Baslik KAŞİF, İSLAM KONFERANSI 3. SAĞLIK BAKANLARI TOPLANTISI'NDA
      KKTC'Yİ TEMSİL EDECEK"
 
 28 Eylül 2011, Çarşamba
         Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif
 
         Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif İslam İşbirliği Örgütü'nün davetlisi olarak Kazakistan'a gitti
arrow  KAŞİF, İSLAM KONFERANSI 3. SAĞLIK BAKANLARI TOPLANTISI'NDA
       KKTC'Yİ TEMSİL EDECEK

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, İslam İşbirliği Örgütü (İİÖ) Sağlık Bakanları toplantısına katılmak üzerere Kazakistanın Başkenti Astana'ya gitti.

Bakanlık Basın Bürosu’nun verdiği bilgiye göre Sağlık Bakanı Kaşif,  merkezi Cidde’de bulunan İslam İşbirliği Örgütü’nün (İİÖ) 29 Eylül – 1 Ekim tarihlleri arasında gerçekleştireceği “İslam Konferansı 3. Sağlık Bakanları Toplantısı’nda” KKTC adına yer alacak.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BAKAN KAŞİF: "HAYAT KURTARMADA BİRİNCİ AYAK SİZSİNİZ"
 
 23 Eylül 2011, Cuma
         Ambulans şoförleri
 
         İlkyardım eğitim kurslarını tamamlayan hemşire ve ambulans şoförlerine
         sertifikalarını dağıtan Bakan Kaşif vurguladı:
arrow "HAYAT KURTARMADA BİRİNCİ AYAK SİZSİNİZ"

Kaşif: "Eğitim çok önemli. Sağlık alanında görev yapan ve insan hayatıyla bir bir alakalı olan personelin, yenilikleri yakından takip etmesi şart"

Sağlık Bakanlığı’na bağlı hemşire ve ambulans şoförlerine yönelik verilen ilkyardım eğitim kurslarını tamamlayanlara sertifikaları bugün düzenlenen törenle verildi.
Sağlık Bakanlığı’nda düzenlenen törende Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif,  34 hemşire ve 25 ambulans şoförüne sertifikalarını dağıttı.
Kasım 2010’dan geçen haftaya kadar yapılan kurslara 3 ayrı grup ambulans şoförüyle, 3 ayrı grup hemşire katıldı.
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif törende yaptığı konuşmada, eğitimin çok önemli olduğuna işaret ederek, sağlık alanında görev yapan  ve insan hayatıyla bir bir alakalı olan personelin yenilikleri yakından takip etmesi gerektiğini söyledi.
“Hayat kurtarmada birinci ayak sizsiniz” diyen Bakan Kaşif, sertifikalarını alan şoför ve hemşirelere başarılar diledi. 

Törende bakanlık yetkilileri de hazır bulundu. (TAK)
 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BU YILIN YÜZÜNCÜ KALP AMELİYATI YAPILDI
 
 23 Eylül 2011, Cuma
         Kalp ameliyatları
 
         Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde;
arrow BU YILIN YÜZÜNCÜ KALP AMELİYATI YAPILDI

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde Ocak 2011'den bu güne kadar toplam 100 kalp ameliyatı yapıldı. Haziran 2007'de yapılmaya başlanan kalp ameliyatlarında toplam rakam, 350'yi aştı. Ameliyatlarda başarı oranıysa Dünya ortalamalarının üzerinde...

Sağlık Bakanlığı, bugün Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yeni bir  açık kalp ameliyatı gerçekleştirildiğini,  böylelikle de 2011 yılının yüzüncü kalp ameliyatının başarıyla sonuçlandığını açıkladı.
 
Bakanlık Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde, kalp ameliyatlarının yapılmaya başlandığı Haziran 2007’den bu yana, üç yüz elliyi aşkın başarılı kalp ameliyatına imza atıldı.
 
Nalbantoğlu Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi, yeterli donanıma sahip...
Kalp ameliyatları ve damar tıkanıklıklarının giderilmesi için Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlı Devlet Hastanesi’nin yeterli donanıma sahip olduğunun vurgulandığı açıklamada, “Kalp ve damar hastalıklarıyla ilgili her türlü ameliyatlar Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde en iyi şekilde yapılıyor. Bu ameliyatlarda sürekli yeni bir takım tedavi yöntemleri de uygulanmaya başlandı” denildi.

Kalp ameliyatlarında başarı, Dünya ortalamasının üzerinde...
Dünyada gerçekleşen kalp ameliyatlarında yüzde 3’lük bir ölüm oranının olduğunun ifade edildiği açıklamada, şu ana kadar KKTC’de yapılan kalp ameliyatlarında bu oranın, yüzde 1.2 olduğu belirtildi.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik DAMACANALARIN SU AMBALAJLAMASINDA YASAKLANMASINI       GEREKTİRECEK BİLİMSEL BİR VERİ YOK
 
 22 Eylül 2011, Perşembe
         Basın açıklaması
 
         Sağlık Bakanlığı, kamuoyu'nda zaman zaman tartışma konusu olan damacana su
         kapları hakkında açıklama yaptı:
arrow DAMACANALARIN SU AMBALAJLAMASINDA YASAKLANMASINI
      GEREKTİRECEK BİLİMSEL BİR VERİ YOK

Sağlık Bakanlığı: "Damacana su kaplarının, ithali aşamasında, Sağlık Bakanlığı'ndan ön izin gereklidir. Ön izin alınabilmesi için de, ithal edildiği ülkenin Resmi Otoritesi'nden damacananın gıda ile temas edebileceğine uygunluğu ve sağlık açısından sakıncalı olmadığını gösterir resmi belge talep edilir"

Sağlık Bakanlığı, damacana sulardaki Bisfenol-A miktarının  Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi EFSA’nın belirlediği düzeyin çok altında olduğuna dikkat çekerek, Ülkede,  zaman zaman kamuoyunu meşgul eden damacana suları ile ilgili tartışmaları, Dünya’daki ve Türkiye’deki otoritelerle de istişare ederk değerlendirdiğini açıkladı.

Bakanlık Basın Bürosu aracılığıyla açıklama yapan Sağlık Bakanlığı, damacanaların su ambalajlamasında yasaklanmasını gerektirecek şu an itibarıyla herhangi bir bilimsel verinin olmadığını ve yurttaşların  ambalajlanmış damacana suları gönül rahatlığıyla kullanabileceğini vurguladı.

Sağlık Bakanlığı, yayımladığı bildiride, Ülkemizde içme suyu ambalajlamasında iki ana malzeme olan PET (polietilentereftalat) ve Damacana (polikarbonat) kullanılmakta olunduğuna dikkat çekerek, PET’de Bisfenol-A bulunmazken, Damacanalarda ise Bisfenol-A kullanılmakta olunduğunu belirtti.

Damacanalar, ithal aşamasında ön izine tabii...
Damacanaların ithali aşamasında, Sağlık Bakanlığı’ndan ön izin gerektiğine dikkat çakilen açıklamada, “Ön izin alınabilmesi için de, ithal edildiği ülkenin Resmi Otoritesi’nden damacananın gıda ile temas edbileceğine uygunluğu ve sağlık açısından sakıncalı olmadığını gösterir resmi belge talep edilir” ifadesi yer aldı.

Açıklamada, Bisfenol-A’nın dünyada yaygın olarak insanla direkt temas eden çeşitli alanlarda (gıda ambalajları, inşaat sektörü, otomotiv sektörü v.b) kullanılmakta olduğu kaydedildi ve gıda ambalajında yer alan Bisfenol-A’nın, gıdaya bulaşarak sindirim sistemi yoluyla vücuda alınabilmekte olmasına rağmen, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi  (EFSA) tarafından belirlenen ve sağlık açısından bir kişide risk oluşturacak günlük alınan Bisfenol-A düzeyinin 600 litre  damacana su miktarına tekabül ettiği  kaydedildi.

Ülkedeki, damacana sulardaki Bisfenol-A miktarının EFSA’nın belirlediği düzeyin çok altında olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Bakanlığımız zaman zaman kamuoyunu meşgul eden damacana suları ile ilgili tartışmaları, Dünya’daki ve Türkiye’deki otoritelerle de istişare ederk değerlendirmiştir. Damacanaların su ambalajlamasında yasaklanmasını gerektirecek şu anda herhangi bir bilimsel veri yoktur. Dolayısıyla,  damacanalar gönül rahatlığıyla kullanılabilir” denildi.

Dikkat edilmesi gereken önemli hususlar...
Açıklamada, damacana kullanımında dikkat edilmesi gereken önemli hususlar hakkında da bilgi verildi.

Buna göre yurttaşlara, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış damacana suları tercih etmesi; deforme veya yıpranmış damacanalardaki suların satın alınmaması; damacana sularının uzun süre direk güneş ışığına maruz kalmaması; damacana pompalarının ve damacana suyu kullanılan su sebillerinin temizliğine dikkat edilmesi; damacanaların evlerde başka amaçla kullanılmaması; damacanaların temizlenmesinde çamaşır suyu ve fırça gibi tahriş edici maddeler kullanılmaması ile damacana temizliğinin su üreticisine bırakılması gibi konularda duyarlı olması önerildi.
 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik POLİKLİNİKTE KAPASİTE YETERLİ, SABAH ERKENDEN YIĞILMAYA
      GEREK YOK
 
 16 Eylül 2011, Cuma
         Poliklinik toplantısı
 
         Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Polikliniğiyle ilgili basın toplantısı:
arrow POLİKLİNİKTE KAPASİTE YETERLİ, SABAH ERKENDEN YIĞILMAYA
      GEREK YOK...

Ulutekin: "Sabah 05.00 yerine 09.00-10.00'da polikliniğe başvurulması halinde sıkışıklık ve tartışma yaşanmadan tedavi görülebilir"

Siber: "Hastanemizde şu anda tarihinin en iyi kadrosu var... Ölçüsüz eleştiri ve dayanaksız bilgiler şevkimizi kırıyor… burası halkın hastanesi, şikayeti olan bize başvursun"

Berksel: "Her şeyin dört dötrlük olduğunu söyleyemem ama polikliniğimiz talebi karşılamada yeterli…"

Sağlık Bakanlığı ve Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi yetkilileri, hastanenin polikliniğinde sabahın erken saatlerinde yaşanan yığılmanın, vatandaşların gereksiz kaygılarından kaynaklandığını belirtti ve hastalara çok erken saatlerde hastaneye gitmemeleri çağrısı yaptı.

Bin civarındaki personeliyle ülkenin en donanımlı devlet hastanesi konumunda bulunan Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde numaratör sistemi kullanılan poliklinik, laboratuar, röntgen ve eczane bölümlerini gazetecilerle birlikte dolaşan bakanlık ve hastane yetkilileri, bu bölümlerin kapasitelerini anlatarak saat 10.30’da gelecek bir hastanın bile hizmet alabileceğini gösterdiler.

Poliklinikte özellikle sabah saatleri yaşanan ve zaman zaman basına da konu edilen yoğunluğun, hastaların gereksiz yere çok erken saatlerde sıraya girmesinden kaynaklandığını belirten yetkililer, hastanenin tüm hastalara hizmet verecek kapasitede olduğunu ve çok erken saatlerde hastaneye gelmeye gerek bulunmadığını vurguladılar.

Doktorlar hastaneyi anlattı
Sağlık Bakanlığı Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Müdürü Dr. Ahmet Ulutekin, Daire Başhekimi Dr. Adil Özyalkın, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Rifat Siber ve Başhekim Yardımcısı Dr. Ersan Berksel bugün düzenledikleri basın toplantısında, poliklinik hizmetleri ile ilgili gazetecilere yerinde bilgi verdiler ve hastanedeki sistemin nasıl çalıştığını anlattılar.

Ulutekin: “Kapı açılınca hücum…”
Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Müdürü Dr. Ahmet Ulutekin, gazetecilerle birlikte poliklinik ve bölümlerini dolaştıktan sonra yaptığı konuşmada, basında çıkan haberler üzerine halka duyuru ihtiyacı duyduklarını belirtti. Sabahları yaşanan yoğunluğun hastaların kapının açıldığı anda içeri girmek için hücum etmesinden kaynaklandığını; oysa polikliniğe 10.30-11.00’de bile gidilse tedavi görülebileceğini anlatan Ulutekin, bazı doktorlar için sıra numarası bitse bile aynı branşta mutlaka başka doktor bulunduğunu ifade etti.

Ulutekin, vatandaşlara çağrı yaparak, sabah 04.00-05.00 gibi erken saatler yerine acil işi olmayanların saat 09.00-10.00’da polikliniğe başvurması halinde, sıkışıklık ve tartışma yaşanmadan tedavi alınabileceğini söyledi. Dr. Ahmet Ulutekin, “Hastane hepimizin” diyerek, yapıcı olunmasını da istedi.

Siber: “Ölçüsüz eleştiri ve dayanaksız bilgiler şevkimizi kırıyor”
Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Rıfat Siber, hastanenin çalışmasında bazı aksaklıklar olduğunu ancak bunların basında yer alışında duyarlılık beklediklerini ifade ederek, ölçüsüz eleştiri ve dayanaksız bilgilerin yer aldığı haber ve yazıların, çalışanların şevkini kırdığını vurguladı. “Tabi ki eleştiri olacak, eksikler duyurulacak ama basından duyarlılık bekliyoruz” diyen Siber, sorun yaşayanların sorunlarını gazeteciler aracılığıyla çözmesinin pratik olmadığını, birçok kez gazeteciler tarafından arandıklarını ve şikayetçilerin Başhekimliğe başvurmasının doğru olduğunu söyledi.

Dr. Siber, sorunları diyalogla çözmeye çalıştıklarını belirterek, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin halkın hastanesi olduğunu; herkesin duyarlılık göstermesiyle daha verimli ve düzenli bir çalışma ortamı yaratılabileceğini kaydetti.

“Tarihin en iyi kadrosu”
1978’de hizmete giren hastanenin, şu andaki doktor ve diğer personel kadrosunun, tarihinin en iyi kadrosu olduğunu söyleyen Başhekim Dr. Rıfat Siber, 125’i uzman doktor, 26’sı asistan doktor, 370’i hemşire olmak üzere hastanede bin personelin görev yaptığını ve 500 yatak kapasitesi bulunduğunu anlattı. Siber, hastanede güvenliğin özel güvenlik şirketleriyle sağlanmasına devam edildiğini; hasta ziyaret saatlerinde bazı sorunlar yaşandığında güvenlik görevlilerinin müdahale ettiğini kaydederek, hasta ziyaretlerinin kısa tutulmasını, mutlaka gelinmesi gerekiyorsa gelinmesini ve ziyaret amacıyla hastaneye çocuk götürülmemesini istedi.
Başhekim Dr. Rıfat Siber, “Burası halkın hastanesidir. Herkes duyarlı olursa, daha verimli ve düzenli çalışabiliriz” diye konuştu.

Berksel: “Hizmetlerimiz yeterli”
Poliklinikten sorumlu Başhekim Yardımcısı Dr. Ersan Berksel ise, poliklinik hizmetlerinin yeterli olduğunu belirterek, rakamlarla örnekler verdi.
“Hastanede her şeyin her zaman dört dörtlük olduğunu söyleyemem” diyen Berksel, bazı sıkıntılar yaşanabildiğini ancak polikliniğin hastaların talebini karşılamada yeterli olduğunu söyledi. Berksel, Ramazan Bayramı tatili nedeniyle sonrasındaki hafta yaşanan yoğunluğa rağmen, polikliniğin kapasiteyi aşmadığını belirterek, 5-9 Eylül tarihlerinde polikliniklerdeki branşlarda kapasite, sıra numarası alan hasta sayısı ve kalan kapasiteler hakkında rakamlar verdi. Bu rakamların basına her zaman açık olduğunu ifade eden Dr. Ersan Berksel, örneğin 5 Eylül Pazartesi günü poliklinikte bakılabilecek hasta kapasitesi 970 iken, 660 hastanın başvurduğunu anlattı.

Berksel, poliklinik hizmetlerinin iyileştirilmesi, hastaların numara bulamaması veya numaraların el altından dağıtımı gibi sorunları ortadan kaldırmak için bir süredir numaratör sistemi kullanıldığına işaret eden Berksel, bir süre öncesine kadar 101’den başlayan numaratörün verdiği numaralarının, yanlış anlaşılmaları önlemek için artık 1’den başladığını bildirdi. Berksel, kapasiteleri, tuttukları istatistiklerle belirlediklerini de belirtti. Hastalara, sabahın erken saatlerinde poliklinik binası önüne gitmemeleri çağrısı yapan Dr. Berksel, “Bu kadar erken saatlerde gelmelerine gerek yok. Bu kendilerine de eziyettir” dedi. Laboratuar hizmetleri için randevu sistemi uygulandığını ve günde 220 kişiye hizmet verildiğini; bayram tatili nedeniyle hizmet verilemeyen günlerin yansıması olarak bugünlerde randevuların 3 gün sonrasına verildiğini ancak haftaya günlük randevu verilebilecek duruma gelineceğini ifade eden Başhekim Yardımcısı Dr. Berksel, vatandaşların 223 47 89 numaralı telefondan laboratuar için randevu alabileceğini dile getirdi. (TAK)

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik SAĞLIK BAKANI DR. AHMET KAŞİF: "LEFKOŞA'YA YENİ HASTANE
      YAPIMI İÇİN GİRİŞİMLER BAŞLADI"
 
 15 Eylül 2011, Perşembe
         Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif
 
         Cumhuriyet Meclisin'nde Konuşan Sağlık Bakanı Kaşif:
arrow "LEFKOŞA'YA YENİ HASTANE YAPIMI İÇİN GİRİŞİMLER BAŞLADI"

Meclis Genel Kurulu'nda konuşan Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nin yetersiz kaldığını belirterek, başkente yeni bir hastane yaptırmak için ön çalışmaların başladığını; gelecek yıl temelinin atılmasını hedeflediklerini açıkladı...

“İkinci iş yasağının uygulanabilmesi için kaynak hazırlanması lazım”
Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’yla doktorlara ikinci işin yasaklandığını, “yasakladım diye yola çıkarken çalışanlara bir takım hakların verilmesi, kaynakların hazırlanması gerektiğini” belirten Kaşif, “Bu hazırlığın son aşamasındayız. Haftaya Bakanlar Kurulu’nun gündemine gelecek ve ondan sonra yürürlüğe girecek” dedi.

Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde asistan doktor eğitimi verildiğini kaydeden Bakan Kaşif, bu eğitimlerin Kıbrıslı Türk doktorlarca verildiğini, doktorlara eğitim süreçleriyle ilgili taahhütname imzalatıldığını; eğitim için YDÜ’ye gidip de doktorluk yapanlar varsa bunlara bakılacağını ancak doktorların peşine casus takacak halleri olmadığını anlattı. Kaşif, halk için çalıştıklarını, halkın sağlığına ve memnuniyetine önem verdiklerini kaydederek, halkı yüzde yüz tatmin edemediklerini ancak bunu hedeflediklerini vurguladı. “Bize iletilen her şikayeti inceliyoruz, yerinde görüyor ve gereği neyse yapmaya çalışıyoruz” diyen Ahmet Kaşif, Cengiz Topel Hastanesi’ne yeni bir acil servis yaptırdıklarını, Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde anjiyo için altyapının tamamlandığını kaydetti. Lefkoşa merkeze yepyeni bir hastane gerektiğini çünkü mevcut hastane hem hastaların hem personel için yetersiz kaldığını ifade eden Kaşif, bin yataklı, yeni, donanımlı bir hastane için çalışma başlattıklarını açıkladı.

Hedef 2012’de temel atmak...
Bakan Kaşif, yeni hastane için yer tespiti ve proje ön çalışması başlattıklarını belirterek,  “Hedefimiz 2012’de bu hastanenin temelini atmaktır” dedi. Radyoterapi cihazının alındığını ve yakında Ankara’dan geleceğini açıklayan Sağlık Bakanı Kaşif, bu cihazın Türkiye tarafından alındığını; ilişkilerin gerek Türkiye gerekse diğer ülkelerle geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Mağusa Hastanesi’ndeki sirkat konusundaki soruşturmanın gereği neyse yapılacağını; yasalar neyi öngörüyorsa onu yaptıklarını vurgulayan Bakan Kaşif, soruşturma kapsamındaki personelin her zaman işyerinin değiştirildiğini belirtti.

Sağlık Bakanı Kaşif, Teknecik Santralı’na filtre takılması için ne yapılabilir diye sorduğunu ve Maliye Bakanı’nın “bir şeyler yapacağız” dediğini bildirerek, halk sağlığı için ellerinden geleni yapacaklarından kuşku duyulmamasını istedi.

Cengiz Topel Hastanesi olduğu sürece oraya, petrol dolum tesisi
yatırımı mümkün değil...

Kaşif, CTP Güzelyurt Milletvekili Mehmet Çağlar’ın yerinden sorusu üzerine, Lefke bölgesinde gündeme gelen petrol dolum tesisiyle ilgili Bakanlığı’nın görüşünün de sorulduğunu “Cengiz Topel Hastanesi olduğu sürece oraya yatırımın mümkün olmadığı” görüşünü verdiklerini açıkladı. Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, Sağlık Yasası’nda ikinci iş yasağını uygulayabilmek için kaynak yaratacak bir çalışma yaptıklarını yineledi ve bu konuda ilgili sivil toplum örgütlerinin de görüşünün alındığını söyledi.

Sağlıkta daha iyi ne yapılabilir arayışını sürdürdüklerini belirten Kaşif, ne buldukları üzerinde durmadıklarını ve eleştiri ve özeleştiriden de gocunmadığını kaydetti. (TAK)

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik AKUT İNME GEÇİREN 75 YAŞINDAKİ KADIN HAYATA DÖNDÜRÜLDÜ
 
 13 Eylül 2011, Salı
         Akut İnme müdahalesi
 
         Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde girişimsel radyolojide
         Ada sınırlarını aşan bir ilk yaşandı:
arrow AKUT İNME GEÇİREN 75 YAŞINDAKİ KADIN HAYATA DÖNDÜRÜLDÜ

Aniden şuur kaybı veya tek taraflı felç geçiren hastalar hastaneye gecikmeden
müracaat etmeli...

Sağlık Bakanlığı, beyinde kalp ve solunumu kontrol eden ana damarı tıkalı 75 yaşındaki bir kadın hastanın, anjiyo altında yapılan bir müdahaleyle yaşama döndürüldüğünü bildirdi.

Bakanlık Basın Bürosu aracılığıyla yapılan açıklamaya göre, tam bir ekip çalışmasıyla gerçekleşen müdahalede, Radyoloji Uzmanı Dr. Süha Akpınar, Radyoloji Uzmanı Dr. Süreyya Vudalı Doğruyol, Noroloji Uzmanı Dr. Bahar Kaymakamzade Çulhaoğlu ile Asistan Dr. Eylem Sayılgan Barbin ile hemşire ve teknisyenler yer aldı.

İlk müdahale acilede yapıldı...
Konuyla ilgili olarak Bakanlık Basın Bürosu’na açıklamada bulunan ilgili hekimler, kalp, şeker ve tansiyon hastası olan 75 yaşındaki kadın hastanın, bilinci kapalı olarak 10 Eylül 2011 Cumartesi günü, ailesi tarafından saat 14,30 sularında Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Acil Servisine getirildiğini söylediler.

Acil Serviste ilk müdahaleyi Nöroloji Uzmanı Dr. Bahar Kaymakamzade Çulhaoğlu’nun gerçekleştirdiğinin belirtildiği açıklamada, beyin arka sistemini ilgilendiren akut inme tanısıyla hastaya, ilk kez kolundan pıhtı çözücü tedavisi uygulandığı ve bu tedavinin Kuzey Kıbrıs’ta bir ilk olduğu kaydedildi.

Akut inme...
Beyin damarlarındaki tıkanıklığa bağlı olarak akut inme geçiren kadın hastaya, acilde uygulanan pıhtı çözücü ilaç tedavisi ve yapılan tanısal anjiyo sonrasında, ana damarın açılmadığı saptandı.

Bu noktada devreye giren Girişimsel Radyologlar  Dr. Süha Akpınar ve Dr. Süreyya Vudalı Doğruyol, ana damar içerisine girerek pıhtı çözücü madde verip, ileri tetkikle pıhtıyı yok etmeye çalıştı. Yaklaşık 2 saat süren yoğun işlem sırasında damarın tamamen açıldığı gözlendi. Böylelikle  esas tedavi sağlanmış oldu. Bu işlem de Ada’da bir ilki teşkil etti.

Hastaya en geç 3 saat içerisinde yapılacak erken müdahale önemli...
Bu gibi vakalarda hastaya erken müdahalenin kesinlikle hayat kurtardığını belirten uzman hekimler, bahse konu 75  yaşındaki kadın hastanın, ailesi tarafından bir saat içerisinde acil servise getirilmiş olmasının, hastanın hayata döndürülmesinde önemli bir unsur olduğunu söylediler.

Tedaviye yönelik beyin anjiyosu yapıldı...
Açıklamada söz konusu hastaya, kasıktan girilerek tedaviye yönelik beyin anjiyosunun yapıldığı da belirtilerek, bunun KKTC’de bir ilk olmakla birlikte, Türkiye’de de bu işlemin çok az sayıdaki merkezlerde yapılabildiği belirtildi.

Aniden şuur kaybı veya tek taraflı felç geçiren hastalar hastaneye gecikmeden müracaat etmeli..
“Her hasta bu işlem için uygun olmayabilir. Öncelikle, hastayı acilde karşılayan hekimler bu operasyonların yapılıp yapılamayacağına karar verirler. Operasyonun yapılabilmesi için hastanın tansiyon ve şeker değerleri, beyinde kanamanın olup olmadığı ve  erken başvuru, en önemli kriterlerdir” diye sözlerini sürdüren hekimler,  şuurunu beklenmedik bir şekilde kaybeden hastaların veya aniden tek taraflı felç geçiren hastaların mutlaka ilk 3 saat içerisinde hastaneye başvurmalarının hayati önem taşıdığını söylediler.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik SAĞLIK BAKANI DR. AHMET KAŞİF: "SAĞLIĞIN HER AŞAMASINDA
      FİZYOTERAPİNİN ÖNEMİ ÇOK BÜYÜK"
 
 8 Eylül 2011, Perşembe
         Fizyoterapistler Derneği
 
         Dünya Fizyoterapistler Günü dolayısıyla Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Birliğini kabul eden
         Sağlık Bakanı Kaşif:
arrow "SAĞLIĞIN HER AŞAMASINDA FİZYOTERAPİ'NİN ÖNEMİ ÇOK BÜYÜK"

Kaşif: " İlgili yasada yapılacak iyileştirmeler konusunda Fizyoterapistlerin arkasındayım.
Yasa konusunda Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi ile derhal çalışmalara başlansın. İnanıyorum ki, en geç bir ay içerisinde yasada yapılacak değişiklikler sonuçlanır"

Karaca: " İhtiyaç olunan yerlere Fizyoterapist alınması, ilgili yasada yapılacak değişikliklere verilen destek ile hastanelerdeki fizik tedavi merkezlerinin altyapılarının iyileştirilmesi ve bir çok konuda Sayın Bakan duyarlı olmuştur. Şahsım ve Birliğim adına teşekkür ederim"

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, sağlığın her aşamasında fizik tedaviye ihtiyaç duyulduğunu  vurgulayarak,  bu nedenle de fizik tedavi ve rehabilitasyonla alakalı projelere yatırım yapmaya devam edeceklerini açıkladı.

Bakanlık Basın Bürosu’nun verdiği bilgiye göre, Dünya Fizyoterapistler Günü dolayısıyla, Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Birliği heyetini makamında kabul eden Bakan Kaşif, Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Birliği’nin, Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Teşkilat Yasası’nda  yapılmasını istediği değişikliklere destek olacağını söyledi.

Fizik Tedavi Uzmanı Hekim yoksa, hastayı ilgili hekim sevk etsin...
Devlet Hastaneleri’nin bazılarında her gün Fizik Tedavi Uzmanı Hekimin bulunmadığını söyleyen Bakan Kaşif,  Fizik Tedavi uzmanı hekimin bulunmadığı yerlerde, ilgili hekimin Fizyoterapiste hasta yollayabilmesinin önünün açılmasından yana olduğunu ifade etti.

Yasanın tadiline destek...
Fizyoterapistlerin, Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Teşkilat Yasası’nda kendi meslekleriyle ilgili duydukları  rahatsızlığı iyi bildiğini söyleyen Bakan Kaşif, “ İlgili yasada yapılacak iyileştirmeler konusunda Fizyoterapistlerin arkasındayım. Yasa konusunda Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi ile derhal çalışmalara başlansın. İnanıyorum ki, en geç bir ay içerisinde yasada yapılacak değişiklikler sonuçlanır” dedi.

Fizyoterapistlerden Bakan'a teşekkür...
Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Birliği adına konuşan Başkan Sibel karaca de, Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif’e, bugüne kadar vediği tüm sözleri yerine getirdiği için teşekkür etti.

Karaca, Bakan Kaşif’in gelmiş geçmiş tüm Bakanlar arasında kendilerini en iyi anlayan ve verdiği sözü tutan tek kişi olduğunu vurgulayarak, “ İhtiyaç olunan yerlere Fizyoterapist alınması, ilgili yasada yapılacak değişikliklere destek ile hastanelerdeki fizik tedavi merkezlerinin fiziki altyapılarının iyileştirilmesi ve bir çok konuda Sayın Bakan duyarlı olmuştur. Şahsım ve Birliğim adına teşekkür ederim” dedi.

Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Teşkilat Yasası’nda  yapılmasını istedikleri değişiklikleri  içerin dosyayı bakan Kaşif’e taktim eden Karaca, Türkiye’de Nisan 2011’de geçen kanuna göre, Fizik Tedavi Uzmanı’nın bulunmadığı hastanelerde, ilgili hekimlerin de hastalarını Fizyoterapistlere sevk edebildiğini söyledi.

Teşhisi koyan Hekim, hastasını Fizyoterapiste yönlendirebilmeli...
“Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Birliği olarak esas isteğimiz, tehisi koyan hekimin hastasını, Fizyoterapiste gönderebilmesidir” diye sözlerini sürdüren Karaca, ilgili yasanın bu şekilde düzeltilmesi için Sağlık Bakanı Kaşif’ten destek istedi.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

                                                           EYLÜL 2011  
» Kaşif, İslam Konferansı 3. Sağlık Bakanları toplantısında KKTC'yi temsil edecek (28/9/2011)
» Bakan Kaşif vurguladı: "Hayat kurtarmada birinci ayak sizsiniz" (23/9/2011)
» Bu yılın yüzüncü kalp ameliyatı yapıldı (23/9/2011)
» Sağlık Bakanlığı: "Damacanaların su ambalajlamasında yasaklanmasını gerektirecek bilimsel veri yok" (22/9/2011)
» Poliklinikte kapasite yeterli, sabah erkenden yığılmaya gerek yok (16/9/2011)
» Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif: "Lefkoşa'ya yeni hastane yapımı için girişimler başladı" (15/9/2011)
» Akut İnme geçiren 75 yaşındaki kadın hayata döndürüldü (13/9/2011)
» Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif: "Sağlığın her aşamasında fizyoterapinin önemi çok büyük (8/9/2011)