Baslik Basın Bildirisi (28.10.2010)
 
                                                                                                                          28 Ekim 2010, Perşembe
         Basın Bildirisi
 
       Sağlık Bakanlığı:
arrowBrucella konusunda bilim ve dünyadaki uygulamalar dikkate alınmalı

Sağlık Bakanlığı, Brusella konusunda bilim ve dünyada var olan uygulamaların dikkate alınarak hareket edilmesi gerektiğini açıkladı

 

Ülke gündemini meşgul eden “Brucellalı hayvan etleri” konusunda bir süreden bu yana başlattığı geniş çaplı inceleme ve değerlendirme çalışmalarını sonlandırdığını bildiren Sağlık Bakanlığı, spekülasyonlardan uzak durulmasını da istedi.
 
Sağlık Bakanlığı Basın Bürosu aracılığıyla yapılan açıklamada, “Brucellalı hayvanların devlet denetimindeki mezbahalarda, sürekli olarak veterinerlerin etkin denetim ve kontrolünde yapılacak kesimlerde, hastalığı akut dönemde olmayan hayvanların etlerinin kesildikten ve gerekli ısıl işlem uygulandıktan sonra, bir çok ülkede kullanıldığı tespit edilmiştir” denildi.

Yerli, yabancı mevzuatlar ve uygulamalar titizlikle incelendi…
Açıklamada, Brucellalı hayvan etlerinin tüketilmesi konusunda yerli ve yabancı birçok mevzuat ve uygulamayı mercek altına alarak titizlikle bir çalışma sürdürdüklerini ifade eden Bakanlık,  toplumda bu tür spekülasyonlar yaratılmasının insanlarımızın devlete olan güvenlerinin sarsılmasından başka bir amaca hizmet etmeyeceğini de vurguladı.

Bilimin ışığında hareket edilmeli…
Doğru olanın, bilim olduğuna da dikkat çeken Sağlık Bakanlığı, spekülasyon veya duyumlardan yola çıkarak panik yaratmanın kimseye bir fayda sağlamayacağına işaret etti ve  “bilim ve dünyada var olan uygulamaların dikkate alınması ve buna göre hareket edilmesi gerekmektedir” dedi.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik Girne Dr. Akçiçek Hastanesi'ne "Hasta çağrı cihazı" kurulması için       girişim başlatıldı
 
                                                                                                                          25 Ekim 2010, Pazartesi
         Hasta Çağrı Cihazı için girişim başlatıldı
 
       Yaşamlarını Kuzey Kıbrıs'ta sürdüren bir gurup İngiliz yurttaş Girne Dr. Akçiçek Hastanesi'ne "Hasta çağrı cihazı" kurulması için girişim başlattı
arrowKâşif: "İngiliz vatandaşlar, ülkede misafir değil, ev sahibi"

Sağlık Bakan Dr. Ahmet Kâşif, yaşamlarını Kuzey Kıbrıs'ta sürdüren ve Girne Dr. Akçiçek Hastanesine "Hasta çağrı sistemi" kurulması için katkı yapmak isteyen Mike Plant önderliğindeki bir gurup İngiliz'i kabul etti

 

Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Biriminin verdiği bilgiye göre kabulde ilk konuşmayı yapan Milke Plant, Girne Akçiçek Hastanesine çağrı sistemi kurmak istediklerin ve bu amaç için sosyal aktiviteler yaparak para topladıklarını söyledi.

“Bu sistemle hastanede yatılı olarak tedavi gören hastaların hangi saatlerde kaç kez çağrı yapıp yardım çağırdığı gibi detayların kayıt altına alınması mümkün olacak” diye konuşan Plant,  bu sistemin yaklaşık 5500 sterlinlik bir maliyeti olduğunu kaydetti.

Hastanenin dostları derneği…
Söz konusu çağrı sistemini mutlaka Girne Dr. Akçiçek Hastanesine kazandırmak istediklerini vurgulayan Plant, “bizler tıpkı İngiltere’de olduğu gibi Kıbrıs’ta da hastanenin dostları derneği kurmak istiyoruz. Kendimizi artık Kıbrıslı olarak görüyoruz. Bu ülkenin yabancıları değiliz. Bu ülkenin bir parçasıyız. Bu konuda Sağlık Bakanlığından destek istiyoruz” dedi.

Kâşif’ten teşekkür plaketi…
Sağlık Bakanı Ahmet Kâşif ise gösterdikleri duyarlılıktan dolayı İngiliz vatandaşlara teşekkürlerini plaket sunarak gösterdi.

Kıbrıs’ta yaşam sürmeyi tercih eden İngiliz vatandaşların KKTC’de misafir değil ev sahibi olduklarını belirten Kâşif, “çok güzel faaliyetler yapıyorsunuz, evrensel bir olgu olan sağlık, her yerde insanlık içindir” dedi.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik Gönüllüler ordusuna teşekkür…
 
                                                                                                                                22 Ekim 2010, Cuma
         North Cyprus Cancer Charity Trust
 
       Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif'ten katkılarından dolayı North Cyprus Cancer Charity Trust'a plaketi...
arrow"Gönüllüler ordusuna teşekkür…"

Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kâşif, Angela Hasman başkanlığındaki North Cyprus Cancer Charity Trust isimli sivil toplum kuruluşunu bu sabah makamında kabul etti

 

Kabulde, geçtiğimiz aylarda, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Onkoloji servisi ve Girne Dr. Akçiçek Hastanesine bağışta bulunan North Cyprus Cancer Charity Trust derneğine teşekkür edep anı plaket sunan Bakan Kaşif, , “kimse umarım hastalanmaz ancak, sağlık servislerimiz hastalar ve hastalıklar için her an ve her şekilde hazırlıklı olmalıdır, gerekli donanıma sahip olmalıdır” dedi.

Toplam 58 bin sterlin değerinde katkı…
Son bir yıl içerisinde Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet hastanesi Onkoloji Servisine 44 bin sterlin, Girne Dr. Akçiçek Hastanesineyse 14 bin sterlinlik cihaz ve teçhizat bağışında bulunan North Cyprus Cancer Charity Trust derneği üyelerini gönüllüler ordusu olarak niteleyen Bakan Kâşif, “ben bu gönüllüler ordusuna teşekkür etmek isterim. Sağlık evrenseldir. İşte bu evrensel olguda birleştiğimiz karşılıklı bu iş birliğinin insanlık için olduğunu algılıyorum. Katkı yapan herkese şahsım ve bakanlığım adına teşekkür ederim” dedi.

Akçiçek Hastanesinde 2 Kasım’da açılış yapılacak…
North Cyprus Cancer Charity Trust Başkanı Angela Hasman ise yaptığı kısa konuşmada, son 12 ay içerisinde Lefkoşa ve Girne hastanelerine toplam 58 bin sterlinlik bağışta bulunduklarını hatırlatarak, Girne Dr. Akçiçek Hastanesinde kanser tedavisi görecek olan hastalar için 2 oda düzenlediklerini belirtti. Odada kullanılacak tıbbi cihazları aldıklarını söyleyen Hasman, önümüzdeki günlerde, Akçiçek hastanesi için bir de mamografi cihazı almak istediklerini belirtti. Hasman, Girne Dr. Akçiçek Hastanesinde kanser hastalarının tedavisi için düzenlenen 2 adet odanın açılışı için 2 Kasım 2010 tarihinde bir tören düzenleneceğini kaydetti.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik Bakan Kaşif: "Emekli olsanız da hep aramızdasınız"
 
                                                                                                                          21 Ekim 2010, Perşembe
         Emekli personel
 
       Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kâşif, emekliye ayrılan sağlık personeline seslendi:
arrow"Emekli olsanız da hep aramızdasınız"

Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kâşif, Bakanlık bünyesinde görev yapan ve kısa bir süre önce emekliye ayrılan personelin Lefkoşa'daki bir restorantta onuruna verilen öyle yemeğine katıldı

 

Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Birimi’nden yapılan açıklamaya göre yemekte Kâşif’in dışında, Müsteşar vekili Mustafa Akçaba, Bakanlık Müdürü Ümit Özkıran, Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Müdürü Dr. İlkay Şentürkler ve Devlet Laboratuvarı Dairesi Müdürü Yeşim Andıroğlu ve bazı sağlık çalışanları da hazır bulundu.

"Sizler her zaman aramızdasınız"
Yemekte kısa bir konuşma yapan Sağlık Bakanı Kaşif, emekliye ayrılan personelin sadece yasal prosedür gereği Sağlık Bakanlığıyla ilişkilerinin kesildiğine dikkat çekerek, “Sizler sadece yasal olarak aramızdan ayrıldınız. Bunun dışında sizler her zaman bizlerin yanındasınız, hep yanımızda olacaksınız” dedi.

Konuşmasında, emekliye ayrılan personelin bundan sonra da bir nefer gibi görev yapan sağlık personeli ailesinin kopmaz bir parçası olarak yaşamaya devam edeceğini söyleyen Sağlık Bakanı Ahmet Kâşif, emekliye ayrılan personele sağlıklı ve uzun bir yaşam diledi.

Emeklilere plaket ve hediye…
Duygu yüklü anların yaşandığı yemekte, emekliye ayrılanlara birer plaket ve çeşitli hediyeler de verildi.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik Son 10 ayda 100 kalp ameliyatı daha gerçekleştirildi...
 
                                                                                                                          20 Ekim 2010, Çarşamba
         Kalp ameliyatları
 
       Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde 2007 yılında yapılmaya başlanan kalp ameliyatlarında bugüne kadar toplam 200 başarılı ameliyat:
arrow"Dünyada yapılan her türlü girişim yapılabiliyor"

Kamiloğlu: "Kurulduğu günden itibaren çok başarılı operasyonlarla kısa sürede halkın güvenini kazanan Kalp Damar Cerrahisi'nde dünyada yapılan her türlü girişim yapılabilmektedir"

 

Sağlık Bakanlığı, 1 Ocak 2010’dan bu yana toplam 100 adet daha kalp ameliyatı yapıldığını açıkladı.

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Sorumlusu Op. Dr. Ramadan Kamiloğlu’nun Bakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Birimine yaptığı açıklamaya göre, hastane bünyesinde Haziran 2007 yılından itibaren yapılan kalp ameliyatları hızla ve başarılı bir şekilde devam ediyor.

Son 10 ay içerisinde yüz ameliyat daha…
“Haziran 2007’de ilk kez yapılmaya başlanan kalp ameliyatlarında, gün geçtikçe daha da aşama kat ediliyor. Haziran 2007’den, 2009 yılının sonuna kadar yaklaşık bir buçuk yılda 100 ameliyata imza attık” diye konuşan Op. Dr. Ramadan Kamiloğlu, 1 Ocak 2010’dan bu yana, aradan geçen yaklaşık 10 ayda,  100 tane kalp ameliyatını daha başarıyla gerçekleştirdiklerini belirtti.

Artık kendi ayaklarımızın üzerinde duruyoruz…
Açıklamasında, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde Haziran 2007 yılında kurulan Kalp Damar Cerrahi Merkezinin, ülke sağlık sektöründe adeta bir guru kaynağı olduğunu da vurgulayan Kamiloğlu, “Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi 2009 yılından itibaren kendi ayakları üzerinde duruyor. 2010 yılından itibarense toplum yararına hızlı adımlarla koşmaya başladığı görülmektedir” dedi.

Dünyada yapılan her türlü girişim yapılabiliyor…
Kurulduğu günden itibaren çok başarılı operasyonlarla kısa sürede halkın güvenini kazanan Kalp Damar Cerrahisi’nde dünyada yapılan her türlü girişimin yapılabilmekte olduğunun altını da çizen Kamiloğlu, Kıbrıs Türk halkına “bizlere güvenmeye devam edin” şeklinde bir de mesaj yolladı.

Dünyada ölüm oranı yüzde 3 iken, bizde neredeyse sıfırlarda…
Op. Dr Ramadan Kamiloğlu açıklamasının sonunda,  kalp ameliyatlarında dünyadaki ölüm oranının yüzde 3 olduğuna dikkat çekerken, bu oranın Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde, yüzde sıfırlar civarında olmasını sevindirici ve yapılan operasyonların ne kadar başarılı olduğunu kanıtlayıcı olduğunu kaydetti.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik Organ bağışı için AB uyumlu yasa...
 
                                                                                                                          18 Ekim 2010, Pazartesi
         Mustafa Akçaba
 
       "İnsan hücre, doku ve organlarının bağışlanması, tedarik edilmesi, test edilmesi, işlenmesi, korunması, saklaması ve dağıtımına ilişkin güvenlik ve kalite standartlarının belirlenmesi yasa tasarısı" hazırlandı:
arrowOrgan bağışı için AB uyumlu yasa...

Akçaba: "AB mevzuatına uyumlu yeni yasa önemli bir ihtiyacı giderecek"

Tasarı yasalaşınca organ naklinin esasları, üremeye yardımcı tedavi merkezleri ile doku ve hücre nakli esasları konusunda 3 de tüzük hazırlanacak. Organ ve doku verilmesi, bilgilendirilmiş onay formu imzalandığı zaman mümkün olacak. 18 yaşından küçüklerle akli dengesi yerinde olmayanlardan hücre, doku ve organ almak yasak. Ölenlerden, vasiyeti varsa veya ailesi izin verirse doku ve organ alınabilecek

 

Türkiye ve dünya medyasından okuyor veya dinliyoruz “organları 3 kişiye hayat verdi... 5 kişiye hayat verdi, sağlığına kavuşturdu” diye... KKTC’de de hayata dönmek veya daha sağlıklı bir yaşam için organ bekleyenler yanında, organlarını bağışlayarak bir insanlık görevini yerine getirmenin huzurunu yaşamak isteyen insanlarımız da bu olanağa kavuşturuluyor.

KKTC’de organ bağışıyla ilgili, Avrupa Birliği mevzuatına uygun yeni bir yasa tasarısı hazırlandı.

Bakanlar Kurulu’nda geçen hafta onaylanan “İnsan Hücre, Doku ve Organlarının Bağışlanması, Tedarik Edilmesi, Test Edilmesi, İşlenmesi, Korunması, Saklanması ve Dağıtımına İlişkin Güvenlik ve Kalite Standartlarının Belirlenmesi Yasa Tasarısı”, 20 gün içinde ilgili kesimlerin görüş ve önerilerin alınması için Meclis Başkanlığı’nca Resmi Gazete’de yayımlandı.
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Vekili Mustafa Akçaba, halen yürürlükte olan 55/1991 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Yasa’nın güncelliğini yitirdiğini belirterek, yeni yasanın önemli bir ihtiyacı gidereceğini söyledi. TAK muhabirinin sorusu üzerine tasarıyı değerlendiren Akçaba, AB’nin mevzuatına uyumun 28 başlığından 4’ünün Sağlık Bakanlığı’nı ilgilendirdiğini belirterek, bunlardan birinin de “doku ve organ” başlığı olduğunu kaydetti. AB’ye uyumlu hazırlanan tasarının, ülkede önemli bir ihtiyacı gidereceğini vurgulayan Mustafa Akçaba, birçok etik değeri ve insani boyutu içeren tasarının yürürlüğe girmesiyle, tüzüklerin hazırlanmasının da gerekeceğini belirtti.

Akçaba, işlemlerin hastanelerde teknoloji gerektirdiğine işaret ederek, gerekli koşulları yerine getirmeleri halinde devlet hastaneleri yanında özel hastanelerin de doku ve organ nakli yapabileceğini söyledi.

Yasanın, gerekli altyapının oluşturulması için zorlayıcı olacağını kaydederek, tüzüklerin de hazırlanacağını belirten Akçaba, organ bağışıyla ilgili düzenlemelerin ülkelere göre çok çeşitlilik gösterdiğini de ekledi.

MERKEZ OLUŞTURULACAK... İTHALAT VE İHRACATI YAPILABİLECEK
Tasarıya göre insan hücre, doku ve organ temin ve denetimi, yetkili otorite tarafından onaylanmış, ruhsatlandırılmış veya lisans verilmiş devlet veya üniversite hastanelerinde eğitilmiş kişilerce yapılacak. “Hücre, Doku ve Organ Merkez ve Kuruluşları” oluşturulacak.

Tasarı, organ nakli ve organ kaynağı merkezlerinin, 4 yılda bir tam kapsamlı denetlenip ruhsat yenilemesini; her iki yılda bir ise rutin teftişten geçmesini düzenliyor. Tasarıya göre insan hücre, doku ve organlarının ithalat ve ihracatı da yapılabilecek.

BAĞIŞ GÖNÜLLÜ VE ÜCRETSİZ... MADDİ KAZANÇ SAĞLAMAK SUÇ...
Tasarı, yetkili otorite ve hücre, doku ve organ merkezlerini, hücre, doku ve organların gönüllü ve ücretsiz bağışlanması için gereğini yapmakla görevlendiriyor. Maddi kazanç için herhangi bir organ ve doku bağışında bulunan vericiler ile bu hususta aracılık faaliyetinde bulunan merkez ve şahıslar suç işlemiş olacak. Basın yayın organlarıyla internetten veya başka yollarla, hücre, doku ve organ merkezi tarafından hücre, doku ve organ vericilerine herhangi bir maddi kazanç verileceğiyle ilgili reklam vermek veya diğer şekillerde icapta bulunmak yasak.

ONAY FORMU İMZALANACAK
İnsan hücre, doku ve organlarının tedarik edilmesine sadece bilgilendirilmiş onay formu imzalandığı zaman izin verilecek. Canlı olup da onay verme yetkisi olmayanların yasal varisleri izin verecek. Canlı olup da 18 yaşını doldurmamış veya akli dengesi yerinde olmayanlar, hücre, doku (kemik iliği hariç) ve organ almak yasak olacak. Canlı olup da 18 yaşını doldurmamış, akli dengesi yerinde olmayan ve kimsesizlerden hücre, doku veya organ alınması durumunda, olabilirliğine etik kurul karar verecek.

ÖLÜM DURUMUNDA
Ölüm durumunda kişi ölmeden önce vücudunun tamamını veya organ ve dokularını, tedavi, teşhis ve bilimsel çalışmalar için bıraktığını resmi veya yazılı bir vasiyetle belirtmemiş veya bu konudaki isteğini iki tanık huzurunda yazılı olarak açıklamamışsa, ölüm anında sırasıyla, eşi, reşit çocukları, ana veya babası veya kardeşinden birinin; bunlar yoksa yanında bulunan herhangi bir yakınının muvaffakiyetiyle doku ve organ alınabilecek.

Vericilerin veya akrabalarının veya verici adına yetki veren tüm kişilerin tüzükte belirtilen bütün uygun bilgilerden haberdar edilmesinin sağlanması için gerekli tüm önlemler alınmak zorunda olacak.

Genetik bilgiler de dahil tüm vericilerin ve alıcıların kimlik bilgileri saklı tutulacak.

3 DE TÜZÜK HAZIRLANACAK
Yasanın yürürlüğe girmesiyle Bakanlar Kurulu’na “Organ Nakli Esaslarını Düzenleyen Tüzük”, “Üretmeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Tüzüğü” ile “Doku ve Hücre Nakli Esaslarını Düzenleyen Tüzük” yapma yetkisi verilmiş olacak.

AĞIR CEZALAR VAR
Yasa tasarısı, doku ve organ merkezlerinin yasaya uymaması halinde “uyarma, geçici süreyle kapatma, süresiz kapatma” gibi cezalar yanında, tüzük kurallarına aykırı hareket edecek tüzel ve gerçek kişilere de mahkûmiyetleri halinde 7 yıla kadar hapis veya asgari ücretin 100 katına kadar para cezaları veya her iki ceza birden öngörülüyor.
(T.A.K. - ÖZGÜL GÜRKUT MUTLUYAKALI)

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kâşif vurguladı:
    "Sağlık çalışanları zor şartlarda çok önemli bir görev yapıyor"
 
                                                                                                                          18 Ekim 2010, Pazartesi
         Yaşar Demirli adına verilen yemek
 
       Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kâşif, Sağlık alanında çalışmak çok özveri gerektiren zor bir olduğunu söyledi:
arrow"Sağlık çalışanları zor şartlarda çok önemli bir görev yapıyor"

Sağlık Bakanlığı'na bağlı Devlet Laboratuvarı'ndan emekliye ayrılan Müdür Yaşar Demirli için Lefkoşa'daki bir restoranda düzenlenen yemeğe katılan Kâşif, Yaşar Demirli'nin görevde bulunduğu süre içerisinde çalışkan ve özverili bir çalışma yürüttüğüne dikkat çekti

 

“Demirli'nin Devlet Laboratuvarı'na sağladığı katkılara da teşekkür eden Kâşif, "Sayın Demirli, Devlet Laboratuvarı gibi önemli bir dairede yıllarca başarıyla hizmet verdi. Son yıllardaysa Laboratuvara Müdür olarak önemli hizmetlerde bulundu. Şahsım ve bakanlığım adına yeni yaşamında Sayın Demirliye başarılar ve sağlıklı yıllar diklerim" dedi.

Yaşar Demirli'nin onuruna verilen yemekte Bakan Kâşif'in yanı sıra Müsteşar vekili Mustafa Akçaba, Bakanlık Müdürü Ümit Özkıran, Devlet Laboratuvarı Dairesi Müdürü Yeşim Andıroğlu, bazı Laboratuvar eski Müdürleri ve Laboratuvar çalışanlar da yer aldı.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik 16 Ekim Dünya Gıda Günü…
 
                                                                                                                               15 Ekim 2010, Cuma
         Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif
 
       Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kâşif, "16 Ekim Dünya Gıda Günü" dolayısıyla yayımladığı mesajda, Sağlık Bakanlığının ülkede gıda güvenliğinin sağlanmasında ve sürdürülmesinde üzerine düşen görevleri, bünyesinde bulunan üç gıda mühendisi ve tüm bölgelerde aktif olarak görev yapan sıhhiye müfettişlerinin de yardımıyla en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştığını belirtti:
arrow"Açlığa karşı birleşelim...."

Bakan Kâşif, Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Bürosu aracılığıyla yayımladığı mesajda şu ifadeleri yer verdi:

 

“Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kuruluş tarihi olan 16 Ekim, Dünya Gıda Günü olarak kutlanmaktadır. Her yıl FAO tarafından belirlenen bir tema çerçevesinde yapılan Gıda Günü etkinliklerinde, gıda üretimi, tüketimi ve gıda güvencesine ilişkin konular gündeme taşınarak küresel anlamda büyük önem arz eden açlık ve açlıkla mücadeleye dikkat çekilmeye çalışılmaktadır. Yaşanan krizlerin Dünyamızın birçok bölgesinde açlık üzerindeki olumsuz etkilerini göz önünde bulunduran FAO bu yıl Dünya Gıda Günü temasını ‘Açlığa Karşı Birleşelim!’ olarak belirlemiştir.

Gıda güvencesi, insanların sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebilmeleri için beslenme ihtiyacını karşılayacak yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya her zaman ulaşabilmesidir. Tüm dünyada insanların yaşamak, fiziksel ve mental gelişimlerini sağlamak için yeterli gıdaya ulaşmaları ve bu gıdaların sağlık yönünden güvenli olması, devredilemez ve ertelenemez temel hak olarak görülmektedir. Bununla birlikte dünyanın birçok yerinde, büyük bölümü kırsal alanlarda olmak üzere insanların günlük diyetlerinde yeterli miktar ve kalitede gıda bulunmaması veya sürekliliğinin sağlanamaması gerçeği insanlığı açlık sorunu ile karşı karşıya bırakmaktadır. Bu soruna dikkat çekmek için FAO 11 Mayıs 2010 tarihinde küresel ölçekte açlıkla mücadele amacıyla “1 milyar aç insan” kampanyası başlatmıştır. Toplumları biyolojik bir organizma gibi değerlendirecek olursak; toplumda, aynı canlı organizmalar gibi fonksiyonları, güçlü ve güçsüz yönleri itibarı ile aynı biyolojik yasalara tabidirler. Bir toplumun fertleri aç ise toplumda açtır, bir toplumun fertleri sağlıksız ise toplumda sağlıksızdır. Dolayısıyla bu durum, sağlıksız, yetersiz ve dengesiz beslenmenin yol açtığı, ölüm, hastalıklar ve diğer kayıplar yanında bireyleri ve toplumları biyolojik geri kalmışlığa götüren zorunlu bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır.
Dünya nüfusuna 2009 yılında tahmini olarak 105 milyon kişinin daha eklenmesiyle, yeterli ve dengeli beslenemeyen insan sayısı 1 milyara yükselmiştir. Bugün ise Dünyamızda 1 milyardan fazla insan açlık sınırı altında yaşamakta, her 1 dakika da 18 kişi açlıktan ölmekte ve yeni doğan her 250 bebekten 113’ü açlık sınırı altında yaşamaya mahkûm olmaktadır. Bu durum tüm dünya nüfusunun altıda birinin açlık sorunu ile yüz yüze olduğu anlamına gelmektedir. Açlığın, yetersiz ve dengesiz beslenmelerin neden olduğu ölümler, mental ve fiziksel bozukluklar ulusal ve uluslar arası düzeyde trajik boyutlara ulaşmıştır. Açlık ve yetersiz beslenmeden kaynaklanan ölümler dikkate alındığında rakamın, AIDS, sıtma, tüberküloz ve diğer hastalıklardan daha fazla olduğu görülmektedir. Yetersiz beslenme ve açlıkla ilgili hastalıklar sonucu gerçekleşen ölümlerin diğer sebeplerle kıyaslandığında % 60 civarında olduğu belirtilmektedir. Açlık, nesilden nesile de devam etmekte, her yıl milyonlarca çocuk sadece anneleri yetersiz beslendiği için normalden az kiloda doğmakta ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde 10.9 milyon çocuk 5 yaşına ulaşmadan hayatını kaybetmektedir. Çok çarpık ve adil olmayan dünyada yaşamaktayız. Dünya kaynaklarını doyumsuz bir şekilde tüketen belli zümreler aşırı beslenmeden dolayı sağlık problemleriyle uğraşırken, açlığın ve yetersiz beslenmenin pençesinde kıvranan 1 milyardan fazla insan açlıktan ölmezlerse bile yetersiz ve kirli su nedeni ile ölüm tehdidi altında yaşamaktadırlar. Dünya Sağlık Örgütü’ne ( WHO ) göre üçüncü dünya ülkelerinde görülen hastalıkların büyük bölümünü su kaynaklı hastalıklar oluşturmaktadır.

Yoksulluk, açlığın en önemli nedeni olarak görülmektedir. Yoksulluğa bağlı olarak insanlar yeterli gıdayı üretememekte veya satın alamamaktadırlar. Yaşanan doğal afetler, mali krizler, savaşlar ve politik sorunlar nedeniyle artan gıda fiyatları da bu duruma olumsuz etkilemektedir. ABD’de başlayıp Avrupa ve dünyaya yayılan finansal krizin gıda sektörüne bu şekilde yansıması yaşanan en son örneklerdendir. Yoksul kesimlerde ve işsizliğin pençesinde kıvranan kesimlerde artan fiyatların etkileri daha çok hissedilmekte ve alım gücünü düşürmektedir. Artan fiyatların olumsuz etkilerini engellemek amacıyla hükümetlerce fiyat kontrolleri ve ihracat sınırlaması gibi çeşitli önlemler alınmakta, ancak bunlar da bir defaya mahsus oldukları ve geçici çözüm sağladıkları için yeterli olmamaktadır. Bu durum küresel ekonomiyi de olumsuz etkilemektedir. Bununla birlikte, finansal krizin etkisiyle yatırımcıların gıda ürünlerini yatırım aracı olarak görmeleri fiyatlardaki artışların hızlanmasına neden olmaktadır. Aslında dünya gıda üretim potansiyelinin tüm insanları besleyebilecek olmasına karşın, adil olmayan dağıtım ve tüketim sistemi sorunun en önemli parçalarından birini oluşturmaktadır. Nitekim “Binyıl Kalkınma Hedefleri’nden” (Milenyum Gelişim Hedefi – Millennium Development Goal – MDG) 2015 yılı için belirlenen aç insan sayısının yarıya düşürülmesinin bu şartlarda gerçekleşmeyeceği görülmektedir. Bununla beraber FAO’nun stratejik planlarına göre dünya nüfus artışı göz önüne alındığında mevcut tarımsal üretimin % 70’e yakın oranda arttırılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Gıda güvencesi kapsamında gıdaya yeterli ve dengeli bir biçimde ulaşmak tek başına yeterli değildir. Tüketilecek olan gıdanın insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek her türlü etkenden uzak olması gerekmektedir. Bu kapsamda gıda güvencesi ve güvenliğinin sağlanmasında ilgili meslek çalışanlarına  önemli görevler düşmektedir.

KKTC Sağlık Bakanlığı olarak gıda güvenliği sağlanmasında ve sürdürülmesinde üzerimize düşen görevleri, bünyemizde bulunan üç gıda mühendisi ve tüm bölgelerde aktif olarak görev alan sıhhiye müfettişlerimizin de yardımıyla en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz. Vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıda maddesi ile içme suyu tüketmesini sağlamak için sürekli denetim ve kontrollerin yapılmaktadır. Bu denetim ve kontrollerde insan sağlığına ve yürürlükteki mevzuata uygun olmayan ürünlerin ithalatına, üretilmesine ve satılmasına izin verilmemektedir, ayrıca bu işyerlerinin de bakanlık tarafından kapatılmaktadır.

Son günlerde basında da sıkça gündeme gelen ve gerçekten ülkenin bu konudaki ihtiyacı olan günün koşullarına uygun “Gıda Yasası” hazırlanmıştır. Bakanlığımızın başlatmış olduğu reform ve altyapı çalışmalarından birisi olan sağlıklı ve güvenilir gıda maddesi üretimi, ithali ve tüketimi konularında çıkarılacak bu yasayı etkili bir şekilde uygulayacak mesleki formasyonları gıda ile ilişkili meslek gruplarının bakanlığımızın bünyesinde daha fazla sayıda istihdam edilmesi için girişimlerimizi de daha önceden başlatmış bulunmaktayız.

Gıda güvencesini sağlamak ve sürdürebilmek globalleşen dünyada ancak ulusal ve uluslararası işbirliği ile mümkün olmaktadır. Gelişmiş ülkelerin, uluslar arası kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının ve ulusal yöneticilerin açlığın önlenmesinde daha samimi olmaları dileği ile Dünya Gıda Günü’nü kutluyorum”.

Dr. Ahmet KÂŞİF
Sağlık Bakanı

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik Basın Bildirisi (13.10.2010)
 
                                                                                                                         13 Ekim 2010, Çarşamba
         Basın Bildirisi
 
       Sağlık Bakanlığı, geçtiğimiz hafta geçirdiği talihsiz bir kaza sonucu parmağı koptuktan sonra Akdoğan Sağlık Merkezi'ne müracaat eden yurttaş hakkında açıklama yaptı:
arrowSağlık çalışanlarının olaya müdahalesinde herhangi bir kusuruna      rastlanmadı...

Sağlık Bakanlığı, geçen hafta Türkmenköy Tarımsal Araştırma Merkezi'nde geçirdiği kazadan sonra parmağı kopan ve Akdoğan Sağlık Merkezi'ne müracaat eden Nilgün Özçeliker isimli yurttaşa gerek Sağlık Merkezi'nde, gerekse daha sonra gittiği Lefkoşa
Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde uygulanan tedavi prosedüründe herhangi bir kusura rastlanmadığını açıkladı

 

Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Birimi'nden yapılan açıklamaya göre, Sağlık Bakanlığı'nın basında da yer alan kaza olayından sonra, geniş çaplı soruşturma başlattığı ifade edildi.

Açıklamada, yapılan geniş çaplı araştırmada olayla ilgili olan tüm tarafların dinlendiği ve sağlık çalışanlarının olaya müdahalesinde herhangi bir kusura rastlanmadığı belirtildi.  

Uygulamalarda kusur yok…
 Açıklamada,“Sağlık Bakanlığı,  geçirdiği talihsiz iş kazasından sonra Akdoğan Sağlık Merkezine giden Nilgün Özçeliker isimli yurttaşımızın, sağlık merkezine müracaat ettikten sonra yapılan uygulamalar hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlatmıştır. Olayda adı geçen parmağı kopan yurttaşımızın şikâyetleri de titizlikle dikkate alınıp incelenmiştir. Yapılan soruşturma sonrasında, gerek Akdoğan Sağlık Merkezinde, gerekse Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde Nilgün Özçeliker isimli yurttaşımıza uygulanan tedavi prosödüründe herhangi bir kusura rastlanmamıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur”  denildi.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik Aile hemşireliği eğitimi...
 
                                                                                                                         13 Ekim 2010, Çarşamba
         Aile hemşireliği eğitimi
 
       Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürlüğü'nden hemşirelere yönelik;
arrowAile hemşireliği eğitimi...

Eğitim çalışmasında hemşirelere, aileye yaklaşım, ailenin var olan sağlık sorunlarının saptanması, sağlık sorunlarının sebeplerinin araştırılması ve bakım planının geliştirilmesine yönelik konular ele alındı

 

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürlüğü, sağlık merkezlerinde görev yapan hemşirelere yönelik eğitim çalışması başlattı.

Aile hemşireliği konusunda 6 haftalık bir süreyi kapsayan eğitim çalışması, her Çarşamba Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi yerleşkesi içerisinde bulunan Diyabet Merkezi konferans salonunda yer alıyor.

Bakanlık Basın Bürosunun verdiği bilgiye göre eğitim çalışması, sabah saat 10.00’da başlayıp 12.00’ye kadar devam ediyor. Eğitim çalışması toplam 10 saatlik teorik ve 8 saatlik de uygulamalı şeklinde olacak.

Eğitimler Amerikalı Profesörden…
Eğitimler, Amerika’dan gelen halk sağlığı alanında çalışmaları olan ve Ferrish State Üniversitesinde görev yapan Prof. Dr. Marietta Bell Scriber tarafından veriliyor.

Eğitimler, aileye daha profesyonel bir yaklaşım biçimi aşılıyor…
Eğitim çalışmasında hemşirelere, aileye yaklaşım, ailenin var olan sağlık sorunlarının saptanması, sağlık sorunlarının sebeplerinin araştırılması ve bakım planının geliştirilmesine yönelik konular ele alındı.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik Bakan Kaşif: "Sağlıkta elbirliğiyle çok iş yapılabilir"
 
                                                                                                                                  12 Ekim 2010, Salı
         Kıbrıs Türk Tabibler Birliği
 
       Kıbrıs Türk Tabip Odasının yeni yönetimini kabul eden Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kâşif vurguladı:
arrow"Sağlıkta elbirliğiyle çok iş yapılabilir"

Kâşif: "Önemli olan sağlıklı diyalog ve iyi niyet"

Uçaner: "Amacımız kurumlarla veya şahıslarla münakaşa etmek değildir"

 

Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kâşif, sağlık sektörünün devlet olsun, özel olsun her iki ayağında da yapılacak çok iş olduğunu söyleyerek, diyalog ve iyi niyetle çalışılması durumunda, çok daha fazla başarılı olunabileceğini belirtti.

Kıbrıs Türk Tabip Odasının yeni Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerini bu sabah makamında kabul eden Bakan Kâşif, göreve yeni gelen ekibe çalışmalarında başarılar diledi.

Kıbrıs Türk Tabip Odasının son derece genç ve dinamik bir ekiple başarılı bir dönem geçireceğine inanç belirten Kâşif, her zaman diyalog ve iyi niyeti ön planda tutarak görev ircaa ettiğini belirtti.

Salık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Biriminden yapılan açıklamaya göre KT. Tabip Odasının yeni Başkanı Dr. Erol Uçaner yeni yönetim kurulu üyelerini Bakan Kâşif’e tanıttı ve sağlık sektöründe yaşanan sorunların nasıl aşılabileceği yönünde önerilerde bulundu.

"Amacımız münakaşa değildir…"
Konuşmasında, sağlık alanında yaşanan sıkıntıların nasıl aşılacağına yönelik, Bakanlıkla diyalog yöntemini kullanarak fikir alışverişinde bulunmak istediklerine değinen Uçaner, hiçbir şekilde şahıs veya kurumları hedef almayacaklarını, sadece yasalara ve sistemin düzgün çalışması için çalışma yürüteceklerini söyledi. Uçaner, “Amacımız kurumlarla veya şahıslarla münakaşa etmek değildir” dedi.

Başlıca sorunlar…
Kıbrıs Türk Tabip Odası Başkanı Dr. Erol Uçaner, en önemli sorunlar hakkında da Bakan Kâşif’e bilgi verdi.
 
Hekim hatalarının yasal işleme tabi tutulması…
Geçici tabiplerin üyelikleri, ülkeye gelip giden kayıtsız hekimler konusu, Odaya üye olmadan kaçak çalışan hekimlerin yarattığı keşmekeş, uzmanlık alanı dışında çalışan hekimlerin durumu gibi konuları sağlık çalışma alanında yaşanan önemli sorunlar olarak gördüklerini söyleyen Uçaner, Kıbrıs Türk Tabip Odasının, gerek özel gerekse devlete ait sağlık servislerinde yapılan hekim hatalarının yasal işleme tabi tutulması için mücadele vereceklerini vurguladı.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik Ada genelinde bir ilk: Bilgisayar Destekli Fiksatör Eksterm
 
                                                                                                                                  12 Ekim 2010, Salı
         Bilgisayar Destekli Fiksatör Eksterm
 
       Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi, Ada genelinde bir ilki daha başardı. Ortopedi ve Travmatoloji Servisinde "Bilgisayar Destekli Fiksatör Eksterm" sistemi kullanılarak çok başarılı bir cerrahi müdahaleyle imza atıldı:
arrowBir çocuğun bacağındaki şekil bozukluğu ve kısalığı telafi edildi

Dr. Hakan Dinçyürek: "Çocuk hastanın sol bacağında doğuştan gelen 5 cm kısalık ve 10 derece dönüklüğün telafi edilebilmesi için bilgisayar destekli 40 günlük bir tedavi protokolü geliştirildi"

 

Sağlık Bakanlığı, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Servisinde Ada’da bir ilk olan “Bilgisayar Destekli Fiksatör Eksterm” sistemiyle 12 yaşındaki bir erkek çocuğa başarılı bir cerrahi müdahale gerçekleştirildiğini açıkladı.

Bakanlık Basın Bürosunun verdiği bilgiye göre, sol bacağımda doğuştan kısalık ve şekil bozukluğu olan çocuk hastaya ameliyatı, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Hakan Dinçyürek gerçekleştirdi.

Sağlık Bakanlığı Basın Bürosuna konuşan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Hakan Dinçyürek, Bilgisayar Destekli Fiksatör Eksterm sistemiyle, hastanın sol bacağındaki şekil bozukluğu ve kısalığın telafi edildiği bir ameliyatı başarıyla gerçekleştirdiklerini söyledi.

Ameliyat sonrası “Online” sistemle planlama…
Ameliyat sonrası, tedavinin tüm aşamalarının başta planlama olmak üzere online sistemle bilgisayar destekli özel geliştirilmiş programlarla planlandığını anlatan Dinçyürek, böylelikle tedavinin sonunda karşılaşılacak sonucun önceden öngörülebildiğini belirtti.

5 cm kısalık ve 10 derece dönüklüğün telafisi için 40 gün…
Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde çok başarılı ameliyatlara imza atıldığının altını da çizen Dinçyürek, söz konusu çocuk hastanın sol bacağında doğuştan gelen 5 cm kısalık ve 10 derece dönüklüğün telafi edilebilmesi için bilgisayar destekli 40 günlük bir tedavi protokolü geliştirildiğini kaydetti.

Dünyada yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı…
“Bu yöntem kullanılarak, problemli kol, bacak kırıkları veya doğuştan oluşan kol, bacak kısalığı ve şekil bozukluklarına, cerrahi yöntemle başarılı bir şekilde ameliyat yapılabilmektedir” diyen Dinçyürek, Bilgisayar Destekli Fiksatör Eksterm sistemlerinin dünyada teknolojik gelişime paralel olarak yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandığına dikkat çekti.

Ada’da ilk kez…
Ülkede kol bacak kısalık telafi edici uygulamaların ilk kez Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde gerçekleştirildiğini de söyleyen Dinçyürek, problem kırıkların tedavisiyse birkaç ay önce yine Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde yapıldığını anımsattı.

Sağlık servislerimize güvenmeliyiz…
Sağlık servislerimizin gerçekleri yansıtmayan iddialarla yıpratılmasından dolayı, bir hekim olarak üzüntü duyduğunu da ifade eden Dinçyürek, “hastanelerimizde çok başarılı operasyonlara her gün imza atılıyorken, bunları görmezden gelmek doğru değildir. Ülkemizde sağlık sektöründe gerek kamusal alanda gerekse özel sektörde oldukça başarılı adımlar atılıyor. Bunları farkında olup sağlık servislerimize güvenmemiz gerekmektedir” dedi.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde dere yatağı genişletiliyor
 
                                                                                                                           6 Ekim 2010, Çarşamba
         Dere yatağı genişletiliyor
 
       Sağlık Bakanlığı, Lefkoşa Devlet Hastanesi'nde meydana gelebilecek olası sel felaketine karşı önlem almaya devam ediyor:
arrowNalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde dere yatağı genişletiliyor

Sağlık Bakanlığı, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi içerisinden geçen dere yatağını genişletip derinliğini artırarak olası bir su baskınına karşı önlem alıyor

 

Sağlık Bakanlığı, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde olası bir sel felaketine yönelik önlemler almaya devam ettiğini açıkladı.

Sağlık Bakanlığı Bakanlık Basın Bürosunun verdiği bilgiye göre, hastanede bundan sonra herhangi bir sel baskını yaşanmaması için Sağlık Bakanlığı, Lefkoşa Belediyesiyle koordineli bir şekilde çalışma sürdürülüyor.

Açıklamada, sele karşı önlem çalışmaların kapsamında, Hastane Kampusu içerisinde bulunan bölgeden geçen dere yatağında genişletme ve derinleştirme çalışmalarının yapıldığı bildirildi.

Lefkoşa Türk Belediyesinin gözetiminde devam eden çalışmalar sonrasında, yoğun ve ani gelebilecek yağışlardan dolayı yaşanması muhtemel su baskınlarında, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde herhangi bir sıkıntı yaşamaması hedefleniyor
 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik Akçaba: "Sağlık kurumlarımızı asılsız iddialarla yıpratmak, kimseye       fayda sağlamaz"
 
                                                                                                                                      5 Ekim 2010, Salı
         Mustafa Akçaba
 
       Bir gazetede yayımlanan haberdeki bir iddiaya yönelik açıklama yapan Sağlık Bakanlığı Müsteşar Vekili Mustafa Akçaba:
arrow'"Sağlık kurumlarımızı asılsız iddialarla yıpratmak,
        kimseye fayda sağlamaz"

Akçaba: "Hepimiz aynı gemide seyahat ediyoruz. Sağlığın hem kamu hem de özel ayağı önemlidir. Birini yüceltip diğerini kötülemek, bindiğimiz dalı kesmemiz anlamına gelir"

Tarak: "Gazetedeki haberi ben de okudum. İddia edildiği gibi bir durum söz konusu değildir. Görüldüğü gibi hastanede bana gerekli tedavi uygulanıyor. Hastanede dikiş ipliği bulunmadığı yönündeki iddia gerçek değil. Bu gerçek dışı iddiaya biz de çok üzüldük. Ne ben ne de ailem, söz konusu gazeteye hastanede dikiş ipliğinin olmadığını söylemedik"

 

Sağlık Bakanlığı Müsteşar Vekili Mustafa Akçaba, sağlık kurumlarımızı asılsız iddialarla karalamanın kimseye bir fayda sağlamayacağını söyledi.

Sağlık Bakanlığı Basın Bürosu aracılığıyla bir açıklama yapan Akçaba,  önceki gün geçirdiği trafik kasasından sonra Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine kaldırılan Ali Tarak isimli bir yurttaşın, sağlık durumuyla ilgili bir gazetede yer alan iddiaların gerçekleri yansıtmadığını söyledi.  

Açıklamasında, söz konusu gazetede, “Hastanede dikiş ipliği kalmadı” şeklinde yer alan haberi tek taraflı ve maksatlı bulduğunu da vurgulayan Akçaba, “hepimiz aynı gemide seyahat ediyoruz. Sağlığın hem kamu hem de özel ayağı önemlidir. Birini yüceltip diğerini kötülemek, bindiğimiz dalı kesmemiz anlamına gelir” dedi.

Basın daha hassas olmalı…  
Akçaba, “Sağlık sektörü çok önemli, ciddi ve stresli bir sektördür. Ülkede, gerek kamuda gerekse özelde hizmet veren sağlık kuruluşlarını aşağılayıcı ve küçük düşürücü yayınlar yapmak, insanlarımızın sağlığa duyduğu güveni zedelemektedir. Böylelikle de sağlık alanında insanlarımızın sığınacak güvenli bir limanları olmaz. Bu noktadaki seçenekleri tükenir. Dolayısıyla sağlık konusunda haber yapan basın kuruluşlarının, doğruluğu yüzde yüz teyit edilmeyen iddialara yer vermemesi gerekmektedir. Bu konuda basın kuruluşlarımız daha hassas davranmalıdır” dedi.

Ali Tarak: “Öyle bir şey yok. Bu habere biz de üzüldük…” 
Bu arada, trafik kazası geçirdikten sonra Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine kaldırılan ve şu anda Ortopedi Bölümünde tedavi gören Ali Tarak, Sağlık Bakanlığı Basın Bürosu aracılığıyla açıklama yaptı.

Tarak, “Gazetedeki haberi ben de okudum. İddia edildiği gibi bir durum söz konusu değildir. Görüldüğü gibi hastanede bana gerekli tedavi uygulanıyor. Hastanede dikiş ipliği bulunmadığı yönündeki iddia gerçek değil. Bu gerçek dışı iddiaya biz de çok üzüldük. Ne ben ne de ailem, söz konusu gazeteye hastanede dikiş ipliğinin olmadığını söylemedik” dedi.
 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik TTOBB, Lefkoşa Devlet Hastanesi'ne 2 Ambulans bağışladı
 
                                                                                                                                     5 Ekim 2010, Salı
         TOBB
 
       Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne 2 ambulans bağışladı:
arrowTTOBB, Lefkoşa Devlet Hastanesi'ne 2 Ambulans bağışladı

Mete: "TOBB olarak Kıbrıs Tük halkının refah ve mutluluk içinde yaşamasını arzu ediyoruz"

Kâşif: "İşbirliği ve dayanışmanın devam etmesini temenni ediyorum"

Küçük: "TC ekonomisinin gelişmesinin KKTC ekonomisinin gelişimine de
                olumlu katkıları var"

 

Ambulansların anahtarları bugün düzenlenen törenle TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halim Mete tarafından Başbakan İrsen Küçük’e teslim edildi.

Törende Başbakan İrsen Küçük, Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halim Mete, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Akçaba, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Rifat Siber, Başhekim Başyardımcısı Ramadan Kamiloğlu, Bakanlık Müdürü Ümit Özkıran, bazı bakanlık ve hastane yetkilileri katıldı.

METE
Törende ilk konuşmayı yapan TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halim Mete, TOBB olarak Kıbrıs Tük halkının refah ve mutluluk içinde yaşamasını arzu ettiklerini kaydederek, KKTC’ye dönük tüm çalışmalarını bu hedef doğrultusunda yürüttüklerini söyledi.

TOBB’nin temsil edildiği tüm uluslararası platformlarda Kıbrıs konusundaki çözüm önerilerini dile getirdiklerine işaret eden Mete, KKTC iş dünyasının tüm dünyaya entegre olması için girişimlerde bulunduklarını kaydetti.

TC ve KKTC arasındaki ikili ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmek amacıyla iş konseyi kurduklarını anlatan Mete, bu sabah Girne’de Türk Ekonomi Bankası, DEİK, TC-KKTC İş Konseyi ve Ticaret Odası’nın işbirliğinde hazırlanan “Kuzey Kıbrıs’ın Gelecek Stratejileri Raporu”nu sunduklarını anımsattı. Birlikleri tarafından kurulan Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın KKTC ekonomisini geliştirmeye dönük bir dizi çalışması bulunduğunu belirten Mete, yabancı yatırımların KKTC’ye çekilmesi konusunda yapılacakların belirlenmesi amacıyla, Kıbrıs’ta “Yabancı Yatırım Danışma Konseyi Toplantısı” yapılacağını, bu konuda sürekli bir mekanizma oluşturulabilmesi için gayret sarf edileceğini kaydetti.
Mete konuşmasının sonunda ambulansların anahtarlarını Başbakan İrsen Küçük’e teslim etti.

KÂŞİF
Mete'den sonra söz alan Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif de, “ambulansların KKTC’ye bir telefonla gönderildiğini” söyleyerek, TOBB’a teşekkür etti.

Anavatan Türkiye’yle sadece hükümetler düzeyinde değil, kuruluşlar nezdinde de iyi ilişkiler içinde olunduğunu vurgulayan Kaşif, işbirliği ve dayanışmanın devam etmesi temennisinde bulundu.

KÜÇÜK
Başbakan İrsen Küçük de, yapılan bağışla Anavatan Türkiye ve kuruluşlarının Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu gösterdiğini ifade etti.

TOBB’un son 10 yıl içinde Türk ekonomisine damgasını vurduğunu, Türk ekonomisi bugün dünya ekonomisiyle rekabet edebilecek duruma geldiyse bunun TOBB sayesinde olduğunu vurgulayan Küçük, içinde bulunduğumuz yıl içinde genel duruma bakıldığında Anavatan’ın ekonomisinde yüzde 10’luk bir büyüme olduğunu kaydetti. TC ekonomisinin gelişmesinin, KKTC ekonomisinin gelişmesine de olumlu katkıları olduğunu ifade eden Küçük, 2009 yılında eksi büyüme olan KKTC’de, 2010 yılında bunun tam tersi olduğunu ve ekonomide yüzde 4’lere varan bir büyüme olduğunun görüldüğünü belirtti.

Çalışmalar sürdüğü sürece Anavatan Türkiye’deki gelişmelerin KKTC’ye de yansıyacağını ifade eden Başbakan Küçük, bu sayede, yeni istihdam imkânları doğacağını, halkın hayat şartlarının daha da iyileşeceğini söyledi.

KKTC’de yarın büyük bir toplantı yapılacağını ifade eden Başbakan İrsen Küçük, toplantının TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile Kıbrıs İşlerinden Sorumlu TC Devlet Bakanı Cemil Çiçek’in katılımıyla gerekleştirileceğini kaydetti. Küçük, toplantıda alınacak kararların kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

Ambulansların vatandaşlara hayırlısı olması dileğinde bulunan Başbakan İrsen Küçük konuşmasının sonunda, ambulansların anahtarlarını Sağlık Bakanı Ahmet Kâşif’e takdim etti ve TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halim Mete’ye bir de anı plaketi sundu.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

                                                           EKİM 2010  
» Basın Bildirisi (28.10.2010)
» Girne Dr. Akçiçek Hastanesi'ne "Hasta çağrı cihazı" kurulması için girişim başlatıldı
» Gönüllüler ordusuna teşekkür...
» Bakan Kaşif: "Emekli olsanız da hep aramızdasınız"
» Son 10 ayda 100 kalp ameliyatı daha gerçekleştirildi...
» Organ bağışı için AB uyumlu yasa...
» Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kâşif vurguladı:
  "Sağlık çalışanları zor şartlarda çok önemli bir görev yapıyor"

» 16 Ekim Dünya Gıda Günü...
» Basın Bildirisi (13.10.2010)
» Aile hemşireliği eğitimi...
» Bakan Kaşif: "Sağlıkta elbirliğiyle çok iş yapılabilir"
» Ada genelinde bir ilk: Bilgisayar Destekli Fiksatör Eksterm
» Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde dere yatağı genişletiliyor
» Akçaba: "Sağlık kurumlarımızı asılsız iddialarla yıpratmak, kimseye fayda sağlamaz"
» TTOBB, Lefkoşa Devlet Hastanesi'ne 2 Ambulans bağışladı