılanacağını, hastaların tıbbi malzeme ve teçhizatlarının da Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanacağı sözünü aldıklarını belirtti.
Bundan önce de dernek olarak kendi imkânlarıyla evde bakım hizmeti verdiklerini kaydeden Kocaismail, Sağlık Bakanlığı’nın da katkı koymasıyla ilk kez organize bir biçimde uluslar arası standartta bir evde bakım hizmeti sunacaklarını, bunun da hasta ve hasta yakınlarına büyük bir rahatlama getireceğine işaret etti.
Devlet-sivil toplum örgütü işbirliğinin çok yararlı şekilde işleyeceğine olan inancını da dile getiren Kocaismail, bu ekiplerin maaşlarının ödenmesi için her ay maaşından kesinti yapılmasına izin veren vatandaşlara da duyarlılıklarından dolayı teşekkür etti. (TAK)
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
"112 HATTI GEREKSİZ YERE MEŞGUL EDİLMEMELİ" |
Acil Servis Sorumlu Hekimi Operatör Doktor Hasan Hansel, 112 Hızır Servisi konusunda BRT’ye önemli açıklamalarda bulundu.
Operatör Doktor Hasan Hansel:
“112 Acil servis hattı, yardım çağrısı dışında meşgul edilmemesi gerekir. Hayat kurtarmada saniyelerin büyük önem taşıdığının bilmeliyiz”
 Acil Servis Sorumlu Hekimi Operatör Doktor Hasan Hansel, herhangi bir tarafik kazası sonrası vatandaşların araç içerisinde sıkışan yaralıya müdahale etmemeleri gerektiğini dile getirerek, 112 Acil’in aranması gerektiğini kaydetti.
Ancak, ilkyardım müdahalesi gerektiren vakalarda nasıl davranılması gerektiğinin bilinmesi çok önemli olduğunu vurgulayan Hansel, trafik kazası sonrası araç dışında bulunan yaralılara müdehale edilmemesini istedi.
Operatör Doktor Hasan Hansel, kalp krizi, baygınlık ve buna benzer durumlarda ise vatandaşların ilk olarak hastayı düz bir zemin üzerine yatırmalarının önemini vurguladı.
Hansel, vatandaşları çok ciddi bir konuda da uyardı.
Operatör Doktor Hasan Hansel, 112 Acil servis hattının, yardım çağrısı dışında meşgul edilmemesi gerektiğini, hayat kurtarmada saniyelerin büyük önem taşıdığının bilmelerini istedi.
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
BASIN AÇIKLAMASI |
Önceki gün, Yedikonuk sakini Mehmet Çetinkayalı isimli bir yurttaşımızın aniden rahatsızlanması sonucunda vefat etmesi, bazı basın kuruluşlarımızda, ‘ambulans gecikmesi’ sonucunda meydana gelen bir ölüm olarak iddia edilip, kamuoyuna bu şekilde yansımıştır.
Rahatsızlandıktan sonra ailesi tarafından en yakın sağlık merkezi olan ‘Mehmetçik Sağlık Merkezine’ götürülen Mehmet Çetinkayalı’ya ilk müdahale, Merkez’de görevli hekim tarafından gerçekleştirilmiştir.
Merkez’deki görevli doktor, hastaya gerekli ilk tıbbi müdahaleyi zamanında yapmasına rağmen, ne yazık ki Mehmet Çetinkayalı, Mehmetçik Sağlık Merkezi’nde bulunduğu sırada, ikinci defa ‘kriz’ geçirip ambulansa alınmak üzere iken Sağlık Merkezi’nde yaşamını yitirmiştir.
Geçirdiği ikinci kriz sonrası vefat eden Mehmet Çetinkayalı’nın ölüm olayını, Sağlık Bakanlığımız, ciddiyetle incelemeye almış ve konuyla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatmıştır.
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
"DOKTOR HASAN GÜÇLÜ MESLEK YAŞAMINDA ŞEFKAT VE ÖZVERİSİYLE HEP ÖRNEK OLDU" |
Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, emekliye ayrılan Göz Doktoru Hasan Güçlü’ye hizmetlerinden ötürü plaket verdi...
Vaiz: “Dr. Hasan Güçlü gerek amaliyatane, gerekse poliklinik hizmetlerinde sergilediği üstün performansı ile meslektaşlarına hep örnek oldu”
 Dr. Hasan Güçlü: “Emekliliğimden sonra hastaneye her gittiğimde yenilikler ve güzellikleri fark ediyorum. Hastanemiz, pırıl pırıl. Sürekli iyleştirme yapılıyor. Gözle görülür ciddi iyleştirmeler var”
Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, geçtiğimiz yıl emekliye ayrılan KKTC’nin tanınmış göz doktoru Hasan Güçlü’ye sağlık alanında verdiği hizmetlerden dolayı plaket takdim etti.
Dr. Hasan Güçlü’nün uzun yıllar sağlık sektörümüzde hastalara gösterdiği şevkat ve enerjisi ile örnek olduğunu belirten Vaiz, Dr. Hasan Güçlü’nün mesleki birikimleriyle de takdir topladığını ifade etti.
Vaiz, “Dr. Hasan Güçlü gerek amaliyatane, gerekse poliklinik hizmetlerinde sergilediği üstün performansı ile meslektaşlarına hep örnek oldu” dedi.
Kamu hekimliğinden geçen yıl emekliye ayrılan Dr. Hasan Güçlü de, yaptığı kısa konuşmada, Sağlık Bakanı Eşref Vaiz’in elinden plaket almaktan dolayı duyduğu onuru dile getirerek, hekimlikte saat merhumunun olmadığını söyledi.
Konuşmasında, “çok kutsal bir meslek olan hekimlikte, özverili bir şekilde sürekli çalışmak gereklidir. Bir ‘Hekim’ için saat merhumu olmamalıdır” diyen Dr.Hasan Güçlü, Sağlık Bakanlığı’nın özverili ve başarılı çalışmalarını memnuniyetle takip ettiğini belirtti.
Uzun yıllar, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastansi’nde çalıştığını anlatan Dr. Hasan Güçlü, “buna rağmen emekliliğimden sonra hastaneye her gittiğimde yenilikler ve güzellikleri fark ediyorum. Hastanemiz, pırıl pırıl. Sürekli iyleştirme yapılıyor. Gözle görülür ciddi iyleştirmeler var. Başta Sağlık Bakanımız Eşref Vaiz olmak üzere, katkı sağlayan tüm herkesi tebrik ederim” dedi.
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
TÜP BEBEK MERKEZLERİ İÇİN TÜZÜK REVİZE EDİLİYOR |
Sağlık Bakanlığı, “üremeye yardımcı yöntemler konusunda istismarı önlemek için cezai uygulamalar ve yasakları ön gören bir çalışma başlattı.
Yeni Tüzük çalışması tamamlanana kadar, Tüp Bebek Merkezi kurulmasına izin verilmeyecek...
 Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Dr. Sıdıka Kayımbaşıoğlu, üremeye yardımcı tedavi merkezleri tüzüğü (Tüp Bebek) konusunda önemli açıklamalarda bulundu.
Kayımbaşıoğlu yaptığı açıklamada, KKTC’de ilk kez, ‘Tüp Bebek Merkezi’ açma ve çalıştırma izninin 1998 yılında verildiğini söyleyerek, üremeye yardımcı tedavi merkezleri tüzüğünün ise 2002 yılında yürürlüğe girdiğini kaydetti.
Halk arasında yaygın olarak ‘Tüp Bebek’ diye bilinen, üremeye yardımcı tedavilerin, 1998-2002 yılları arasında, henüz hiçbir yasa ve tüzük olmadan sürdürüldüğünü de anımsatan Dr. Kayımbaşıoğlu, 2002 yılında ilk defa bir tüzüğün yürürlüğe girdiğini söyledi.
Halen ülkemizde 3 adet ‘Tüp Bebek’ merkezi’nin faaliyet gösterdiğini belirten Kayımbaşıoğlu, bu konunun çok hassas ve önemli olduğunu ifade etti.
Son zamanlarda Türkiye medyasına yansıyan ‘Tüp Bebek’ konulu spekülatif haberlerin yayımlandığını söyleyen Kayımbaşıoğlu, KKTC Sağlık Bakanlığı’nın, konuyla ilgili olarak son derece titiz davrandığını ve 16 Ocak 2006 tarihinde, ‘Üremeye Yardımcı Tedaviler’ tüzüğünü yeniden revize ettiğini kaydedetti.
Kayımbaşıoğlu, görülen luzum üzerine yeni değişiklikler yapılması konusunun da gündemlerinde olduğunu belirtti.
Tüp Bebek konusunda, Sağlık Bakanlığı tarafından çok sıkı denetimler yapılacağını anlatan Kayımbaşıoğlu, “belli konularda istismarı önlemek için cezai uygulamalar ve yasakları ön gören bir çalışma başlattık” dedi.
Üzerinde çalışılan yeni tüzük sonuçlanıp yürürlüğe girene kadar, yeni Tüp Bebek Merkezi açılıp çalıştırılmasına izin verilmeyeceğini de vurgulayan Dr. Kayımbaşıoğlu, konuyla ilgili uygulamaların , Sağlık Bakanlığı kontrolü altında olduğunu söyledi.
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
“BULAŞICI HASTALIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEDE EĞİTİM VE BİLİNÇLENDİRME ÖNEMLİ” |
Sağlık Bakanlığı’ndan Prof. Dr. Esfendiyar Gadirian’a Plaket...
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Dr. Sıdıka Kayımbaşıoğlu, çağımızın vebası olan Hepatit ve Aids’in önüne geçmek için, eğitici faaliyetlerle toplumu bilinçlendirmenin önemli olduğunu söyledi.
 Kayımbaşıoğlu, Kanada’da Mc Gill Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalışan ‘Bulaşıcı Hastalıklar Uzmanı’ Prof. Dr. Esfendiyar Gadirian’a Sağlık Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı ve Uzlaşım Derneği’nin de katkıları ile, 6 haftalık bir dönemde toplam 25 seminer vererek, özelde gençlerin, genelde de toplumun AİDS ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar (Hepatit B, Hepatit C, Sifiliz v.b) konularında bilinçlendirilmesine katkı sağlamasından ötürü plaket takdim etti.
Prof. Dr. Esfendiyar Gadirian’ın ülkemize verdiği katkılardan ötürü memnuniyet duyduğunu da dile getiren Kayımbaşıoğlu, Sağlık Bakanlığı’nın Aids ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda bilgilendirme toplantıları organize ettiğini kaydetti.
Sağlık Bakanlığı’nın, ülkemizde ‘Koruyucu Hekimlik’ konusunda oldukça duyarlı olduğunu ve bu konuda yoğun mesai tükettiğini de ifade eden Kayımbaşıoğlu, “önemli olan hastalıklar oluşmadan gerekli önlemlerin alınmasıdır. Bu da koruyucu hekimlikle gerçekleşebilir” dedi.
GÖNÜLLÜ KATKI
Yaklaşık 6 haftadan beri ülkemizde tamamen gönünlülük asasına dayalı olarak toplam 25 seminer veren Kanada Gill Üniversitesi Öğretim Görevlisi ‘Bulaşıcı Hastalıklar Uzmanı’ Prof. Dr. Esfendiyar Gadirian, Sağlık Bakanlığı’ndan plaket
almanın kendisi için bir onur olduğunu kaydetti.
Hiv virüsü ve AİDS hastalığına bir çözüm bulunamadığını söyleyen Prof. Dr. Esfendiyar Gadirian, “bundan dolayı tamaman gönüllülük esas alınarak tüm dünyada eğitimci olan eşimle birlikte seminerler veriyoruz. Bu seminerlerde ben olayın sağlık yönünü aktarıyorum, eşim ise eğitimin önemi ve etik konusunu aktarıyor” dedi.
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
VAİZ: “İŞYERİ BARIŞI VE İŞ HUZURU KONUSUNDA DİKKATLİ OLUNMALI” |
KTAMS Sağlık Bakanı Vaiz’i ziyaret etti:
“İŞYERİ BARIŞI VE İŞ HUZURU KONUSUNDA DİKKATLİ OLUNMALI”
 Vaiz : “Bizce ortada bu aşamada kabul edilen bir yasa vardır. Ancak sendikalar, esas üstünde çalıştığımız ve büyük bir değişim yaratacak olan diğer sağlık yasasını beklemeden bütün taleplerini bu yasa içerisinde çözmeye çalışırlarsa bu konuda bir takım sıkıntılar ya da karşı karşıya gelmeler de söz konusu olacak ki, bu bizim arzuladığımız bir şey değil”
Keskin :“ Gerek Hemşireler Birliği Sendikası, gerekse Kamu-Sen ile olan ilişkilerimizi askıya alıyoruz. Yetkili sendika pozisyonumuzu ciddi anlamda yönetim kurulu bazında değerlendirdik ve sonuna kadar savunacağız”
Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, sağlıkta örgütlü bazı sendikaların yaptığı eylemin hastanelerde hekimlerle hemşireleri karşı karşıya getirdiğini belirterek, bu durumu “tehlikeli bir eğilim” olarak niteledi.
Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Genel Sekreteri Suat Keskin ise, Hemşireler Birliği Sendikası ve Kamu-Sen’le ilişkilerini askıya aldıklarını açıkladı.
KTAMS Genel Sekreteri Suat Keksin başkanlığındaki bir heyet, Sağlık Bakanı Eşref Vaiz’i ziyaret ederek, son günlerde sağlık sektöründe eylem ve grevlere neden olan Yataklı Tedavi Kurumları (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nı görüştü.
Sağlık Bakanlığı’ndaki görüşmede Bakanlık Müsteşarı Asaf Şenol ile Bakanlık Müdürü İsmet Salihoğlu da hazır bulundu.
VAİZ
Kabulde konuşan Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, sağlıkta yetkili sendika KTAMS ile Yataklı Tedavi Kurumları (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve sağlıkla ilgili diğer yasaları gözden geçirmek için biraraya geldiklerini anlattı. Tasarının, kadro ihtiyaçlarını yeniden düzenlemeyi hedeflediğini söyleyen Vaiz, birçok hastanede hekim, hemşire ve diğer tıbbi personel açısından kadro sorunu yaşandığını kaydetti.
Yasayı düzenlerken sendikaların, sivil toplum örgütlerinin, sağlıkta yetkili sendika KTAMS’ın, Personel Dairesi’nin ve Maliye Bakanlığı’nın görüşlerini alarak “olabilirlilik” yaratmaya çalıştıklarını dile getiren Vaiz, “Bizce ortada bu aşamada kabul edilen bir yasa vardır. Ancak sendikalar, esas üstünde çalıştığımız ve büyük bir değişim yaratacak olan diğer sağlık yasasını beklemeden bütün taleplerini bu yasa içerisinde çözmeye çalışırlarsa bu konuda bir takım sıkıntılar ya da karşı karşıya gelmeler de söz konusu olacak ki, bu bizim arzuladığımız bir şey değil” dedi.
Vaiz, bugün bazı sendikaların eylem yaptığını ve bu eylemlerin hastanelerde neredeyse hekimlerle hemşireleri karşı karşıya getirme noktasına vardığını söyledi, bunu da “tehlikeli bir eğilim” olarak değerlendirdi.
Sağlık Bakanı Vaiz, “İşyeri huzurunu bozmadan hekimler, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları özlük hakları ile ilgili mücadelelerini sürdürsünler. Ancak işyeri barışı ve iş huzuru konusunda dikkatli olunsun” diyerek, sağlıkta örgütlü sendikaları sorumluluğa davet etti.
KESKİN
KTAMS Genel Sekreteri Suat Keskin de, 1989 yılından beri yasada ciddi değişiklikler yapılmasının bütün çalışanların arzusu olduğunu, ancak bazı nedenlerden dolayı ertelendiğini belirterek, yasanın nihai şekline bu bakanlık döneminde ulaşmayı arzuladıklarını söyledi.
Sağlık sektöründe yetkili sendikanın KTAMS olduğuna ve bunun yasal bir hak olarak kendilerine verildiğine dikkat çeken Keskin, sendikalar ile bakanlığın mutabakatıyla hazırlanan tasarının, Bakanlar Kurulu ile Meclis alt komitesinde budandığını” iddia etti.
Yasa tasarısı konusunda beraber çalıştıkları ve birlikte eyleme gittikleri sendikaların dahi KTAMS’ı suçladığını ve dışlama noktasına geldiğini söyleyen Keskin, “Bu noktadan sonra KTAMS olarak, gerek Hemşireler Birliği Sendikası, gerekse Kamu-Sen ile olan ilişkilerimizi askıya alıyoruz. Yetkili sendika pozisyonumuzu ciddi anlamda yönetim kurulu bazında değerlendirdik ve sonuna kadar savunacağız” ifadelerini kullandı. (TAK).
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
|