..............::::::::::::: ŞUBAT' 2009 :::::::::::::..............

 

 

 

 

 

 

 

 

 


A N A S A Y F A


ilkyardım | temel rahatsızlık ve hastalıklar | bakanlık | hastaneler ve sağlık merkezleri | sağlıkta istatistikler
doktorlar | eczaneler | tıp terimleri sözlüğü | e-mail | webmaster | anasayfa


 




 


domain name


  kişi sitemizi
 ziyaret etmiştir

 

  Toprakta arsenik ve kanser analizleri
                                                                                                                    25 Şubat 2009, Çarşamba
Sıdıka Kayımbaşıoğlu
 

Sağlık Bakanlığı’na bağlı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi tarafından, geçtiğimiz günlerde Kanser Araştırma Vakfı’nca yapılan toprakta arsenik ve kanser konularına açıklık getirildi:
     

  

Değerler normal...
     

Sağlık Bakanlığı’na bağlı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi tarafından, geçtiğimiz günlerde Kanser Araştırma Vakfı’nca (KAV) yapılan toprakta arsenik ve kanser konularına açıklık getirildi
     

Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Sıdıka Kayımbaşıoğlu, ada genelinde rutin olarak gıda ve su analizlerine devam edildiğini söyledi.

Kayımbaşıoğlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün su analizlerinde normal olaral kabul ettiği arsenik değerinin 10 ppm olduğuna dikkat çekti ve adaya içme ile kullanma suyu veren en büyük su aküferinin bulunduğu Güzelyurt bölgesinde yapılan incelemelerde değerlerin normal olduğunu belirtti.

Kayımbaşıoğlu’nun verdiği bilgiye göre, Yeşilyurt, Gaziveren, Güneşköy, Aydınköy, Bostancı, Yeşilırmak, Bademliköy, Bağlıköy, Yedidalga, Lefke, Cengizköy, Çamlıköy, Zümrütköy, Akçay, Gemikonağı bölgelerinde alınan su numunelerine yapılan analizlerde olumsuz bir değere rastlanmadı. Toprakda bulunması gereken nornmal arsenik değerinin ise 10 ile 40 ppm arasında olduğunu ifade eden Kayımbaşıoğlu, 2005-2006 yılında, KAV tarafından Güney Kıbrıs’ta yaptırılan toprak analizlerinde bu değerin 11 ile 14 ppm olarak saptandığını kaydetti. Kayımbaşıoğlu, “Rakamlardan da görüleceği gibi, topraktaki arsenik oranı düşük olmakla baraber, KAV Başkanı Sayın Camgöz’ün açıklamaları ya yanlış olmuştur ya da yanlış aktarılmıştır”dedi.

Kayımbaşıoğlu, Kanser Kayıt Birimi’nin verilerine göre, KKTC’ de kanser dağılımına bakıldığı zaman, geçen yıl 110 yeni vakanın tespit edildiğini söyledi. Bunların 54’ünün erkek ve 56’sının da kadın olduğunu vurgulayan Kayımbaşıoğlu, haberde bahsedildiği gibi kanser vakalarının en çok Güzelyurt bölgesinde değil, Mağusa ve Lefkoşa bölgelerinde görüldüğünü bildirdi. Kayımbaşıoğlu, bu vakaların 25’inin Lefkoşa, 25’inin Gazimağusa, 17’sinin Girne, 7’sinin Güzelyurt ve 7’sinin de İskele’de bulunduğunu kaydetti. Kayımbaşıoğlu, dünyada her 100 bin kişiden 150 kişinin kanser olduğunu, bu verilere göre ülkemizdeki oranın korkutucu olmadığının da altını çizdi.

 
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
 

  Dalgıçlara vurgun eğitimi
                                                                                                                    25 Şubat 2009, Çarşamba
Basınç odası
 

Ülkemizdeki dalgıç okullarında eğitim gören kursiyerler, Lefkoşa Doktor Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde bulunan Basınç Odası’nda vurguna karşı eğitildiler
     

  

Azot narkozu dalgıçların vurgun yemesine neden olan en önemli etken
     

Dr. Tarık İzbul: “Basınç odası sadece bazı hastalıkların tedavisinde değil, dalgıçların eğitimlerinde de önemli bir işlev görmektedir”
     

Sağlık Bakanlığı Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Basınç Odası’nda, ülkemizdeki 8 dalgıçlık okulu kursiyerlerine yönelik vurgun eğitimi çalışması gerçekleştirildi. Eğitim çalışmasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı ve Dalgıç Doktoru Tarık İzbul, 2005 yılında ülkemize kazandırılan Basınç Odası’nın bazı hastalılların tedavisinin yanı sıra dalgıçların eğitiminde de önemli bir unsur olduğunu söyledi.

Azot narkozu dalgıçların vurgun yemesine neden olan en önemli etkendir...
Dalgıçların vurgun yemesine en önemli atkenin azot narkozu olduğunu anlatan Dr. İzbul, Basınç Odası’nda yapılan vurgun eğitimde, dalgıçları 50 metreye kadar daldırdıklarını ve dalgıçların burada azot narkozunun etkilerini yaşamaları sağlandığını kaydetti. Dr. İzbul, eğitim çalışmasının temel amacının, dalgıçların vurgun tehlikesini erken farkedip önlem almalarının sağlanmasına yönelik olduğuna da işaret etti. İzbul dalgıçlara, vurgun yemeleri durumunda, hızlı bir şekilde yükselerek başlama çizgisine dönmelerini, mutlaka dalış planı hazırlayarak buna uygmalarını ve hava basıncını kontrol etmelerini de söyledi.

Basınç odası sadece tedavi amaçlı değil eğitim amaçlı olarakda
hizmet veriyor...

Dr. İzbul, Basınç Odası’nın, akut gaz ve hava embolizmi, karbon monoksit ve akut duman inhalasyonları, gazlı gangren, travmatik iskemiler, dekompresyon hastalığı, yara iyleşmelerinin geciktiği diyabetlik ayaklarda ve temel yanıklar ile birçok hastalığın tedavisinde önemli bir cihaz olduğunu da kaydetti. İzbul, “basınç odası sadece bazı hastalıkların tedavisinde değil, dalgıçların eğitimlerinde de önemli bir işlev görmektedir” dedi. İzbul, basınç odasında dalgıçlara son derece güvenli bir eğitim verdiklerini de vurguladı. İzbul, “ dalgıçlarımız burada aldıkları eğitimle, dalış esnasında karşılaşacakları olası bir vurgun ve benzerei tehlikeden nasıl kurtulacaklarına dair eğitim alıyorlar” dedi.

Kan tahlilleri ve akciğer solunum kapasitesi ölçümü...
Eğitim kapsamında dalgıçlara, kurs yanında, kan tahlilleri ve akciğer solunum fonksiyonu kapasitesi ölçüm hizmetleri de verildi.

Basınç Odası’nda yüzde yüz oksijen soluma olanağı...
Basınç Odasıyla ilgili teknik açıklamalarda da bulunan İzbul, “Basınç Odası çelikten yapılmış içerisine hava verilerek basınçlanabilen ve odada tedavi için bulunan kişilere yüzde yüz oksijen soluma olanağı sağlayan kabinlerdir. Bu kabinler içerisinde, 1 atmosfer basıncından yüksek (genelde 2-3 atm) bir basınçta hastaların maske, başlık veya ortamdan yüzde yüz saf almaları ‘Oksijen Tedavisi’ olarak adlandırılmaktadır” dedi.

Basınç odası su altı turizmi için de önemli...
Basınç Odası, KKTC ekonomisinin lokomotif sektörü olan turizm sektörü ve buna bağlı olarak ‘hobi turizmi’ kapsamında yer alan sualtı turizmi için de önemli bir ihtiyacı gidermektedir. 2005 yılında hizmete giren Basınç Odası sayesinde, vurgun şüphesi taşıyan kişiler, Rum Kesimin’deki merkeze gönderilmiyorlar.

Su altı sporlarına ilgi arttı...
Dr. Tarık izbul, Basınç Odası’nın hizmete girmesinden sonra, KKTC’deki su altı turizmine ilgini artığını gözlemlediklerini de ifade etti.

Vurgun nasıl meydana gelir?
Vurgun olayının nasıl meydana geldiğiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Dr.Tarık İzbul, insan vücudunun solunum ve dolaşım sisteminin, deniz seviyesinde l atmosfer olduğunu ve hava basıncına ayarlı olduğunu ancak suyun içinde, derine gittikçe, her 10 metrede basıncın l atmosfer daha arttığını ifade ederek, hiçbir gereç kullanmadan, 30 metre derinliğe inildiğindeyse akciğerin kapasitesinin dörtte bire düştüğünü söyledi. Böylelikle kan basıncının arttığını ve vücut ısısının düştüğünü belirten Dr.Tarık İzbul, kalbin atışının hızlandığını ve bilinç bulanıklığının başladığını, tüple dalışta da derinde dış basıncın yüksek olmasından dolayı tüpten solunan havanın içindeki oksijenin ve azot gibi gazların, dokulara daha küçülmüş bir hacimle dağıldığını ve vurgunun meydana geldiğini anlattı.

 
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
 

  Lefkoşa Acil Servise cihaz bağışı
                                                                                                                              24 Şubat 2009, Salı
Sarayönü Rotary Kulübü
 

Sarayönü Rotary Kulübü, etkinliklerinden elde ettiği gelirlerle Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine cihaz bağışında bulundu:
     

  

5200 TL’lik bağış...
     

Sarayönü Rotary Kulübü, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde kullanılmak üzere 1 adet hidrolik sedye, 1 adet pansuman arabası, 1 adet ilaç arabası ve 1 adet de duvara monte edilen tansiyon aleti bağışladı.
     

Acil Serviste kullanılacak olan cihazların bağış töreninide, Sarayönü Rotary Kulübü yöneticilerinin yanı sıra, Hastane Başhekimi Dr. Rifat Siber, Acil Tıp Uzmanı Dr. Şadiye Emircan, Dahiliye Uzmanı Dr. Şilem Özdenekçi ile Başhemşire Konce Dedeağa da hazır bulundu.

5200 TL’lik bağış...
Başhekim Dr. Rifat Siber, bağış töreninde kısa bir konuşma yaptı. Siber konuşmasında, “yaklaşık bir yıl önce Sarayönü Rotary Kulübü’nden hastaneye bağış yapılması yönünde bir teklif geldi. Bizler de acil serviste kullanılmak üzere bazı cihazların alınmasını istedik. Kulüp de, geçen yıl yaptığı etkinliklerde topladıkları paralarla hastanemizin acil servisinde kullanılmak üzere üzere 1 adet hidrolik sedye, 1 adet pansuman arabası, 1 adet ilaç arabası ve 1 adet de duvara monte edilen tansiyon aleti aldılar” dedi. Sarayönü Rotary Kulübüne duyarlılığınan dolayı teşekkür eden Dr. Siber, “hastanenin sürekli ihtiyaçları olmaktadır. Bu ihtiyaçlarımızı Sağlık Bakanlığı’nın yanı sıra sivil toplum örgütlerinden gelen bağışlarla karşılanmaktadır. Sivil kuruluşlarımızın hastanelerimize yaptığı bağışların örnek olduğunu düşünmekteyim. Hastanemizin bundan sonra da sivil kuruluşlarla işbirliği devam edecektir” dedi.

Rotary kulübünün ana misyonu topluma hizmettir...
Başhekim Dr. Siber’den sonra, konuşma yapan Sarayönü Rotary Kulübün önceki dönem başkanı Yenel Musannaf, Rotary Kulüpleri’nin dünya çapında bir kulüp olduğunu belirterek, “ana misyonumuz topluma hizmettir” dedi. Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin Acil Servisine katkı sağlamaktan dolayı gururluyuz diye sözlerini sürdüren Musannaf, Sarayönü Rotary Kulübü’nün hastaneye yardımlarının önümüzdeki dönemlerde de devam edeceğini belirtti.

 
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
 

  SAĞLIKTA OTOMASYON DÖNEMİ
                                                                                                                    19 Şubat 2009, Perşembe
Sağlıkta Otomasyon Dönemi

Sağlıkta Otomasyon Dönemi
 

Protokol imzalandı:
     

  

5 hastane, 17 sağlık merkezi ve bakanlık on-line birbirine bağlanacak
     

Vaiz: “Sağlık planlamasında önemli rol oynayacak”

Uzun: “Projeyle sağlık kurumları çağ atlayacak” 7 ay içinde uygulanmaya başlanacak 1.6 milyon dolarlık sistemle 5 hastane, 17 sağlık merkezi ve bakanlık on-line birbirine bağlanacak. verimliliği artıracak sistemle tasarruf da öngörülüyor

     

Sağlık Bakanlığı’na bağlı 5 hastane, 17 sağlık merkezi ve bakanlık örgütünü online birbirine bağlayacak, sağlık hizmetlerinde verimlilik ve tasarrufu artıracak otomasyon sisteminin 7 ay içinde uygulamaya gireceği açıklandı.

Toplam maliyeti 1.6 milyon dolar olan proje büyük ölçüde Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse ediliyor. Doktorların ve diğer sağlık çalışanlarının elektronik ortamda hastalar ve sağlık sistemiyle ilgili bilgilere anında ulaşabileceği sistem, e-devlet projesinin de bir bacağını oluşturuyor.

“Sağlık Bilgi Yönetimi Sistemleri Yazılım Geliştirme, Uyarlama, Donanım, Altyapı ve Kurulum Hizmetleri (Otomasyon) Projesi”yle ilgili protokol, bugün öğleden sonra Saray Otel’de düzenlenen toplantıda imzalandı ve basına tanıtıldı. Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, Maliye Bakanı Ahmet Uzun, her iki bakanlığın yetkilileri ile sistemi kuracak Analiz System (Özgü), Comtech Ticaret ve Kıbrıs Sentez Bilgisayar’dan oluşan konsorsiyumun temsilcilerinin katıldığı toplantıda, iki bakan onur şahitleri olarak protokole imza koydu.

HANGİ HASTANELER VE SAĞLIK MERKEZLERİ
Proje dahilindeki hastane ve kurumlar şunlar olacak:
Sağlık Bakanlığı Merkez Örgütü, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi, Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi, Devlet Laboratuarı (Daire Binası), İlaç ve Eczacılık Dairesi, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi, Girne Dr. Akçiçek Devlet Hastanesi, Lefke Cengiz Topel Devlet Hastanesi, Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Gazimağusa Devlet Hastanesi, Lefkoşa Kentsel Sağlık Merkezleri, Bülent Ecevit Rehabilitasyon Merkezi ile Akdoğan, Güzelyurt, Maraş, Mehmetçik, İskele, Serdarlı, Yeni Erenköy, Geçitkale, Dipkarpaz, İnönü, Değirmenlik, Esentepe, Lapta, Tatlısu, Lefke ve Akıncılar sağlık merkezleri.

VAİZ: “KENDİ ALANINDA EN BÜYÜK İHALE”
Toplantıda konuşan Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, projeyle 5 hastane, 17 sağlık merkezi ve bakanlık örgütüyle 4 dairenin birbirine bağlanacağını, bunun sağlık planlamasında önemli rol oynayacağını söyledi. Vaiz, ihalenin KKTC’de bugüne kadar kendi alanında çıkılan en büyük ihale olduğunu kaydederek, hastaneler ve kurumların birbirine bağlanarak tüm hizmetlerini kesintisiz ve sürekli elektronik olarak sağlayacağını anlattı. Sistemle bir hastanedeki hizmetlere anında başka hastanelerde de ulaşılabileceğini kaydeden Vaiz, “Doktorlar, hastaların tüm bilgilerine ulaşacak ve ayrıca bilgi edinme ve kişisel verilerin korunmasıyla ilgili yasalar tahtında vatandaşlar e-devlet ve e-sağlık portalından online sağlık bilgilerine ulaşabilecek” dedi.

Eşref Vaiz, online randevu alabilecek hastaların birçok sağlık hizmeti konusunda bilgi edinebileceğini ifade ederek, yeni dönemde hayata geçirilecek performans sistemiyle ilgili çalışmaların da buradan takip edilebileceğini bildirdi. Vaiz, projenin uygulanmasıyla denetimsizliğin de ortadan kalkacağını, hastanelerdeki hasta ve hekimlerle ilgili dökümlerin özel haklar hariç yöneticilerce görülebileceğini, sistemin haberleşme altyapısının Kamu-Net’e bağlı olacağını ve tüm sağlık kurumlarıyla hastanelerin güvenli şekilde haberleşebileceğini kaydetti. Vaiz, tüm hastanelerde yapılan tedavilerin ilgili kurumlarca görülebileceğini, reçete sistemiyle tüm ilaç yönetiminin elektronik ortamda yapılabileceğini ve izlenebileceğini, personelle ilgili her türlü idari işlemin elektronik ortamda yapılabileceğini söyledi.

Mali işlerin ilgili kişiler tarafından online olarak denetlenebileceğini, sağlık kuruluna bağlı yurtdışı tedavi işlemlerinin takip edilebileceğini ifade eden Sağlık Bakanı Vaiz, “Projenin tamamlanması ve devreye alınması ile Sağlık Bakanlığı ve bağlı daireleri e-devlet çatısı altında bir bütün olarak entegre edilmeye hazır olacaktır. Kurulacak olan sistem ayriyeten ileriye dönük geliştirmelere de açık olacaktır” diye konuştu. Vaiz, çok önemli bir teknolojik altyapı hazırlanacağını ve ülkeye verimliliğin kazandırılacağını belirterek, projeye desteklerinden dolayı hükümete ve Türkiye Büyükelçiliği’ne teşekkür etti.

UZUN: “YATIRIMLARA AĞIRLIK VERDİK... ÇAĞ ATLADIK”
Maliye Bakanı Ahmet Uzun da, 1 Ocak 2004’te işbaşına gelen CTP’li koalisyon hükümetinin yatırımlara ağırlık verdiğini, sağlığın da daha ayırt edici nitelik taşıdığını belirterek, daha önce büyük sıkıntılar yaşanan ambulanslarda 14 yeni tam teşekküllü ambulans alınmasıyla sorunların çözümlendiğini, yeni hastane ve hizmet binalarının açıldığını söyledi. Uzun, sağlık hizmetlerinin daha iyi verilmesi için 600 doktor, hemşire ve diğer sağlık görevlisinin alındığını ve sağlık hizmetlerinde atılım yapıldığını kaydederek, “30 yılda gelinen noktayı 5 yılda ikiye katladık” dedi.

5 yıl önce “acaba doktor hastaneye yetişecek, hastayı kurtaracak mı” diye endişe duyulurken bugün online hizmetten söz eder hale gelindiğini ifade eden Uzun, kurulacak sistemle verimliliğin katlanacağını, sağlık malzemelerinde de tasarruf sağlanacağını belirtti. Maliye Bakanı Uzun, sistem için harcanacak paranın yerinde olduğunu çünkü tasarruf sağlanacağını ifade ederek, 1.6 milyon dolara mal olacak projenin Merkezi İhale Komisyonu’nun açtığı ihaleyle bir konsorsiyuma verildiğini; maliyetin dörtte birinin yerel kaynaklarla, geri kalan büyük bölümünün de Türkiye’nin katkısıyla karşılanacağını açıkladı. Projenin uygulanmasıyla sağlık servislerinin çağ atlama noktasına geleceğini, hizmet alanların bunu günlük yaşamlarında hissedeceğini dile getiren Uzun, vatandaşlara dağıtılmaya başlanan e-devlet kartlarıyla evlerindeki bilgisayardan kendileriyle ilgili bilgilere ulaşabildiklerini kaydetti. Uzun, “Çağ atladığımızı lütfen fark edin” diye ekledi.

TÜRKİYE’DEN 2 FİRMAYLA İŞBİRLİĞİ
Toplantıda daha sonra ihaleyi kazanan konsorsiyum adına Comtech Ticaret Ltd. temsilcisi Hilmi Kansu bilgi verdi. Kansu, bir sinerji oluşturarak daha verimli olacaklarını düşündükleri için üç şirketin katılımıyla konsorsiyum kurduklarını, yazılım konusunda Türkiye’den Çözüm Bilgisayar, donanım konusunda da Telemobil firmasıyla işbirliğine gittiklerini anlattı. Kansu, böylesi bir projenin altyapı sorunları nedeniyle KKTC’de daha önce uygulanamadığını, ancak son yıllarda kurulan sistemlerle gerekli data otoyollarının oluşturulduğunu ve projenin uygulanması için gerekli altyapıya kavuşulduğunu söyledi.

SÖZGEN: “TÜRKİYE’DE HALEN 100 HASTANEDE UYGULANAN YAZILIM”
Konsorsiyumu oluşturan firmalardan Sentez Bilgisayar Ltd. temsilcisi Şeren Sözgen de sunum yaparak kurulacak “Sağlık Bilgi Yönetimi Sistemleri Yazılım Geliştirme, Uyarlama, Donanım, Altyapı ve Kurulum Hizmetleri (Otomasyon) Projesi”ni tanıttı.

Sözgen, halihazırda Türkiye’de 100’ün üzerinde hastanede kullanılan yazılımdan faydalandıklarını; projeyle hem çalışanların performansının artacağını hem de verimliliğin artacağını söyledi. Projenin tamamının 7 ay içinde uygulamaya gireceğini ancak birkaç ay içinde bazı unsurlarının uygulanabilecek hale geleceğini açıklayan Sözgen, altyapıdan kaynaklanabilecek sorunlara karşı gerekli önlemlerin alındığını kaydetti. Sözgen, sistemin doktorlar veya tıbbi sekreterlerce kullanılabileceğini belirtti.

 
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
 

  Fakılı: "Kalp ve beyin cerrahisinde yaşananlar sevindirici"
                                                                                                                    18 Şubat 2009, Çarşamba
Eşref Vaiz ve Şakir Fakılı
 

Sağlık Bakanı Eşref Vaiz’i ziyaret eden Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Şakir Fakılı:

   “Kalp ve beyin cerrahisinde yaşananlar sevindirici”

Fakılı: “Sağlık alanında KKTC’de yapılan icraatları ilgiyle takip ediyoruz”

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Şakir Fakılı, Sağlık Bakanı Eşref Vaiz’i makamında ziyaret etti. Ziyarette, görev için yeniden KKTC’de bulunmaktan dolayı çok memnun olduğunu ifade eden Büyükelçi Fakılı, sağlık alanında KKTC’de yapılan icraatları ilgiyle takip ettiğini söyledi.

Kalp ve beyin cerrahisinde yaşananlar sevindirici
Daha önce de Kıbrıs’ta görev yaptığını fakat, bu sefer KKTC’yi çok daha ileri noktada bulduğunu kaydeden Fakılı, “TC Lefkoşa Büyükelçiliği ve TC yardım heyetinin sağlık sektörüne ilgisi devam edecektir. KKTC’de yapılan “kalp” ve “beyin” ameliyatlarından dolayı çok mutluyum. Daha önce de Kıbrıs’ta bulunmuştum ve bu konularda yaşanan eksiklikleri yakından biliyordum. Kalp ve beyin cerrahisi konularında başarı sağlanmış olması memnunluk vericidir” dedi.

Sağlık Bakanı Eşref Vaiz ise, Büyükelçi Fakılı’nın Lefkoşa Büyükelçiliğine atanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek yeni görevinde başarılar diledi. Vaiz, “bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da TC Lefkoşa Büyükelçiliğiyle dayanışma ve işbirliğimiz devam edecektir” dedi.

 
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
 

  112 Hızır Servis ayrı binaya kavuştu
                                                                                                                                17 Şubat 2009, Salı
Thalasemia Merkezi
 

İnsan yaşamında hayati önem taşıyan Lefkoşa Devlet Hastanesi bünyesindeki 112 Hızır Servis, özel sektörün de katkılarıyla hastane içinde ayrı binaya kavuştu:

   112 Hızır Servis ayrı binada...

Yıllardan beri Acil Servis bünyesinde hizmet veren Hızır Servis, hastane girişindeki yeni binayla merkezi kontrol ve daha da hızlı hizmet olanağına kavuştu

Binanın hizmete girmesi dolayısıyla Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, bakanlık yetkilileri, Başhekim Rifat Siber ve yardımcıları ile binanın finansmanını sağlayan Card Plus Genel Müdürü Mine Tokay’ın katılımıyla bir tören düzenlendi.

Törende konuşan Başhekim Rifat Siber, hastaların hastaneye en sağlıklı ve hızlı bir şekilde ulaştırılmasını sağlayan Hızır Servis’in önemine vurgu yaptı. Siber, yeni binayla 112 Hızır Servis’in halka daha da iyi hizmet vermesini hedeflediklerini belirtti. Başhekim Yardımcısı Ramadan Kamiloğlu da, ambulansların hastaya ulaşım süresinin alınan önlemlerle 17-18 dakikadan 9 dakikaya düşürüldüğünü söyledi.

Sağlık Bakanı Eşref Vaiz de, 6 bankanın oluşturduğu Card Plus’a katkılarından dolayı teşekkür etti, bankalar ve devletin işbirliği çerçevesinde önemli atılımlar yapıldığını kaydetti. Vaiz, binanın açılmasıyla tüm ambulansların merkezden kontrol edileceğini de vurguladı. Card Plus Genel Müdürü Mine Tokay da bina yapımı için 100 bin TL’lik katkı koymaktan mutluluk duyduğunu kaydetti.

 
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
 

  Vaiz, Thalasemia Merkezi’ni ziyaret etti
                                                                                                                      16 Şubat 2009, Pazartesi
Thalasemia Merkezi
 

Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, bugün Lefkoşa Devlet Hastanesi’ndeki Thalassemia Merkezi’ni ziyaret ederek, Thalassemia Derneği yetkilileri ile görüştü

   Vaiz, Thalasemia Merkezi'ni ziyaret etti

Bakan Vaiz’e ziyareti sırasında CTP-BG Lefkoşa İlçesi milletvekili adayları Ali Volkan, Özdemir Gül ve Erdoğan Sorakın, Yataklı Tedavi Hizmetleri Dairesi Müdürü Tacan Öncül, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Sıdıka Kayımbaşıoğlu, Lefkoşa Devlet Hastanesi Başhekimi Rifat Siber ve Başhekim Baş Yardımcısı Ramadan Kamiloğlu eşlik etti”

Vaiz, kan bankasında yaşananan sıkıntıyla ilgili bilgi aldıktan sonra yaptığı konuşmada, thalasemia hastalarına yardımcı olabilmek için toplumun duyarlılığının arttırılmasının önemine işaret etti. Her sağlıklı insanın yılda iki kez kan vermesi ve bunun rutine bağlanması için çalışma yapılması gerektiğini belirten Vaiz, kan bağışlamanın bir sosyal sorumluluk olduğunu da kaydetti. Vaiz, vatandaşların kan bağışlama konusunda duyarlı olmasını istedi.

Vaiz, ülkemizde kana yoğun bir gereksinim olduğunu ifade ederek, yurttaşların kan bağışı konusunda daha fazla duyarlılık göstermelerini istedi. Kan bağışını uzmanların da sağlık açısından tavsiye ettiği bir olay olduğunun altını çizen Vaiz, sağlıklı tüm vatandaşları kan bağışında bulunmaya çağırdı. Thalasemia Derneği Başkanı Şöhret Özsayar da, gönüllü kan bağışçıları oluşturularak ülkedeki kan probleminin çözülmesini istediklerini kaydetti.

 
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
 

  Şişe suları mikrobiyolojik açıdan temiz
                                                                                                                            13 Şubat 2009, Cuma
Asaf Şenol
 

Şişe suyu analizleri:

   Mikrobiyolojik açıdan temiz...

Şenol: “Ülkemizde 40’dan fazla firma tarafından şişe suyu üretimi yapılmaktadır. Bakanlığımız tesadüfi (random) örnekleme metodu ile 1 Ocak 2009 ile 11 Şubat 2009 tarihleri arasında 13 su üretim tesisinde analiz gerçekleştirdi. Üretim aşamasında örnek alınan ve analizleri gerçekleştirilen Taşpınar Su, Aroma Su, Trodos Su, Evsu, Vata Su, İcy Su, Şölen Su, Doğalöz Su, Tek Su, Mey Su, Cemer Su, Iceberg Blue Su ve Pakcan Su’da mikrobiyolojik açıdan hiçbir sakınca görülmemektedir”

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Asaf Şenol, 1 Ocak 2009 ile 11 Şubat 2009 tarihleri arasında üretim aşamasında 13 firmadan örnek alınarak yapılan şişe suların rutin mikrobiyolojik analiz sonuçlarını açıkladı. Sağlık Bakanlığı, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nin rutin denetimleri kapsamında şise suyu analizlerinin sürdürdüğünü belirten Şenol, ülkemizde 40’dan fazla firmada şişe suyu üretimi yapıldığını ve Sağlık Bakanlığının rutin olarak tesadüfi (random) örnekleme metodu ile analiz çalışmaşllarına devam ettiğini söyledi.

KKTC’de içme suyu üretimi yapan 40’dan fazla firma içerisinden, 1 Ocak 2009 ile 11 Şubat 2009 tarihlerini kapsayan periyotta 13 su tesisinde analiz gerçekleştirildiğini kaydeden Şenol, üretim aşamasında örnek alınan ve analizleri gerçekleştirilen Taşpınar Su, Aroma Su, Trodos Su, Evsu, Vata Su, İcy Su, Şölen Su, Doğalöz Su, Tek Su, Mey Su, Cemer Su, Iceberg Blue Su ve Pakcan Su’da mikrobiyolojik açıdan hiçbir sakınca görülmemektedir” dedi. Şenol, “Bakanlığımıza bağlı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi 250 cc, 0.5 litre, 1.5 Litre, 5 litre ve 19 litrelik şişe sularının rutin mikrobiyolojik analizlerini Devlet Laboratuvarında gerçekleştirmektedir. Bakanlığımız bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da rutine koyduğu denetimlerini devam ettirecektir” dedi.

 
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
 

  Taşkent Sağlık Ocağı yenilendi
                                                                                                                            13 Şubat 2009, Cuma
Taşkent Sağlık Ocağı
 

Taşkent Köyü’ndeki sağlık ocağı yenilendi

   Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, Sağlık Bakanlığı ve Dikmen Belediyesi işbirliğinde yapılan tadilatla yenilenen sağlık ocağını ziyaret ederek incelemelerde bulundu

Dikmen Belediye Başkanı Yüksel Çelebi’nin eşlik ettiği Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, yaptığı açıklamada, Dikmen Belediyesi ile ortak çalışma sonucunda sağlık ocağının elden geçirilerek yenilendiğini söyledi”

Sağlık merkezi ve sağlık ocaklarına yönelik başlattıkları kampanyanın devam ettiğini ifade eden Bakan Vaiz, “Amaç, hizmeti halkın ayağına getirmek” dedi. Bakan Vaiz, sırada yine Dikmen Belediyesi ile ortak bir çalışma olan yaşlılara evlerinde bakım hizmeti sunma projesinin bulunduğunu kaydetti.

Yüksel Çelebi
Dikmen Belediye Başkanı Yüksel Çelebi de, sağlık ocağı ile ilgili çalışmanın devlet-belediye işbirliğine güzel bir örnek olduğunu ifade ederek, belediyeolarak çağdaş bir anlayışla vatandaşa hizmet sunmayı görev edindiklerini kaydetti. Çelebi, sağlık alanındaki çalışmalarının devam edeceğini sözlerine ekledi. Taşkent Sağlık Ocağı, Dikmen Belediyesi’ne bağlı 5’inci sağlık ocağı oldu.

 
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
 

  Dünya standartlarında diyaliz merkezi
                                                                                                                      12 Şubat 2009, Perşembe
Diyaliz Merkezi
 

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne;

   Dünya standartlarında diyaliz merkezi

Dr. Düriye Deren Oygar: “Ülkeye Avrupa standartlarına uygun, bilimsel bilgiler ışığında yapılmış bir hemodiyaliz ünitesi kazandırıldı”

Vaiz: “Diyaliz hastalarına çok modern, dünya standartlarında yeni bir diyaliz servisi kazandırdık”

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’ndeki Diyaliz Merkezi dün açıldı.

Merkezin açılışı, Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, KKTC’nin tek Nefroloji uzmanı Düriye Deren Oygar ve eski Sağlık Müsteşarı Dr. Turan Korun tarafından yapıldı. Açılışa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Rıfat Siber, hastane ve Sağlık Bakanlığı yetkilileri, doktorlar, hemşireler ve hastalar katıldı.

Açılışta konuşan Nefroloji Uzmanı Dr. Düriye Deren Oygar, ülkeye Avrupa standartlarına uygun, bilimsel bilgiler ışığında yapılmış bir hemodiyaliz ünitesi kazandırdıklarını belirterek, bundan duyduğu mutluluğu dile getirdi. 80 kişi tedavi görüyor. Lefkoşa’da 80’e yakın hemodiyaliz hastasının tedavi gördüğünü anlatan Oygar, KKTC’de diyalize girmeyen çok fazla böbrek hastası bulunduğunu, bundan sonraki amaçlarının bunlarla ilgili çalışmalar yapmak olduğunu kaydetti. Dr. Oygar, bundan sonraki çalışmaları arasında hastalara kadavradan nakil şansı tanımak, diyalize girmeyen ve sayısını bilmedikleri böbrek hastalarını ortaya çıkararak onlara daha organize sağlık takip imkanı tanımak bulunduğunu söyledi.

Sağlık Bakanı Eşref Vaiz de, Oygar’ın KKTC’deki tek nefrolog olduğuna işaret ederek, hastanede çalışmaya başladığı günden bu yana Oygar’ın servisin geliştirilmesi için çalışmalar yaptığını kaydetti. Diyaliz hastalarına çok modern, dünya standartlarında yeni bir diyaliz servisi kazandırdıklarına işaret eden Vaiz, yeni servisin hayata geçirilmesinde katkı koyan herkese teşekkür etti. Konuşmalar ve açılış ardından Bakan Vaiz, Dr. Düriye Deren Oygar ile servis hemşirelerine katkılarından dolayı teşekkür belgesi dağıttı.

 
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
 

  Lapta Sağlık Merkezi'nde 24 saat sağlık hizmeti
                                                                                                                      12 Şubat 2009, Perşembe
Lapta Sağlık Merkezi
 

Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, sağlıkta yeniden yapılanma ve alt yapı çalışmalarına hız verdiklerini belirterek, yürürlüğe giren yeni sağlık yasası ve yürürlüğe girecek sağlıkla ilgili diğer yasalarla birlikte sağlıktaki hizmet kalitesinin artacağını söyledi

   Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, Lapta Sağlık Merkezi’nde, 24 saat kesintisiz hizmetle ilgili basın toplantısı düzenledi

112 Hızır Acil Servisinin ülke genelinde daha iyi hizmet verebilmesi için yapılan çalışmaları anlatan Vaiz, İskele, Yeni Erenköy ve Güzelyurt sağlık merkezlerinin yenilendiğini ve 112 Hızır Acil Servise tam donanımlı 18 yeni ambulans alındığını hatırlattı

Lapta Sağlık Merkezinde hizmete giren 112 Hızır Acil Servis ambulansı ile bugünden itibaren 24 saat kesintisiz hizmet verilmeye başlandığını söyleyen Vaiz, “Bugünden itibaren hastalar çok daha süratli bir şekilde sağlık merkezinde hizmet alacaklar gerektiğinde Girne ve Lefkoşa’daki hastanelere aktarılacaklar.

Merkezimizde doktor on call çalışacak, tansiyon ölçümü, enjeksiyon ve ilk yardım hizmetleri verilecek” dedi.

Eşref Vaiz, 112 Hızır Acil Servis hizmetlerinin Serdarlı yada Geçitkale sağlık merkezlerinden birinde de 24 saat açık hale gelmesi ile dünya standartlarında hızlı bir servise ulaşmış olacaklarını sözlerine ekledi.

 
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
 

  Otoanalizör cihazı hizmette...
                                                                                                                      11 Şubat 2009, Çarşamba
Otoanalizör
 

Devlet Laboratuvarı'na çok önemli bir yatırım daha:

   Otoanalizör cihazı hizmette...

Vaiz: “Çok önemli bir eksiklik giderildi”

Demirli: “Otoanalizör cihazı gittikçe artan uyuşturucu kullanımının kontrolünde çok yararlı olacak”

Sağlık Bakanlığı’na bağlı Devlet Laboratuarı Adli Kimya Fen Şubesi’nde kullanılmak için alınan “MGC 240 oto analizör” cihazı, bugün düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Vücut sıvılarında, özellikle kan ve idrarda uyuşturucu ile uyuşturucu madde analizlerinin yapılmasında kullanılan cihazın yaklaşık 40 bin Euro’ya mal olduğu bildirildi.

HIZLI VE KESİN ANALİZ
Yeni cihazın basına tanıtımı dolayısıyla Devlet Laboratuarı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, tüm tıbbi tahlil ve analizlerde Devlet Laboratuarı’nın tek otorite olduğuna işaret ederek, çok ihtiyaç duyulan yeni cihazın da alımıyla önemli bir eksikliğin giderildiğini söyledi. Cihazın kanda ve idrarda uyuşturucu ve uyuşturucu madde analizleri konusunda çok hızlı ve kesin sonuçlar verdiğini anlatan Vaiz, hizmetlerini geliştirilerek sürdürüleceğini ekledi.

SAATTE 240 TEST.... GÜNLER SONRA BİLE SONUÇ VERİR
Devlet Laboratuarı Müdürü Yaşar Demirli de, yeni cihazın çok yönlü bir oto analizör olduğunu anlattı. Cihazın, günümüzde artış gösteren uyuşturucu kullanımının tespiti ve bağımlılığın önüne geçilebilmesinde büyük rol oynayacağını belirten Demirli, saatte 240 test yapabilme kapasitesine sahip cihazın, günler sonra bile uyuşturucu madde kullanımını tespit edebildiğini kaydetti.

Kitleriyle birlikte 40 bin Euro’ya mal olan cihazla bugüne kadar 75 örnek çalıştıklarını da söyleyen Demirli, “Polis Genel Müdürlüğü ile Barış Ruh ve Sinir Hastanesi’yle yapılacak işbirliği çerçevesinde oto analizör cihazı, son yıllarda gittikçe artan uyuşturucu kullanımının kontrolü açısından oldukça yararlı olacaktır” dedi. Tanıtım töreninde, eski Devlet Laboratuarı Müdürü Ayşe Coşar, bakanlık ve Devlet Laboratuarı yetkililer ile personel de hazır bulundu.

 
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
 

  Toplumun % 67’si obez ve fazla kilolu
                                                                                                                                     3 Şubat 2009, Salı
Diyabet Semineri
 

Sağlık Bakanlığı’nın, “II. Diyabet Taraması” sonuçları açıklandı:

Toplumun %67'si obez ve fazla kilolu...

Sağlık Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği II. Diyabet Taraması’nın sonuçları açıklandı. Taramada, KKTC’de yetişkinlerde diyabet görülme sıklığı % 11, şeker tolerans bozukluğu (gizli şeker) oranı ise % 18 olarak tespit edildi. Taramada, % 31.6 oranında obezite görülürken; fazla kilolular ile obez olanların toplam oranı ise % 67’ye ulaştığı ortaya çıktı.

Sağlık Bakanlığı’nın Kuzey Kıbrıs’ta diyabetli oranını belirlemek amacıyla gerçekleştirdiği II. Diyabet Taraması’nın sonuçları, Sağlık Bakanı Eşref Vaiz’in de hazır bulunduğu basın toplantısında açıklandı. 

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Thallassaemia Merkezi’nde saat 11.30’da başlayan basın toplantısına, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Dr. Sıdıka Kayımbaşıoğlu, Daire Başhekimi Dr. Sonay Özbalıkçı, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Başhekimi Dr. Rifat Siber, Başhekim Baş Yardımcısı Ramadan Kamiloğlu, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Cerrahı Prof. Dr. Mücahit Özyazar, Endokrin Uzmanı Dr. Hasan Sav, Kıbrıs Toplumsal ve Ekonomik Araştırmalar Merkezi (KADEM) Direktörü Muharrem Faiz, Diyabetle Yaşam Derneği Başkanı Bayram Kansoy, Diabet Derneği Başkanı Emete İmge, doktorlar, bakanlık ve hastane yetkileri katıldı. Sağlık Bakanı Eşref Vaiz’in açılış konuşması yaptığı toplantıda, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Dr. Sıdıka Kayımbaşıoğlu, taramanın bilimsel danışmanı Dr. Mücahit Özyazar birer konuşma gerçekleştirdi. Endokrin Uzmanı Dr. Hasan Sav ve KADEM Direktörü Muharrem Faiz de, sonuçları açıkladı. Bakan Vaiz’in konuşmasının ardından, araştırmaya sponsorluk yapan Evsu, Ektam Kıbrıs Ltd,  Roche Müstahzarları AŞ ve Gökçe Medikal yetkililerine katkılarından dolayı plaket verildi.

Vaiz: "Bu tür taramalar çok önemli"

Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, Diyabet Taraması’nın ilkinin 1996 yılında yapıldığını ve konu hakkında ciddi verilere ulaşıldığını anımsatarak, ülkede koruyucu hekimlik anlamında bu tür taramaların çok önemli olduğunu söyledi. Bakanlığın mümkün olduğunca diyabet dışında, hipertansiyon ve kanser hastalıklarıyla ilgili taramaları da rutin olarak sürdürdüğüne dikkat çeken Bakan Vaiz, dünyaya göre KKTC’deki hekim ve uzman sayısı oranının fazla olduğunu, bu sayının avantajının kullanıldığını kaydetti. Bakan Vaiz, taramalar ve rutin kontroller anlamında ülkedeki sağlık servislerinin genel ortalamasında oturmuş bir protokolün ortaya çıkması nedeniyle, koruyucu hekimlik konusunda KKTC’nin tahmin edildiğinden daha önde olduğuna işaret etti.

Diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalıkları oranı yüksek

Diyabet, hipertansiyon ve kalp rahatsızlıklarını da içine alan hastalıklarda KKTC’nin dünyanın başka ülkelerine göre yüksek oranlara sahip olduğunu ifade eden Bakan Vaiz, oranların yüksek olduğunu, son 10-15 yılda yapılan araştırmalar ve uzmanların tespitlerinin ortaya koyduğunu belirtti. Bakan Vaiz, diyabet konusunda sivil toplumun örgütlenmiş olmasından dolayı toplumun daha duyarlı bir hale geldiğine dikkat çekerek, sağlıkla ilgili sivil toplum örgütleri nerde ortaya çıkmışlarsa, o alanda devletin iyi noktalara geldiğini söyledi. Vaiz, diyabet konusunda çok gelişme gösterdiklerini, erken teşhis ve tedavide iyi bir aşama kat edildiğini kaydetti. Vaiz, diyabet konusunda bundan sonra da çalışmaların devam edeceğini, halkı bilinçlendirerek, hasatlık sonrası tedavi konusunda da gerekenlerin yapılacağını sözlerine ekledi. 

Kayımbaşıoğlu: "Amaç sadece diyabet değil"

Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Dr. Sıdıka Kayımbaşıoğlu da, projenin gelişimi hakkında bilgi vererek, projedeki amaçlarının sadece diyabet konusunda değil, bunun yanında kalp hastalıklarını, inme riskini, hipertansiyon eğilimini ortaya çıkarmak olduğunu kaydetti. Çalışmaya başlarken sivil toplum örgütlerinin kendilerine destek verdiğine işaret eden Kayımbaşıoğlu, taramanın 24-28 Kasım 2008 tarihleri arasında ülke çapındaki 21 sağlık merkezinde yapıldığını ve taramaya 1780 kişinin katıldığını belirtti. 

Özyazar: "Halk diyabet konusunda bilinçlendirilmeli"

Taramanın bilimsel danışmanı İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Cerrahı Prof. Dr. Mücahit Özyazar da, diyabet hakkında halkın bilinçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, diyabet konusunda farkındalık yaratılması gerektiğini vurguladı. Diyabet konusunda bilgi veren Özyazar, diyabetin 2006 yılında Birleşmiş Milletler tarafından küresel bir hastalık olarak kabul edildiğini, hastalığın hem gelişmiş, hem de gelişmekte olan ülkeleri etkisi altına aldığını anlattı. Diyabet hastalığının insanların hem iş gücünü, hem de yaşam süresini etkilediğine dikkat çeken Özyazar, diyabetli hasta sayısının dünyada giderek arttığını, her yıl diyabetli hasta sayısına 7 milyon kişinin eklendiğini ve her yıl diyabet hastalığından 4 milyon kişinin öldüğünü kaydetti. Özyazar, diyabet tanısının konması hakkında da bilgi vererek, açlık kan şekerinin 126mg/dl, tokluk kan şekerinin de 200mg/dl’nin üzerinde olmasının diyabet olduğunu, bu kişilerin birinci derece akrabaları ile bozulmuş tokluk kan şekeri olanların mutlaka taranması gerektiğini vurguladı. 

Sav: "Araştırmaya katılan % 5.4 hali hazırda diyabetli"

Araştırma sonuçlarını açıklayan Endokrin Uzmanı Dr. Hasan Sav da, araştırmayla bir takım değişkenlerle diyabet ve beraberindeki faktörleri beraber ilişkilendirerek gözden geçirmeye çalıştıklarını ifade ederek, araştırmaya katılanların % 5.4’ünün halihazırda diyabeti olan kişiler olduğunu söyledi. KKTC’de yetişkinlerde diyabet görülme sıklığının % 11, şeker tolerans bozukluğu (gizli şeker) oranın ise % 18 olarak tespit edildiğini belirten Sav, % 31.6 oranında obezite görülürken; fazla kilolular ile obez olanların toplam oranı ise % 67’ye ulaştığını kaydetti.

Obezite ve şişmanlık arttıkça diyabet de artıyor

Obezite ve şişmanlık artıkça diyabet görülme sıklığının ve çocuk doğruma sayısı arttıkça diyabet sıklığının da artığının ortaya çıktığını ifade eden Sav, gelir düzeyi artıkça diyabet oranın da artığını söyledi. Okur yazarlık düzeyine göre obezite ve aynı oranda diyabetin de değişkenlik gösterdiğine işaret eden Sav, eğitim düzeyi arttıkça şişmanlık ve diyabet oranın azaldığının gözlemlendiğini söyledi. Diyabet ve hipertansiyonun da orantılı olduğuna dikkat çeken Sav, yüksek tansiyonu olanlarda diyabetin % 26 oranında görüldüğünü, tip 2 diyabetteki ailevi yatkınlığın bilindiğini, birinci derecede yakın akrabası diyabet olan kişilerde % 15, olmayanlarda % 8.5 oranında diyabet sıklığı görüldüğünü anlattı. 

Faiz: "Katılım oranı tatmin edici"

KADEM Direktörü Muharrem Faiz de, araştırma hakkında bilgi vererek, hedef kitlelerinin 20-80 yaşları arasında bulunan, 127 bin 43 kişiden oluşan de-jure vatandaş olduğunu anlattı. Araştırma için 3 bin 128 kişiye davetiye gönderildiğini, 270 kişiye çeşitli nedenlerle davetiye ulaşmadığını ve toplam 1780 örneklemleri olduğunu ifade eden Faiz, araştırmaya katılım oranın 62.3 olduğunu kaydetti. Katılım oranın son derece tatmin edici olduğunu ve araştırmanın yaklaşık olarak 1.2 oranında hata payı olabileceğinin hesaplandığını belirten Faiz, istatistiksel olarak araştırmanın tatmin edici ve uluslararası karşılaştırmaya uygun bir araştırma olduğunu sözlerine ekledi.

 
..............::::::::::::: HABER BAŞLIKLARI :::::::::::::..............
 








































































































































































North Cyprus, NORTH CYPRUS, KUZEY KIBRIS, cyprus, Cyprus kibris, chypre, north cyprus, internet, ISP, web service, web design, turkish cypriot, www, trnc, turkish republic of northern cyprus, nicosia, lefkosa, famagusta, gazimagosa, gazimagusa, magusa, kyrenia, girne, lefke, lefka, guzelyurt, morphou, karpaz, karpas, la republique turque du nord de chypre, kktc, cypriot, cheap web space, web space, free space, trnc online, trnc online project, rehber, tourist, holiday, guide, sağlık, saglik, hastalık, hastalik, Sağlık Bakanlığı, Saglik Bakanligi, tıp, tip, ilkyardım, ilkyardim, rahatsızlık, rahatsizlik, hastane, hastahane, sağlık merkezi, saglik merkezi, sağlık ocağı, saglik ocagi, istatistik, statistic, doktor, doctor, eczane, pharmacy, health, kronik, cronic, akut, acut, diyabet, diabet, onkoloji, oncology, endokrin, kalp, thalassaemia, radyasyon, alerji, grip, nezle, kanser, cancer, romatizma, egzama, mide, prostat, rahim, raşitizm, tansiyon, siyatik, varis, verem, kan, iğne, igne, enjeksiyon, enjektör, idrar, kulak, burun, boğaz, bogaz, goz, göz, adale, gastrit, yaşam, hayat, solunum, yanık, yanik, vücut, vucut, yatak, ilaç, lab, laboratuvar, sosyal, sosyal hizmetler, hizmet, devlet, Burhan Nalbantoğlu, Akçiçek, Akcicek, cengiz topel, özürlü, zihinsel, kreş, bakımevi, rehabilitasyon, tıbbi, plasenta, genetik, biyokimya, mikrobiyoloji, fizyoloji, dahiliye, pratisyen, cerrah, cerrahi, diş, dentist, sinir, çocuk, cocuk, anestezi, kadın, kadin, doğum, uroloji, üroloji, asistan, kardiyoloji, kardiyolog, hematoloji, hematolog, seroloji, spor, deri, cilt, ekg, morg, patoloji, patolog, nukleer, damar, ortodondist, odiyolog, beyin, fizyoterapist, röntgen, poliklinik, acil, göğüs, gastroloji, gastrolog, pediyatri, pediatri, adli, ambulans, ambulance, KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ - SAĞLIK VE SOSYAL YARDIM BAKANLIĞI - KIBRIS'IN SAĞLIK ADRESİ

 
 
 

  Toplumun %67'si obez ve fazla kilolu   Otoanalizör cihazı hizmette   Dünya standartlarında diyaliz merkezi   Şişe suları mikrobiyolojik açıdan temiz   Lapta Sağlık Merkezi'nde 24 saat sağlık hizmeti   Taşkent Sağlık Ocağı yenilendi   Vaiz, Thalasemia Merkezi'ni ziyaret etti   112 Hızır Servis ayrı binaya kavuştu   Fakılı: "Kalp ve beyin cerrahisinde yaşananlar sevindirici"   Sağlıkta Otomasyon Dönemi   Lefkoşa Acil Servise cihaz bağışı   Dalgıçlara vurgun eğitimi   Toprakta arsenik ve kanser analizleri