| |
ŞUBAT' 2007
A N A S A Y F A
ilkyardım | temel rahatsızlık ve hastalıklar | bakanlık | hastaneler ve sağlık merkezleri | sağlıkta istatistikler
doktorlar | eczaneler | tıp terimleri sözlüğü | e-mail | webmaster | anasayfa

kişi sitemizi
ziyaret etmiştir
KUZEY KIBRIS TURİNG OTOMOBİL KURUMU’NDAN SAĞLIK BAKANI VAİZ’E KATKILARINDAN DOLAYI PLAKET ... |
Kuzey Kıbrıs Turing Otomobil Kurumu (KKTOK) Başkanı Zeki Topçu ile Yönetim Kurulu üyeleri Hüseyin Andaç ve Erhan Senar, Sağlık Bakanı Eşref Vaiz’e nezaket ziyareti gerçekleştirdi.
G“Sağlık Bakanlığı Ralli müsabakalarına ambulans katkısı verecek”
 Vaiz: “112 Acil Hızır ekiplerimiz, olası bir vakaya ‘dünya standartlarının altında’ bir zaman diliminde ulaşıyor”.
Kuzey Kıbrıs Turing Otomobil Kurumu (KKTOK) Başkanı Zeki Topçu ile Yönetim Kurulu üyeleri Hüseyin Andaç ve Erhan Senar, Sağlık Bakanı Eşref Vaiz’e nezaket ziyareti gerçekleştirdi.
Ziyarette, KKTOK Başkanı Zeki Topçu, 2006 yılında gerçekleştirilen yarış müsabakalarına, Sağlık Bakanlığı’nın verdiği ambulans katkılardan dolayı, Bakan Eşref Vaiz’e plaket taktim etti.
17’nci Atatürk Rallisi gerçekleştirilecek
Bu yıl toplam 8 müsabaka gerçekleştireceğini belirten KKTOK Başkanı Zafer Topçu, özellikle ‘17’nci Atatürk Rallisi’nin’ en önemli müsabakalardan biri olduğunu vurguladı.
Ralli müsabakalarında güvenlik ve titizliğin önemli olduğunun da altını çizen Topçu, devlet kurumlarının desteğinin şart olduğunu kaydetti.
Katkılarımız devam edecek
Sağlık Bakanı Eşref Vaiz ise kabulde, KKTOK’un başarılı faaliyetlerini yakından takip ettiğini söyleyerek, verilen plaketten ötürü şahsı ve Bakanlığı adına teşekkür etti.
Bu yıl da, eldeki imkanlar ölçüsünde yarış müsabakalarına katkı vermeye devam edeceklerini belirten Bakan Vaiz, ”geçmişte tüm spor müsabakalarında kullanmak üzere Gençlik ve Spor eski Bakanı Sayın Özkan Yorgancıoğlu’na 2 adet Ambulans almalarını teklif etmiştim. Fakat bu mümkün olamadı. Şimdi aynı teklifi Başbakanlık Müsreşarı Sayın Öntaç Düzgün’e de yapacağım. Eğer bu teklifimiz hayat bulursa, bu ambulanslar sadece spor müsabakalarında kullanılacak” dedi.
Genelde spor müsabakalarında, özelde ise otomobil sporlarında güvenliğin çok önemli olduğunu da hatırlatan Vaiz, ambulans alınması konusunda KKTOK‘nun kampanya başlatması durumunda Sağlık Bakanlığı’nın seve seve katkı koyacağını ifade etti.
Konuşmasında KKTC’nin küçük bir ülke olduğunun da altını çizen Bakan Eşref Vaiz, “bu durum ‘112 Acil Hızır’servislerimizin hızlı ve zamanında olaylara müdahale gerçekleştirmesine yardımcı oluyor. Dolayısıyla 112 Acil Hızır ekiplerimiz, olası bir vakaya ‘dünya standartlarının altında’ bir zaman diliminde ulaşabiliyorlar” dedi.
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
SAĞLIK BAKANLIĞI BASIN AÇIKLAMASI : "HASTALARIN SIKINTI YAŞAMAMALARI İÇİN ÇALIŞIYORUZ" |
Sağlık Bakanlığı, yayımladığı basın açıklamasında, yurt dışına tedavi için gönderilecek hastaların sıkıntı yaşamaması için çalışma yapıldığını açıkladı.
Sağlık Bakanlığı Basın Bürosu aracılığı ile yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bilindiği üzere, ülkemizde tedavisi mümkün olmayan hastalarımız, ileri tetkik ve tedavi amacı ile ‘Sağlık Kurulu’ kararıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nde anlaşmalı olduğumuz Üniversite veya Devlet Hastanelerine sevk edilmektedir.
Ne yazık ki, ‘Sağlık Kuruluyla’ yurt dışına gönderilen hastaların ödemelerinde, bazı hastanelerle 2003 yılından günümüze kadar süregelen bir takım mali sorunlar yaşanmaktadır.
Bakanlığımız, bir yandan yaşanan sorunun aşılması yönünde çalışmalarını sürdürürken, diğer yandan da yurt dışına gönderilecek hastalarımızın sıkıntı yaşamalarının önüne geçmek için çalışmaktadır.
Bu süreçte Bakanlığımız, Türkiyede anlaşmalı olduğu diğer Üniversite ve Devlet Hastanelerine hasta sevk etmeye devam etmektedir.
Bu vesileyle, sebebi her ne olursa olsun yaşanan sıkıntıdan dolayı büyük bir üzüntü duyduğumuzu belirtiriz”
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
GAZİMAĞUSA DEVLET HASTANESİ YENİ BİNA İNŞAATI SORUNSUZ DEVAM EDİYOR |
Sağlık Bakanlığı'nın girişimleri ve KKTC ile TC hükümetlerinin katkılarıyla Gazimağusa'ya yapılmakta olan Gazimağusa Devlet Hastanesi yeni binasının yapım çalışmaları hızla devam ediyor.
Gazimağusa ve bölgesine hizmet verecek Gazimağusa yeni Devlet Hastanesi inşaatı hızla devam ediyor. Dünya standartlarında tasarlanan hastane, toplam 3 katlı ve 120 yatak kapasiteli olacak. Yeni devlet hastanesinin geçen yıl başlayan çalışmalarının, bu yılın Ekim ayında tamamlanması bekleniyor.
 Hızla devam eden çalışmalarla birlikte yapı itibarıyla ortaya çıkmaya başlayan yeni hastane binasını gören vatandaşlar, "Gazimağusa'nın yıllardır böyle bir hastaneye ihtiyaç duyduğunu" belirterek, Gazimağusa bölgesine bir devlet hastanesi kazandıran tüm ilgili taraflara teşekkürlerini ilettiler.
Vatandaşlar, "Gazimağusa'nın böyle bir hastaneye ihtiyacı vardı. Gazimağusa bölge halkı böyle bir girişimi yıllardır bekliyordu. Bu girişimi başlatan tüm ilgili taraflara teşekkür ediyoruz" dediler.
Bu arada, yeni hastanenin özellikle bodrum katında havalandırma- ısıtma buhar kazanlarının montaj işlemleri süratle devam ediyor.
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
KALP VE GÖĞÜS HASTALIKLARI AYAKTAN TANI VE TEDAVİ MERKEZİ İNŞAATI SÜRÜYOR |
Ülkede Kalp ve Göğüs Hastalıkları Ayaktan Tanı ve Tedavi Merkezi’nin bir zorunluluk olduğuna işaret eden uzmanlar, merkezin hizmete girmesiyle Doktor Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yaşanan sıkışıklığın da giderileceğini ifade ediyorlar.
Sağlık Bakanlığı’na bağlı Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi bünyesinde yer alacak Kalp ve Göğüs Hastalıkları Ayaktan Tanı ve Tedavi Merkezi’nin inşaatı devam ediyor.
 Sivil Savunma Teşkilatı “Sığınak Fonu” katkılarıyla yapımına devam edilen ve tam korumalı, çok amaçlı iki kısımdan oluşan genel sığınağın da yer alacağı merkezin temeli, geçen ocak ayında atılmıştı.
Toplam ihale bedeli KDV hariç 4 milyon 689 bin YTL olan projenin, 210 takvim günü içerisinde tamamlanması hedefleniyor.
Üç kat olarak tasarlanan bina yaklaşık 6 bin metrekarelik bir alanı kaplayacak. Proje, ileride bir kat daha yapılmasına olanak veriyor.
Ülkede Kalp ve Göğüs Hastalıkları Ayaktan Tanı ve Tedavi Merkezi’nin bir zorunluluk olduğuna işaret edilerek, merkezin hizmete girmesiyle Doktor Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yaşanan sıkışıklığın da giderileceği kaydedildi.
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
ETKİN KANSER KONTROL PROGRAMLARI - KKTC VE TÜRKİYE'DE KANSER KONTROLÜ |
Sempozyum:
“Etkin kanser kontrol programları-KKTC ve Türkiye’de kanser kontrolü”
 VAİZ: “ERKEN TEŞHİS EN TEMEL POLİTİKAMIZ.. SİGARA YASAĞININ UYGULANMASI İÇİN YENİ YASAL DÜZENLEMELER YAKINDA..”
Kanser hastalığının masaya yatırıldığı “Etkin Kanser Kontrol Programları-KKTC ve Türkiye’de Kanser Kontrol Sempozyumu”, Acapulco Hotel’de başladı.
Sempozyumun açılışında yapılan konuşmalarda, sigaranın kanser hastalığının oluşumuna etkisi vurgulandı ve sigara tiryakilerine bu alışkanlıktan kurtarılmaları için tıbbi destek verilmesi gerektiği belirtildi. Kanser hastalığına karşı ulusal farkındalık yaratmak ve iki ülke arasındaki işbirliğini sağlamak hedefiyle KKTC ve Türkiye Sağlık Bakanlıkları işbirliğinde, Türkiye Sağlıkta Umut Vakfı (SUVAK) ve KKTC Kanser Hastalarına Yardım Derneği tarafından düzenlenen sempozyum, resmi kurum ve kuruluşlar yanında, sivil toplum örgütleri, hekim ve hemşirelerin katılımıyla Pazar gününe kadar sürecek.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın himayelerinde yapılan sempozyum, kanser hastalığıyla bilimsel olarak nasıl mücadele edileceğini tartışmak ve etkin kanser kontrol programlarının dünyada, Türkiye’de nasıl uygulandığını tespit etmek amacı taşıyor. Sempozyumdaki paneller “Sigara ve Kanserle Ulusal Mücadele”, “Kanser Kontrol Programları”, “Kanser Epidemiyolojisi”, “Radyoterapi Merkezi Nasıl Olmalı”, “Kanser Organizasyonunda Sivil Toplum Örgütlerinin Rolü”, “Kanser Harcamaları”, “Onkoloji Hemşireliği” ana başlıkları altında düzenlenecek.
“Etkin Kanser Kontrol Programları-KKTC ve Türkiye’de Kanser Kontrol Sempozyumu”nun açılışında sırasıyla Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail, Tabipler Birliği Başkanı Dr. Bülent Dizdarlı, Türkiye Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, Türkiye Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Ulvi Saran, Başbakanlık Müsteşarı Doğan Şahali, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev, TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl ve Sağlık Bakanı Eşref Vaiz konuştu.
VAİZ: DEVLET-DERNEK İŞBRİLİĞİNİN ÇARPICI ÖRNEKLERİ
Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, varlığını, varoluş mücadelesine bağlı sürdüren Kıbrıs Türk halkının güvenlik sorununu Barış Harekatı’yla aştığını, devlet olduğunu, her alanda organizasyonlarla bilinçlenmeye gittiğini söyledi.
Vaiz, devlet-sivil toplum işbirliğiyle büyük bir toplumsal yara olan thallassaemia hastalığıyla mücadelede önemli başarı sağlandığını, hastalığın sıfırlandığını kaydederek, kansere karşı mücadelenin de, thalassaemiadan sonra en çok organize olmuş, devletle de işbirliği yapılan konu olduğunu belirtti.
Kanserle mücadele eden sivil toplum örgütlerine teşekkür eden Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, devlet- dernek işbirliğinin çarpıcı örneklerinin görüldüğünü, ortak kurulan onkoloji servisinin personel ihtiyaçlarının bile Kanser Hastalarına Yardım Derneği’nce karşılandığını anlattı.
SİGARA YASAĞI İÇİN YENİ DÜZENLEME
Eşref Vaiz, kapalı yerlerde sigara yasağıyla ilgili yasa yürürlükte olmasına rağmen bir takım hukuksal nedenlerle uygulanamadığını, ama bir değişiklik tasarısıyla bu sorunu önümüzdeki günlerde hızla halletmeye çalışacaklarını açıkladı.
Politikacılar yanında doktorların da sigara içmemesini isteyen Vaiz, “Sigaradan kurtulmak, psikolojik tedavi gerektiriyor. Psikiyatrist desteği gerektiriyor. Sıkıntılı ve zor bir olay.. Kurtulmanın mutlaka yolu bulunmalı. İrade sahibi olanlar yapabilir, ama herkes yapamıyor. Esrar gibi bağımlılık yapan bir olay olduğu bilim adamlarınca tartışılıyor” diye konuştu.
SİGARA...GIDA..ÇEVRE
Sağlık Bakanı Vaiz, kanser etkenlerinin sadece sigarayla sınırlı olmadığına, gıda ve çevre faktörlerinin de bulunduğuna işaret ederek, hükümetin çevreye verdiği önemi bakanlık kurarak gösterdiğini söyledi. 50-60 yıldır sorun olan ve çevre felaketine yol açan CMC atıklarının uluslararası destekle bir şekilde halledilmesinin de, bu hükümet döneminde gündeme alındığını kaydeden Bakan Vaiz, Dikmen çöplüğünün yarattığı çevre sorunlarına da değindi.
Vaiz, kanserle ilgili sempozyumun kendileri için kıvanç kaynağı olduğunu belirterek, sonuçlarından yararlanacaklarından kuşku duyulmamasını istedi. Kanserle savaş konusunda tıpta teşhis konusunda önemli ilerlemeler kaydedildiğini, ancak tedavide yetersizliklerin en büyük sorun olduğunu ifade eden Eşref Vaiz, erken teşhisin bakanlığının da en temel politikası olduğunu vurguladı. Vaiz, kanser taramasıyla erken teşhis kampanyalarını zaten programladıklarını ve sempozyumun bu çalışmalara büyük ışık tutacağını sözlerine ekledi.
ERDÖL: “MECLİSTEKİ DOKTOR SAYISI BÜYÜK ŞANSINIZ”
TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl, gelecek süreçte kalp, damar ve kanser hastalıklarının en fazla ölümlere sebep olacak hastalıklar olacağını, ancak mücadele için yeterli adımların atılmadığını söyledi.
Her iki hastalıkla mücadele için sigaranın bırakılması gerektiğini vurgulayan Erdöl, “Ne yazık ki üzerimize düşeni yapmıyoruz” dedi. KKTC Meclisi’ndeki milletvekillerinin üçte birinin doktor olmasının büyük bir şans olduğunu, görev yaptığı TBMM’deki komisyonda bu çoğunluğu bulamadığını anlatan Erdöl, sempozyuma katılan kadınlara işaret ederek, kadınların el attığı işlerin mutlaka başarıya ulaştığını belirtti. Prof. Dr. Erdöl, ülkenin çocuklardan emanet alındığını ve emanete hıyanet edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, sigara içiminin mutlaka önlenmesini, ilime bıçak çekmemek gerektiğini anlattı. Bu konuda doktorlar ve öğretmenlerin el birliği yapmasını isteyen Erdöl, sanatçıların, sporcuların ve siyasetçilerin de sigarayı bırakmada örnek olabileceğini, bu konuda sanatçıların kötü örnek oluşturarak topluma vebali bulunduğunu söyledi.
SİGARA GÖRSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIK
Kanserle mücadelenin elbirliğiyle başarılabileceğine işaret eden TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sigarayı görsel yolla bulaşan bir hastalık diye tanımladı ve görme özürlüler arasında sigara içenlerin az olduğunu, uluslararası boyutta bulaşıcı bir hastalık olan sigaraya karşı radikal adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
PERTEV: “CMC, GIDA, SU..”
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev, sempozyuma gösterilen ilginin ve desteğin sözde kalmaması gerektiğini belirtti.
Eskiden tabu olan kanserin artık kontrol edilebilen, beraber yaşanabilen, tedavi edilebilen bir hastalık olduğuna işaret eden Pertev, kanserin önlenebileceğini de vurguladı. Beden sağlığı yanında çevre sağlığının da önemli olduğunu kaydeden Raşit Pertev, CMC’nin yarattığı çevre sorunları yanında, gıdaların, tarım ürünlerinin yeterli kontrolden geçirilip geçirilmediğini, suların yeterince analiz edilip edilmediğinin de önem taşıdığını vurguladı.
Pertev, “Bu kontrolleri yaptıktan sonra gereğini yapma adalet ve cesaretini gösteriyor muyuz? Bunlar da önemli sorulardır. Altı çizilmesi gerekli konulardır” dedi. Sigarayı on yıl önce bıraktığını belirten Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Pertev, devletin insanlarda sigarayı bırakma niyetini yaratabilme sorumluluğu olduğunu, bunun için de albenili paketlerin önlenmesi ve eğitim verilmesi gerektiğini söyledi.
Raşit Pertev, sigaranın en az eroin kadar bağımlılık yaptığını vurgulayarak, “İstediğiniz kadar nutuk atın, tıbbi destek olmadan sigarayı bıraktırmak hiç de kolay değildir. Hem sigarayı bırakma niyeti artırmak, hem de gerekli desteği vermek gerekir” diye konuştu. Pertev, Cumhurbaşkanı’nın himayelerinde gerçekleştirilen sempozyumda ekilen tohumların yeşermesi ve kanserle mücadelede başarılı olunması dileğinde de bulundu.
ŞAHALİ: “DESTEĞİMİZ SÜRECEK”
Başbakanlık Müsteşarı Doğan Şahali, ülkedeki sorunların tespitinde gösterilen başarının, çözümde gösterilemediğini söyledi.
Kanserle ilgili olumlu çabaları, ortaya konan devinimi özellikle Kanser Hastalarına Yardım Derneği’yle yaptıkları çalışmalarda birebir yaşadıklarını ifade eden Şahali, sempozyumda, yapılanların üzerine yenilerinin eklenmesi, sorunun üzerine gidilmesi anlayışını gördüğünü belirtti.
Doğan Şahali, Başbakanlık olarak bundan sonra da bugüne dek olduğu gibi kanserle mücadele çabalarına desteklerinin devam edeceğini vurgulayarak, sempozyumun, kanseri korkulan bir hastalık olmaktan çıkarma özlemini gerçekleştirecek sonuçlar üretmesi dileğinde bulundu ve bu sonuçları hayata geçirmeye destek vereceklerini bildirdi.
SARAN: “ÇOK BOYUTLU MÜCADELE”
Türkiye Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Ulvi Saran, kanserin birçok tıp branşını ilgilendiren çoklu karaktere sahip bir hastalık ve tüm ülkeleri, tüm insanlığı ilgilendiren bir sorun olduğunu vurguladı.
Kansere yol açan ya da gelişimini hızlandıran nedenlerin “bireysel özellikler, yaşama biçimi beslenme tarzı, çevresel faktörler” olduğunu, bu yüzden uzun vadeli, sosyal nitelikli, çok boyutlu mücadele stratejilerinin gerektiğini anlatan Saran, ülkeler arası bilgi alışverişinin de önemine işaret etti. Ulvi Saran, Türkiye Sağlık Bakanlığı’nın kanserle mücadelede bu bütüncül politikadan hareket edip başarılara imza attığını kaydederek, kanserle mücadelenin sadece kamu sağlık otoritelerinin zorunlu bir görevi olmaktan çıkarılarak sivil toplum örgütleri ve özel sektör dahil tüm toplumun dikkat odağı haline getirilmesinin önemini vurguladı.
TUNCER: “SİGARA İÇEN TEK TABİP KALMAMALI”
Türkiye Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, kanserle mücadelede sigara içiminin önlenmesinin önemini vurgulayarak, Tabipler Birliği’nin bu aksiyonu başlatmasını istedi.
“KKTC’de sigara içen tek tabip kalmamasını sağlamalısınız. Siyasiler dışında önce hekimler sigara içmemeli. Hekimler ve öğretmenler sigara içiyorsa o ülkede sigara ve kanser savaşı kaybedilmiştir” diyen Tuncer, KKTC’de sağlanacak başarının Türkiye’ye de örnek olacağını vurguladı.
Sempozyumun bir ilk adım olduğuna işaret eden Tuncer, bu adımın başarısının sonraki adımlara bağlı olduğuna da işaret etti; “Bundan sonraki adımları atmazsak bu tohumu çok da iyi ekmiş olmayız” dedi.
DİZDARLI: “ENSTİTÜLERE İHTİYACIMIZ VAR”
Tabipler Birliği Başkanı Dr. Bülent Dizdarlı, sinevizyon gösterisi eşliğinde yaptığı konuşmasında, tıp fakültesini bitirirken “hastalıkları tedavi etmekten önce önlem almanın daha akılcı olduğunu ve hastalık tedavilerinin kökünden kazımaya yönelik olması gerektiğini” öğrendiklerini söyledi.
CMC’nin zehirli atıklar barındırdığına işaret eden Dizdarlı, buranın kanser odağı olduğunu vurguladı. Dikmen çöplüğündeki yangınların kirlettiği havanın solunduğunu, bu durumun Yeşil Ada’ya yakışmayacak bir nitelik taşıdığını kaydeden Dizdarlı, kapalı yerlerde sigara içme yasağına uyulmadığını, siyasilerin de bu yasağa uymadığını belirtti. Dr. Bülent Dizdarlı, sigara paketlerinin üzerinde albeniyi kaybettirecek yazı ve semboller olmamasını eleştirerek, sigarayla mücadelede yasal çalışmalar ve eğitimle önlemler alınabileceğini kaydetti.
2000-2006 arasında yurt dışına sevk edilen hastalarda kalp hastalıklarının birinci, kanserin ikinci sırada yer aldığını ifade eden Dizdarlı, talasseamia ve diyabetle baş eden toplumun şimdi kanserle mücadeleyi de başarabileceğini vurguladı.
Dizdarlı, “Bizim aslında tıp ve diş hekimliği fakültesi değil, enstitülere ihtiyacımız var. Kanserle mücadelenin başarılı olması için enstitüye ihtiyaç var” diye konuştu.
KOCAİSMAİL: “13 YILDIR TOHUM ATIYORUZ”
Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail de, kanserle mücadelede 13 yıldır toprağa tohumlar attıklarını, bu sürede 8 tane hükümet değiştiğini, şu andaki arzularının kalıcı çözümler üretecek bir sempozyum sonucuna ulaşmak olduğunu söyledi.
Kocaismail, bunun için kendinde ve ekibinde gerekli enerjinin bulunduğunu ifade ederek, Türkiye ve KKTC Sağlık Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı himayelerinde attıkları tohumun artık başak olup topluma yayılması umudunu dile getirdi.
Kocaismail, “Bugün burada olanlara müjdem olsun. KKTC, kanserle mücadelede devlet politikası haline gelecek bir adımı atmıştır” diyerek sempozyuma emek verenlere teşekkür etti.
Açılış konuşmalarının ardından Kocaismail ve Prof. Dr. Murat Tuncer tarafından sempozyuma katkıda bulunanlara plaket takdim edildi.
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
KALP KRİZİ İLE BEYİN FELCİNİN NEDENLERİ VE ETKİN YAKLAŞIM |
Sağlık Bakanlığı, hem dünyada hem de ülkemizde önemli bir sağlık sorunu olan kalp-damar hastalıkları konusunda konferans düzenledi.
Konferansta, kalp ve damar hastalıklarının önemine işaret edilirken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yılda 280 civarında kalp krizi vakası görüldüğü ifade edildi.
 Sağlık alanında yeniden yapılanma çalışmalarını sürdüren Sağlık Bakanlığı, ‘Kalp krizi ile beyin felcinin nedenleri ve etkin yaklaşım’ (Aterotromboz) konulu bir konferans gerçekleştirdi.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalında Öğretim görevlisi olarak çalışan Kıbrıslıtürk Prof. Dr. Rasim Enar tarafından sunulan konferans, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Thalassaemia Merkezi konferans salonu’nda yapıldı.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Dr. Fatma Ekenoğlu, Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, Sağlık eski Bakanı Dr. Mustafa Arabacıoğlu ve Sağlık Bakanlığı üst düzey yöneticilerinin de hazır bulunduğu Konferansa, kamuda ve özel sektörde çalışan doktor, hemşire ve sağlık çalışanları ile halka büyük ilgi gösterdi.
Yılda 280 kalp krizi:
Konferansın açılış konuşmasını yapan Lefkoşa Doktor Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastahanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Gülgün Vaiz, kalp ve damar hastalıklarının dünyada birinci sırada yer aldığına dikkat çekerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ise yılda 280 civarında kişinin kalp krizi geçirdiğini belirtti.
Kalp hastalıkları konusunda halkın bilinçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Gülgün Vaiz, kişilerin beslenme alışkanlıklarına dikkat etmesi, sigara içmemesi, aşırı stresli ve hareketsiz bir yaşamdan uzak durmasının sağlık açısından gerekli olduğunu söyledi.
Dünyada, Kalp Krizi sonucu 2000 yılında 19 milyon ölüm oldu:
Açılış konuşmasının ardından konferansı veren İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Rasim Enar da kalp ve damar hastalıklarının tüm dünyada ne denli tehlikeli bir boyuta ulaştığına işaret ederek bununla ilgili istatistiki bilgiler verdi.
Bilimsel verilere göre 2 bin yılında tüm dünyada yaklaşık 19 milyonun üstünde insanın kalp nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyen Prof. Dr. Rasim Enar, büyük tehlike yaratan kalp ve damar hastalıklarının ileriki yıllarda daha da artış göstereceğini ve 2 bin 20’de 24 milyondan fazla kişinin ölümüne neden olacağının tahmin edildiğini kaydetti.
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
BAKAN VAİZ: "YENİDEN DÖNÜŞÜM KONUSUNDA KAMU-İŞ İLE BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ " |
Sağlık Bakanı Vaiz’i ziyaret eden Kamu-İş, Bakanlığın Güzelyurt bölgesindeki faaliyetleri için bir sağlık aracı bağışladı.
Vaiz: “Yeni sistemle tüm sıkıntılar aşılarak, var olan anomaliler ortadan kalkacak”
 Sağlık Bakanı Vaiz, Sağlıkta yeniden dönüşüm konusunda, Kamu-İş’le birlikte çalışmaktan mutluluk duyacağını söyledi. Sağlık sektörünün içinde bulunduğu bu zor dönemi birlikte atlatmanın önemli olduğunu kaydeden Bakan Vaiz, Kamu-İş’in basın toplantısı hakkında yaptığı eleştiride haklı olduğunu belirterek, yapılan hatanın geç fark edildiğini ve konu hakkında kendisinin de üzüntü duyduğunu söyledi.
Kamu-İş’in değindiği bir diğer konu olan sosyal sigortalı vatandaşların hastanelere katkı payı ödemeleri konusunda da haklı olduklarını işaret eden Bakan Vaiz, sorunun sağlık sisteminde geçmişte yapılan hatalardan kaynaklandığını belirtti.
Yaşanan sıkıntıların devlet ve bakanlıkların organize olamamasından kaynaklandığına da dikkat çeken Eşref Vaiz, yeni sistemle tüm bu sıkıntıların aşılarak, var olan anomalilerin ortadan kalkacağını vurguladı.
Sağlık Bakanı Vaiz, yeni sistemle devletten hizmet alan herkesin katkı koyacağı bir sağlık sigortasının uygulamaya konulacağını belirterek, “Herkesin prim vereceği sağlık sigortası, insanlara hizmet olarak dönecek” dedi.Vaiz, yeni sistem oturduktan sonra her şeyin eşit olacağını ve katkı paylarının da kalkacağını söyledi.
Bakan Vaiz, Kamu-İş’in Güzelyurt bölgesine bugün bağışladığı sağlık aracı için de teşekkür etti.
Sendikalarına bağlı sağlık çalışanlarının sıkıntı ve taleplerini dile getirmek amacıyla Sağlık Bakanı Eşref Vaiz’i ziyaret eden Ahmet Çaluda başkanlığındaki Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) heyeti, Kamu-İş’in; kamuda yetkili sendikalardan biri olduğunu ifade ederek, sağlık konusunda yapılacak yeniden yapılanmaya katkı koymak istediklerini kaydetti.
Sağlık Bakanı Vaiz’in dün yaptığı basın toplantısına çağrılmamaktan ötürü büyük üzüntü duyduklarına söyleyen Çaluda, “sağlığa giden hizmet, insana giden hizmettir” anlayışıyla bugün Sağlık Bakanı Vaiz’le, sağlık alanında yapılacak yenilikler hakkında görüş alışverişinde bulunacaklarını kaydetti.
Çaluda, sağlık alanında çalışan üyelerinin bazı sorunları olduğuna da işaret ederek, görüşmenin sonunda taleplerini içeren bir metni Vaiz’e vereceklerini söyledi.
Sosyal Sigorta primi yatıran vatandaşların, ücretsiz sağlık hizmet alması gerekirken, MR, tomografi gibi sağlık hizmetleri için para ödediklerine dikkat çeken Çaluda, bu sorunun bir an önce giderilmesi talebini Vaiz’e iletti.
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
"SAĞLIKTA BÜYÜK UZLAŞI; DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM BAŞLIYOR!" |
Sağlıkta yeniden yapılanmaya doğru...
“Sağlıkta büyük uzlaşı; değişim ve dönüşüm başlıyor”
 VAİZ: “HERKES İMZASININ SORUMLULUĞUNU TAŞIRSA SİSTEM
BAŞARIYA ULAŞIR”
REFORM PROGRAMI UYARINCA SAĞLIK ÇALIŞANLARI, DÖNER SERMAYE VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI YASALARI BİRLİKTE UYGULANACAK.
Sağlık Bakanlığı ile sağlık alanında örgütlü sendika ve birlikler, sağlık reformunun 1 Ocak 2008’den itibaren uygulamaya girmesi konusunda mutabakata vardılar. Mutabakatı protokol şeklinde yazılı metinle imzalayarak bir ilke imza atan bakanlık ve sektördeki örgütler, Sağlık Çalışanları, Döner Sermaye ve Genel Sağlık Sigortası yasalarının birlikte uygulamaya girmesiyle reform sürecinin başlamasını taahhüt altına aldılar.
Konuyla ilgili olarak bugün ilgili örgüt temsilcilerinin, bakanlık yetkililerinin ve basının da geniş katılımıyla Saray Otel’de yemekli basın toplantısı düzenleyen Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, “Herkes imzasının sorumluluğunu taşırsa sistem başarıya ulaşır” dedi.
Sağlık Bakanı Eşref Vaiz ile sağlıkta örgütlü sendikalar Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Başkanı Dr. Bülent Dizdarlı, Tıp-İş Başkanı Dr. Erol Şeherlioğlu, Kıbrıs Türk Hemşireler Birliği Sendikası Başkanı Fatma Savaşkan, Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Ahmet Kaptan, Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (Kamu-Sen) Başkanı Mehmet Özkardaş ve Sağlık İşçileri Sendikası Başkanı Kemal Oktar’ın imzasını taşıyan protokole göre, sağlıkta yeniden yapılanma için gerekli Sağlık Çalışanları Yasası, Döner Sermaye Yasası ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren uygulamaya konması için taraflar birlikte çalışacaklar.
Protokole göre taraflar bu çalışmalarında, 30 yılı aşkın süredir sağlık konusunda yapılan sağlık şurası ve master plan çalışmalarını da dikkate alarak, sağlık sistemini yeniden organize edecek ve düzenleyecek. Taraflar, sağlıkta yeniden yapılanma çalışmalarını Ağustos 2007 tarihine kadar tamamlamayı, 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren de uygulamaya koymayı hedefliyor.
YASALARDA NELER VAR
Sağlık Çalışanları Yasası’yla, tüm sağlık çalışanlarının bir yasa altına alınması, özlük haklarının ve çalışma koşullarının günün koşullarına göre yeniden düzenlenmesi; Döner Sermaye Yasası’yla da sağlık kurumlarının yerinden yönetimi prensibi doğrultusunda özerk bir yapıya kavuşturulması öngörülüyor. Genel Sağlık Sigortası Yasası ise, ülkede yaşayan ve ikamet eden herkesi kapsayacak genel sağlık sigorta sisteminin oluşturulmasını, etkin ve ulaşılabilir bir sağlık hizmeti sunarak sağlığın ihtiyaç duyduğu maddi kaynağı yaratmayı hedefliyor.
VAİZ
Basın toplantısında konuşan Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, bakanlık ile sağlıkta örgütlü bulunan sendikaların, sağlık sektöründe yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyulduğu konusunda uzlaştığını ve görüş birliğine varıldığını anlattı. Sağlıkta yeniden yapılanma konusunda sorumluluk içinde davrandıklarını ve bu protokole imza attıklarını söyleyen Vaiz, protokole imza atan herkesin imzasının sorumluluğunu hissetmesi durumunda sistemin başarıya ulaşacağına inandığını vurguladı.
Vaiz, ülkedeki tüm örgütlerin, siyasi partilerin ve siyasilerin de sağlık sektörünün düzeltilmesi gerektiği ve bugünkü sağlık düzeninin devam edemeyeceği konusunda birleştiğine de dikkat çekti.
HERKES ŞİKAYETÇİ
Bugünkü sağlık sisteminden çalışanın da, hizmet verenin de, hizmet alanın da şikayetçi olduğuna vurgu yapan Vaiz, bu şikayetleri en aza indirgemek için çalışacaklarını dile getirdi ve sistemin başarılı olması için basının da konunun takipçisi olmasını istedi.
Eşref Vaiz, taraflarla yapılan görüşmeler, mevcut yapının düzeltilmesi ve vatandaşlara daha iyi hizmet verilmesi için yapılan çalışmalar hakkında geniş bilgi verdiği konuşmasında, bakanlığın sağlık sektöründeki altyapıya verdiği öneme de değindi.
ALTYAPI ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR
Sağlık Bakanı Vaiz, bu yıl içinde bütün sağlık merkezlerinin büyük hastahanelere bağlanabilmesi amacıyla Otomasyon Sistemi’ni hayata geçirmeyi hedeflediklerini ifade ederek, hastanelerin hemşire, eczacı kalfası ve tıbbi sekreter gibi eksikliklerinin de ileriki zamanlarda giderileceğini söyledi.
Sağlık Bakanı Vaiz’in, protokolle uzlaşmaya varılan 3 ayrı yasa çalışmasıyla ilgili bilgi vermesinin ardından Tabipler Birliği Başkanı Dr. Bülent Dizdarlı da protokolü okudu.
SORULAR
Konuşmaların ardından basın mensuparının sorularını yanıtlayan Vaiz, bir gazetecinin “Döner Sermaye Yasası çalışmaları için hangi ülkenin hastanesini örnek aldınız ve işbirliğiniz olacak mı” sorusuna karşılık, KKTC koşullarına en uygun olan sistemi seçmeye çalıştıklarını belirtti. Bunun için İngiltere, Avrupa ülkeleri ile Türkiye sistemlerini araştırdıklarını anlatan Vaiz, ancak en uygun sistemin Türkiye olduğunu söyledi.
“Sistemin belirlenmesi konusunda diğer sivil toplum örgütleriyle de işbirliği yapacak mısınız” sorusuna karşılık ise Vaiz, sağlık sektöründe sağlıklı çalışan bir sistem kurmak ve yaratmak için tüm sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerle işbirliği içinde olduklarını kaydetti. Vaiz, vatandaşların sağlık için Türkiye ve Rum tarafına gitmemeleri, kendi ülkelerinde tedavi olmaları için çalışmaları ciddiyetle gerçekleştireceklerini de belirtti.
Sistemin hayata geçmesinin kendi hükümetine bağlamadığını da söyleyen Vaiz, bu sistemin hayata geçmesi için kendisinden önceki sağlık bakanlarının da çok ciddi çalışma yaptığını kaydetti.
HASTA MEMNUNİYETİ KONUSUNDA DEVLETE GÜVEN AZALDI
Sağlık sektörüne güvenmeyen bir halkın, ülkesine ve devletine de güvenmediği düşüncesiyle yola çıktıklarını söyleyen Bakan Vaiz, insani ve hasta memnuniyeti konusunda devlete güvenin azaldığı özeleştirisini yaptı.
Vaiz, bu yüzden sağlıktaki sorunların bir an önce giderilmesi gerektiğine vurgu yaparak, “Sağlıkta önce devlet demek zorundayız” dedi.
“Sağlık konusunda takvim ne kadar önemli” sorusuna karşılık da, sağlıkta takvimin yaptırım gücü olduğunu ifade eden Vaiz, ancak önemli olanın takvimin değil, sistemin başarılı bir şekilde uygulanması olduğuna dikkat çekti.
Vaiz, “takvimin 2-3 ay gecikmesinin fazla önem taşımayabileceğini, ancak sistemin kurulmasından vazgeçilmesinin istifa gerekçesi olabileceğini” de söyledi.
“Hasta Hakları” konusundaki çalışmaların sürdüğünü de belirten Vaiz, Türkiye’ye gönderilen hastaların ücretlerinin ödenmemesi konusunda basında çıkan haberlerin anımsatılması üzerine, “Keşke bu durum basına yansımadan ve hastalar mağdur olmadan halledilseydi” diye konuştu.
Ödeme yetkisinin Maliye Bakanlığı’nda olduğunu ve ödemenin geciktiğini ifade eden Vaiz, Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın bu açıdan da önemli olduğunu ekledi.
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
SAĞLIKTA YERİNDEN YÖNETİM MODELİ |
Sağlık Bakanı Vaiz ve TC Sağlık Bakanı Akdağ’dan ortak basın toplantısı...
*Vaiz: “Yerinden yönetim modelini hayata geçireceğiz”
*Akdağ: “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nın sağlık sistemini geliştirme konusundaki kararlılığın sürdürülmesiyle başarıya ulaşılacaktır”
 Sağlık Bakanı Eşref Vaiz ve Türkiye Sağlık Bakanı Recep Akdağ Girne Colony Otel’de bir basın toplantısı düzenleyerek, Bakanlıklar arasındaki işbirliği ve sağlıkta reform çalışmaları hakkında bilgiler verdi.
Sağlık Bakanı Eşref Vaiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sağlık reformuyla ilgili olarak son yıllarda yapılan çalışmalara değinerek, mevcut binaların modernizasyonu, yeni hastane inşaatı, doktor ve sağlık personelinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ile çeşitli altyapı yatırımları gibi konuları ele aldıklarını kaydetti. Ülkedeki sağlık reformunun hayata geçmesi için bu alandaki sivil toplum örgütleriyle işbirliği içinde olduklarını dile getiren Vaiz, 30-40 yıldır yapılmayan sağlık reformunun bir buçuk yıl içinde tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dışında tedavi gören vatandaşların ülkedeki sağlık sistemini sorguladığını söyleyen Vaiz, vatandaşların standardı yüksek sağlık hizmeti talep ettiğini anlattı.
Söz konusu talepleri ve standartları dikkate alarak yeni binalar yaptıklarına değinen Vaiz, “Koğuş sisteminden kurtularak, daha küçük odalara geçişi planlıyoruz. Hasta memnuniyeti ve vatandaşların sağlık servislerine
güvenini sağlayarak devlete olan güvenlerini de tesis etmeye çalışıyoruz” dedi.
Çağdaş standartlarda ve niteliklerde sağlık hizmeti sunumunu hayata geçirmek için yapılacak çalışmaların sonucunu önümüzdeki günlerde sivil toplum örgütleriyle paylaşacaklarını ifade eden Vaiz, sivil toplum örgütleri ile birlikte karar vereceklerini ve ortaya çıkacak modelin “sağlık servislerinin yerinden yönetimine” yönelik bir model olacağını söyledi.
“Yerinden yönetim modeliyle” sağlıktaki yönetimin, sağlıkta hizmet veren hekimlere ve hemşirelere devredileceğini, Bakanlığın organizatör bir pozisyon üstleneceğini vurgulayan Eşref Vaiz, bu sistemi hayata geçirmede kararlı ve samimi olduklarını belirtti. Vaiz, Bakanlığın sağlıkta reform konusunda başlattığı girişimlerin önümüzdeki günlerde icraata döneceğine dikkat çekerek, tecrübelerini aktaran Türkiye Sağlık Bakanı Profesör Doktor Recep Akdağ’a da teşekkür etti.
Türkiye Sağlık Bakanı Profesör Doktor Recep Akdağ ise Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin Kıbrıs’ta siyasi eşitlik, iki kesimlilik, eşit statü, iki kurucu devletten oluşan bir yapı ve kapsamlı bir çözüm temelinde oluşacak bir barıştan yana olduğunu söyledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti sağlık bakanlıkları arasında yapılan çalışmalara da değinen Akdağ, iki ülke sağlık Bakanlıkları arasında 1999-2003 yıllarında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde, gerçekleşen işbirliği ve ortak projelerin, başarıyla sürdüğünü dile getirdi. Sağlık sektöründeki meslek birlikleriyle Sağlık Bakanlığı’nın birlikte uyum içinde çalışmasının memnun edici olduğunu belirten Akdağ, tıptaki gelişmelere paralel olarak, dünyada sağlık sektöründeki yeniden yapılanma sürecinin önemine işaret etti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki sağlık sistemini geliştirmek için Türkiye’den uzmanların gelerek ülkede çalışmalar yaptığını anımsatan Bakan Akdağ, bu konudaki kararlılığın sürdürülmesiyle başarıya ulaşılacağını söyledi. Türkiye’de sağlık konusunda yaşanan yapısal dönüşüm süreciyle ilgili bilgi de veren Akdağ, Kuzey Kıbrıs’ta benzer bir değişim yaşanması için zamana ihtiyaç olduğunu da belirtti. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Profesör Doktor Recep Akdağ temaslarını tamamlamasının ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden ayrıldı.
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
|
SAĞLIK REFORMUNDA TÜRKİYE İLE İŞBİRLİĞİ... |
| |