Baslik FENERBAHÇELİLER SAĞLIK BAKANI KAŞİF'İ ZİYAR ETTİ
 
 30 Haziran 2011, Perşembe
         Fenerbahçeliler
 
       Fenerbahçeliler;
arrowSAĞLIK BAKANI KAŞİF'İ ZİYAR ETTİ

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, KKTC Fenerbahçeliler Derneği tarafından düzenlenen ""5'i Bir Yerde Şampiyonluk Kutlaması" için Ada'ya gelen Fenerbahçe Spor Kulübü'nün bazı yöneticilerini kabul etti.

Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Asbaşkanlarından Mithat Yenigün ve Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Merçil ile KKTC Fenerbahçeliler Derneği’nin yöneticilerinin yer aldığı ziyaret, son derece samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşti.

Kaşif’e Fenerbahçe forması...
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif’e Fenerbahçe forması’nın da hediye edildiği ziyarette,  spor alanında yaşanan gelişmeler konuşuldu.

Ziyarette, Fenerbahçe’nin gerek futbol, gerekse diğer spor dallarında elde ettiği şampiyonlukları yakından takip edip taktirle karşıladığını söyleyen Bakan Kaşif, “Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kıymetli yöneticilerini ülkemizde ağırlamak bizlere mutluluk vermektedir” dedi.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik GİRNE DR. AKÇİÇEK DEVLET HASTANESİ'NE ANLAMLI KATKI
 
 28 Haziran 2011, Salı
         Girne Dr. Akçiçek Hastanesi'ne anlamlı bağış
 
       KKTC'de yaşayan yabancı uyruklu vatandaşlardan, Girne Doktor Akçiçek Hastanesi'ne
       anlamlı katkı:
arrowMAMOGRAFİ CİHAZI, ACİL SERVİS MONÜTÖRÜ VE CERRAHİ EL ALETLERİ

North Cyprus Cancer Charity Trust Derneği tarafından hastaneye kazandırlan 103 bin türk lirası tutarındaki Mamografi cihazı ve Emergency Service Voluntees (Acil Servis Sivil Gönüllüleri) tarafından bağışlanan 9 bin 500 Türk Lirası tutarındaki acil servis monitörü ve cerrahi el aletleri , bugün Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif'in de katıldığı bir törenle, Girne Doktor Akçiçek Hastanesine teslim edildi.

Ülkemizde yaşayan yabancılar tarafından kurulan North Cyprus Cancer Charity Trust ve Emergency Service Voluntees (Acil Servis  Sivil Gönüllüleri), Girne Dr. Akçiçek Hastanesine cihaz bağışında bulundu.

Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Birimi’nden yapılan açıklamaya göre, North Cyprus Cancer Charity Trust Derneği tarafından  hastaneye kazandırlan  103 bin Türk Lirası tutarındaki Mamografi cihazıyla, Emergency Service Voluntees (Acil Servis  Sivil Gönüllüleri) tarafından   bağışlanan 9 bin 500 türk lirası tutarındaki acil servis monitörü ve cerrahi el aletleri , bugün Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif’in de katıldığı bir törenle, Girne Doktor Akçiçek Hastanesine teslim edildi.

Bakanlık Müdürü  Ümit Özkıran, Bakanlık Özel Kalem Müdürü  Müge Tancer, Girne Dr.  Akçiçek Hastanesi Başhekim Vekili Dr. Baysan Keleşoğlu, North Cyprıus Cancer Charity Trust  Başkanı Angela  Hasman, Emergency Service Voluntees (Acil  Servis  Sivil Gönüllüleri) Başkanı Mike Plant , Dr. Akçiçek Hastanesi Kalkındırma Derneği Başkanı Dr. Özdemir Berova, hastane ve dernek yetkililerinin de hazır bulunduğu törende ilk konuşmayı Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif gerçekleştirdi.

KKTC’yi vatan bilen yabancıların bağışları anlamlı...
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif konuşmasında, bu günkü etkinlikte iki güzel olayın birarada yaşandığını belirterek, KKTC’yi vatan bilen, yaşamlarını  burada sürdüren yabancı vatandaşların , hizmet aldıkları  Girne Dr. Akçiçek Hastanesine yaptıkları katkıların büyük önem ve anlam taşıdığını kaydetti.

Sağlığa yapılan yatırımlar, insanlığa yapılan yatırımdır...
North Cyprıus Cancer Charity Trust’un , hastaneye 103 bin türk lirası tutarında  mamografi cihazı,  Acil Servis Sivil  Gönüllülerinin ise, 9 bin 500 türk lirası tutarında,  acil servis monitörü ve cerrahi el aleti bağışladığını  belirten Kaşif, sağlığa yapılan yatırımın, insanlığa yapılan yatırım olduğunu ve bu amaçla yapılan  katkıların , ödenen her türlü vergiden  daha önemli olduğunun altını çizdi.

Hastane binasının genişletilmesi gerekiyor...
Konuşmasında, Girne Doktor Akçiçek Hastanesinin teknik donanım açısından güçlendirdiklerini ancak,  hastane binasının bölgeye yetersiz gelmeye başladığını belirten Bakan Kaşif, hastanenin genişletilmesinin gerekliliğini vurguladı.

Daha rahat koşullarda hizmet...
Personelin daha iyi şartlarda çalışması ve vatandaşın da daha rahat hizmet  alabilmesi için , hastanenin  büyütülmesi gerektiğini, söyleyen  Kaşif, “Özellikle ana bina girişinde bulunan ve 2 odada hizmet veren acil  bölümünü hastaneye yaraşır bir  hale getirmek istiyoruz. Bu yönde hastane başhekimliği  proje çalışması yapıyor bu çalışma biter bitmez tadilata  başlanacak ve  röntgen bölümünü de  tadilata başlandıktan sonra ,  daha geniş bir ortama taşıyacağız.”dedi.

Röntgen, mamografi  ve diğer tetkikler için artık Lefkoşa’ya gidilmeyecek...
Girne Doktor Akçiçek hastanesinin teknik donanımının güçlendirilmesiyle, Girne’de yaşayan vatandaşların, röntgen, mamografi  ve diğer tetkikler için Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine ya da , özel hastanelere gitme zorunluluğunun ortadan kalkmış olacağını kaydeden Kaşif, Bağışlarıyla, hastanenin teknik donanımına  katkı sağlayan North Cyprus Cancer Charity Trust ve Acil Servis Sivil Gönüllülerine  teşekkür ederek, duyarlılıklarından dolayı kutladı.

Keleşoğlu...
Girne Doktor Akçiçek Hastanesi Başhekim Vekili Dr. Baysan Keleşoğlu da yaptığı konuşmada,  ülkemizde yaşayan yabancıların kurduğu Derneklerin Girne Dr. Akçiçek Hastanesine , bağışlarıyla katkı sağladığını belirterek, hastaneye, 103 bin Türk Lirası değerinde , bir mamografi cihazı  kazandıran, North Cyprıus Cancer Charity Trust  yetkilileriyle,  9 bin 500 Türk Lirası değerinde acil  servis monitörü ve cerrahi  el aletlerinden oluşan bir bağışta bulunan Acil Servis Sivil Gönüllülerine teşekkür etti.

Hasman...
North Cyprus Cancer Charity Trust  Başkanı Angela  Hasman ise konuşmasında, Girne Dr. Akçiçek Hastanesine bir mamografi cihazı kazandırmaktan mutluluk duyduklarını  belirterek,  cihazın tedarik edilmesine katkı koyan dernek üyeleri, yardımsever vatandaşlar ve sponsor işletme sahiplerine teşekkür etti.

Plant...
Emergency Service Voluntees-Acil Servis  Sivil Gönüllüleri başkanı Mike Plant ise, Girne Doktor Akçiçek Hastanesine , katkıda bulunmaktan mutluluk ve guru duyduklaırnı  belirterek, hastaneye daha fazla katkı sağlamak amacıyla, Doktor Akçiçek Hastanesi  kalkındırma Derneğiyle işbirliği içinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Teşekkür Plaketi taktim edildi...
Sağlık  Bakanı Ahmet Kaşif konuşmaların ardından, North Cyprus Cancer Charity Trust  Başkanı Angela Hasman ile Emergency Service Voluntees -Acil Servis  Sivil Gönüllüleri  başkanı  Mike Plant’a teşekkür plaketi sundu.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BAKAN KAŞİF: "ECZACILARIN ÖNERİ VE GÖRÜŞLERİNİ
      DEĞERLENDİRECEĞİZ"
 
 23 Haziran 2011, Perşembe
         Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği
 
       Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif;
arrowKIBRIS TÜRK ECZACILAR BİRLİĞİ HEYETİNİ KABUL ETTİ

Sağlık Bakanı Kaşif: "Eczacıların öneri ve görüşlerini değerlendireceğiz"

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, Fatma Azgın Başkanlığındaki Kıbrıs Türk Eczaclar Birliği heyetini kabul etti. 

Bakanlık Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre kabulde, Kıbrıs Türk Eczaclar Birliği, Ülkede Eczacı ve Eczane sayısında süratli bir artışın  yaşandığına dikkat çekerek, bu durumun mesleki açıdan sürdürülebilir olmadığını iddia etti ve Bakan Kaşif’e bir dizi görüş ve öneride bulundu.

Kabulde, konuyla ilgili olarak, Birliğin yazılı görüş ve öneri listesini Bakan Kaşif’e sunan Fatma Azgın,  Ülkede eczacılık mesleğini uygulamak isteyen eczacıların, tek seçeneğinin eczane açmak olduğuna dikkat çekti ve bu durumun Eczacı ve Eczane sayısının artmasına neden olduğunu söyledi.

Öneriler değerlendirilecek...
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif de kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk Eczacılar Birliğin’nin sunduğu önerileri Bakanlık Bünyesinde bulunan İlaç ve Eczacılık Dairesi ile istişare ederek ele alınacağını söyledi.

Eczacılık sektöründe yaşanan bazı sıkıntıların ilgili tarafların da önerileri doğrultusunda ele alınacağını vurgulayan Kaşif, “ilgili tüm taraflarla oturup konuyu değerlendireceğiz.
Bu çalışmadan sonra, bazı sorunların üstesinden gelineceğine inanıyorum” dedi.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik NALBANTOĞLU'NUN ÇEHRESİ ARTIK DAHA GÜZEL...
 
 10 Haziran 2011, Cuma
         Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi
 
       Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde yeşillendirme çalışmaları
       devam ediyor:
arrowNALBANTOĞLU'NUN ÇEHRESİ ARTIK DAHA GÜZEL...

Sağlık Bakanlığı, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne yönelik yenileme çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

Bakanlık Basın Bürosu aracılığıyla yapılan açıklamaya göre, 2010 yılında yaşanan sel felakatinden sonra hastanede sürdürülen yenileme çalışmaları kapsamında, hastane morgu baştan aşağı yenilendi ve çağdaş bir görünüme kavuşturuldu.

Yeşillendirme, çimlendirme ve çiçeklendirme çalışmaları...
Morgun yenilenmesinin yanı sıra, hastanenin çehresinin güzelleştirilmesi için de bir dizi çevre düzenlemesine de gidildi.

Konuyla ilgili Bakanlık Basın Bürosuna bir açıklama yapan Hastane Başhekim Yardımcısı Dr. Ramadan Kamiloğlu,  Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin ülkedeki en büyük ve en kapsamlı hastane olduğuna dikkat çekerek, “Nalbantoğlu Devlet Hastanesi ülkenin tam teşekküllü ve tam donanımlı hastanesidir. Dolayısyla hastanenin fiziki yapısı ve görsel imajı da iyi olmalıdır” dedi.
 
Hastanye  tedavi maksatlı gelen yurttaşların güzel bir ortamda ve göze de hitap eden bir çevrede tedavi görmelerinin önemine dikkat çeken Kamiloğlu, “Hastalar daha güzel ve yeşil bir ortamda tedavi alırlarsa, moral değerleri yükselir ve böylelikle de tedavi süreci olumlu etkilenir”dedi.

Hastalıkların iyileşmesinde moral ve motivasyonun önemli olduğunu çizen Kamiloğlu, bugüne kadar devam eden yeşillendirme çalışmalarının bundan sonra da devam edeceğini kaydetti.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BAKAN KAŞİF: "DİYABETİ ELBİRLİĞİYLE ÇALIŞARAK ÖNLEYEBİLİRİZ"
 
 10 Haziran 2011, Cuma
         Diyabet Derneği'nin ziyareti
 
       Kıbrıs Türk Diyabet Derneği heyetini kabul eden Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif vurguladı:
arrow"DİYABETİ ELBİRLİĞİYLE ÇALIŞARAK ÖNLEYEBİLİRİZ"

Kaşif: "Sağlık Bakanlığı, K.T. Diyabet Derneği'nin bir süre önce başlattığı 'Diyabet Önlenebilir' temalı kampanyaya destek olmaya devam edecektir"

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, KKTC’de diyabetin ciddi bir sağlık sorunu olduğunu ancak hep birlikte elbirliğiyle çalışarak, arzu edilen noktaya gelinebileceğini söyledi.

Bakanlık Basın Bürosu’nun verdiği bilgiye göre Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, bu açıklamayı, Kıbrıs Türk Diyabet Derneği heyetini kabulünde gerçekleştirdi.

Kısa bir süre önce Sağlık Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği anketle de diyabetin, ciddi bir sağlık sorunu olduğunun ortaya çıktığını kaydeden Bakan Kaşif, devlet ve sivil toplum kuruluşlarının elele vererek çalışması durumunda, diyabetin önlenebileceğinin altını çizdi.

Hastalığa yakalanmadan önce...
İnsanların, hastalığa yakalanmadan önce eğitilerek, bilinçlendirilmesinin önemli olduğunu ifade eden Kaşif, “Sağlık Bakanlığı, KT. Diyabet Derneği’nin bir süre önce başlattığı ‘Diyabet Önlenebilir’ temalı kampanyaya destek olmaya devam edecektir” dedi.
 
KT Diyabet Derneği Başkanı Caner Arca ise, Bakan Kaşif’e derneğin çalışmaları hakkında bilgi verdi konuşmasında, Bakan Kaşif’ten “Diyabet Önlenebilir Kampanyası” ve Diyabet Merkezi’nde oluşturulan “Göz Muayene Odası” konularında destek istedi.

Göz muayene odası...
Dernek adına konuşan Caner Arca, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi içerisindeki Diyabet Merkezi’nde oluşturulan “Göz Muayene Odası” hakkında Bakan Kaşife bilgi verdi.

Konuşmasında, Diyebet Merkezi bünyesinde, göz muayene odası oluşturmanın çok olumlu bir adım olduğunu dile getiren Arca, Bakan Kaşif’e katkılarından ve ilgisinden dolayı teşekkür de etti. Arca, Göz Odası’nın verimli ve etkin bir işlev yürütmesi konusunda Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif’ten hekim ve araç gereç konularında katkı talep etti.

Diyabet önlenebilir kampanyası...
Kıbrıs Türk Diyabet Derneği Başkanı Caner Arca, Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif’e Derneğin Ocak ayı itibarıyla başlattığı “Diyabet Önlenebilir” temalı kampanya hakkında da bilgi verdi. Kampanya’nın iyi bir seyir gösterdiğini ifade eden Arca, daha etkin sonuçlar alınabilmesi için kampanya’nın Devlet Politikası kapsamında düşünülmesi gerekliliğini savundu.

Devlet yetkililerinin katılımı ve desteğiyle kampanyanın boyutunun genişletilmesinin gerektiğini söyleyen Arca, bu konuda Cumhurbaşkanlığından olumlu yanıt aldıklarını ifade etti.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BAKAN KAŞİF: "TOPLUM SANSASYONEL BEYANATLARA İTİBAR ETMESİN"
 
 9 Haziran 2011, Perşembe
         Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif
 
       Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa Ülkesinde ortaya çıkan Escherichia coli EHEC (E.coli) kriziyle ilgili açıklama yapan Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif:
arrow"TOPLUM SANSASYONEL BEYANATLARA İTİBAR ETMESİN"

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, Almanya'da ortaya çıkan EHEC krizi ile ilgili gelişmeleri,
Sağlık Bakanlığı'nın yakından takip etmekte olduğunu açıkladı

Kaşif, Bakanlık Basın Bürosu aracılığıyla yaptığı açıklamada, toplumun sansasyonel beyanat ve bilgilere hiç bir şekilde itibar etmemelerini de istedi.

Yurt dışı seyahatlerine dikkat...
Ülkede şuana kadar herhangi riskli vakanın görülmediğini ancak gene de Sağlık Bakanlığı’nın EHEC konusunda tüm tedbirleri aldığını ifede eden Kaşif, “Yurt dışına seyahate giden insanlarımız veya yurt dışından gelen kişiler de EHEC’i ülkeye getirebilirler. Dolayısıyla hijyen kuralları başta olmak üzere bazı tedbirler alınabilir” dedi.

KKTC’ye Almanya’dan şu an itibarıyla salatalık, domates ve benzeri
sebze ithal edilmiyor...

KKTC’ye şuan itibarıyla Almanya’dan veya hastalığın görüldüğü ülkelerden salatalık, domates, marul ve benzeri sebzelerin ithal edilmediğini de belirten Kaşif, yurttaşların bu konuda panik yapmamalarını istedi.

E.coli, bağırsakta yaşayan bir bakteri türüdür...
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, E.coli bakterisi hakkında da bilgi vererek, “Esherichia coli (E.coli) bakterisi,  insan ve memeli hayvanların doğal bağırsak florasında bulunan bir bakteri türü olup, halk arasında koli basili olarak bilinmektedir. Normalde bağırsakta yaşayan bir bakteri türü olması nedeniyle, E.coli 'nin gıdalarda ve çevrede bulunması, o gıdaya veya çevreye dışkı bulaşı (fekal bulaşı) olabileceğinin bir belirtisidir” dedi.

Bağırsak florasında doğal olarak bulunan E. Coli’nin, bulunduğu organizmada normalde hastalık yapmadığını da kaydeden Bakan Kaşif,  bakterinin, ancak, başka bir ortama geçmesi halinde, bir hastalık etkeni olabileceğine dikkat çekti.

Kaşif, bakterinin aynı organizmada idrar yolu enfeksiyonu ile mesaneye geçmesi gibi başka bir organa da geçmesi halinde veya başka bir konak organizmanın bağırsağına geçmesi halinde, hastalık etkeni olabileceğini de kaydetti.
 
EHEC bulaşma kaynakları nelerdir?                   
“EHEC’e bağlı enfeksiyonlar temel olarak EHEC ile bulaşı olan gıda yada su ve hayvanlarla temas nedeni ile oluşur” diye sözlerine devam eden Bakan Kaşif,  “İnsandan insana yakın temas ile de bulaşı söz konusu olabilir dedi.  

Kaşif, çiğ süt, pişmemiş dana eti, iyi yıkanmamış taze meyve ve sebzeler ıspanak, marul, hıyar, domates ve benzere pastörize edilmemiş elma suyu gibi gıdaların da önemli bulaşı kaynakları arasında olduğunuun altını çizdi.
  
Nasıl Korunulur?
Korunma konusunda da bilgi veren Bakan Kaşif,  “Gıdaların en az 70 oC’de ve en az 2 dakika pişirilmesi EHEC’in ölmesi için yeterli olabileceğini belirtti.
 
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, korunma yöntemleriyle ilgili diğer önerilerini şu şekilde sıraladı:
“Sebze ve meyveler iyice yıkanarak tüketilmelidir. Çiğ etlerle pişmiş veya ısıl işleme tabi tutulmuş et ürünleri tüketilmemelidir. Çapraz kontaminasyondan kaçınılmalıdır. (Örneğin; çiğ gıdalar ile pişmiş ürünler birbirinden ayrı tutulmalıdır, yıkanmış ve yıkanmamış gıdalar karıştırılmamalıdır, çiğ gıdaların hazırlanmasında kullanılan bıçak, kesme tahtası, tabak, kaşık, çatal ve benzer malzemeler iyice yıkanmadan tekrar kullanılmamalıdır). Tuvalet ve banyo kullanımından sonra / çocuk bezinin değiştirilmesinden sonra / gıdaların hazırlanmasından önce / gıdaların yenilmesinden önce / çiftlik hayvanlarıyla temas ettikten sonra / evcil hayvanların dışkılarıyla temas ettikten sonra eller mutlaka iyice yıkanmalı ve kişisel hijyene dikkat edilmelidir.

Vatandaşlara çağrı...
Açıklamasının sonunda, yurttaşlara panik yapmamaları ve kulaktan dolma veya basın yolu ile yapılan sansasyonel beyanatlara itibar etmemeleri konusunda mesaj veren Kaşif,   “yakın tarihlerde özellikle hastalığın görüldüğü ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın ishal veya kanlı ishal rahatsızlıkları olması halinde, hastanelere başvurmalarını da tavsiye etti”

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BAKAN KAŞİF: "SERBEST ÇALIŞAN HEKİMLERE DESTEK OLACAĞIZ"
 
 9 Haziran 2011, Perşembe
         Serbest Çalışan Hekimler Birliği
 
       Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliğini kabul eden Sağlık Bakanı Kaşif:
arrow"SERBEST ÇALIŞAN HEKİMLERE DESTEK OLACAĞIZ"

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, bugün Kandemir Berova Başkanlığındaki Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği heyetini kabul etti. Serbest Çalışan Hekimlerin sorunları hakkında bilgi alan Bakan Kaşif, ülkede hekimlik mesleğini serbest olarak icra eden hekimlerin imkanlarının iyileştirilmesine destekçi olacağını söyledi.

Koşullar oluşursa, Sigortalılara ayda 2 kez özelde muayene olanağı sağlanabilir...
Kabulde, Sosyal Sigortalara kayıtlı olan yurttaşların, özel eczanelerden ilaç alırken ödenceck olan ücretin yüzde 80’inin Sosyal Sigortalar Kurumu, yüzde 20’sinin de sigortalı yurttaş tarafından ödendiğini dile getiren Bakan Kaşif, uygun  koşulların oluşturulabilmesi durumunda, benzer uygulamanın sigortalı hastaların özelden muayene hizmeti alabilmesi için düşünülebileceğini söyledi.

Konuyla ilgili önerisinin, uygun koşulların oluşması durumunda, Sosyal Sigortalıların ilaç uygulamasında olduğu gibi, ayda 2 kez olmak kaydıyla özel klinik veya hastanelede muayene olmalarının sağlanması olduğunu ifade eden Bakan Kaşif, “Sosyal Sigortalı hasta, ayda en fazla 2 kez olmak koşuluyla, özel sektörden poliklinik muayene hizmeti alsın. Bunun karşılığındaysa, ödenecek ücretin sadece yüzde 20’sini ödesin. Geriye kalan miktarı da  Sosyal Sigortalar Kurumu ödesin” dedi.
 
Serbest Hekimler Yasası...
Görüşmede, Serbest Hakimler Yasası’nın olmadığını ancak, Birliğin hazırlayıp Bakanlığa sunacağı yasa taslağını gündeme alabileceklerini de söyleyen Bakan Kaşif, serbest çalışan hekimlerin daha iyi koşullarda mesleklerini icraa etmeleri konusunda destekçi olacağını belirtti.

Berova: “Koşullarımız iyileştirilmeli”
Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği Başkanı Kandemir Berova da yaptığı konuşmada, serbest çalışan hekimlerin çalışma koşullarının her geçen gün kötüleştiğini dile getirdi. Kötüye giden çalışma koşuuları dolayısıyla hızla kamuya kayan hekimlerin olduğunun da altını çizen Berova, serbest çalışan hekimlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik bazı tedbirlerin alınması gerektiğini savundu.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BASIN AÇIKLAMASI: KKTC'DE ÜRETİLEN ALKOLLÜ İÇKİLER TEMİZ,
      TÜRKİYE'DEKİ ÖLÜM OLAYLARIYLA BİR BAĞLANTILARI YOK
 
 3 Haziran 2011, Cuma
         Basın Açıklaması
 
       Sağlık Bakanlığı:
arrowKKTC'DE ÜRETİLEN ALKOLLÜ İÇKİLER TEMİZ, TÜRKİYE'DEKİ ÖLÜM
     OLAYLARIYLA BİR BAĞLANTILARI YOK...

Sağlık Bakanlığı, Türkiye’de 3 Rus vatandaşın içtikleri alkollü içklerden sonra ölümüyle sonuçlanan vakalarda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet’nde üretilen ve Türkiye’ye ihraç edilen içkilerle hiç bir bağlantısının olmadığını açıkladı.

Bakanlık Basın Bürosu aracılığıyla yapılan açıklamaya göre, Sağlık Bakanlığı’nın,  KKTC’de üretilen içkilerle ilgili olararak her türlü girişimi yaptığı kaydedilerek, “Ölüm olaylarında KKTC’de üretilen içkilerin hiç bir ilişkisinin olmadığı, hem  Türkiye’den elde edilen belgelerle hem de Türkiye’deki yetkililerle de görüşülerek anlaşılmıştır” denildi.

Türkiye’deki bazı basın yayın kuruluşları vasıtasıyla kamuoyuna da yansıyan bu şansız olayda bahse konu metil alkol’ün, uzun yıllardan beri KKTC’ye ithalinin yasaklandığının da belirtildiği açıklamada, KKTC’de de hiç bir şekilde metil alkol üretiminin de yapılmadığı vurgulandı.

KKTC’de metil alkolden ölen de yok...
Açıklamada, KKTC’de metil alkolün üretilmediği ve ithalatının da yasak olduğu bilinmekle birlikte, metil alkol zehirlenmesine bağlı herhangi bir vakanın da bulunmadığı kaydedildi.

İhraç edilen içkiler kontrol ediliyor...
TC’ye ihraç edilen tüm içkilerin, Bakanlık tarafından kontrol edilmekte olduğununda altını çizen  Sağlık Bakanlığı, aynı içkilerin Türkiye’ye giriş esnasında da kontrol edildiği ve sıkı bir denetime tabii tutulduğunu belirtti.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik "TÜRKİYE'DE KKTC'DEN İTHAL ETTİKLERİ İÇKİLERİN BANDROLLERİ
      İLE SAHTE İÇKİ SATILIYOR"
 
 3 Haziran 2011, Cuma
         Bakan Ahmet Kaşif'in Havadis'e demeci
 
       KKTC Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, Türkiye medyasında çıkan “Sahte içkiler KKTC’den” başlıklı gerçek dışı haberi Havadis'e eleştirdi:
arrow"TÜRKİYE'DE KKTC'DEN İTHAL ETTİKLERİ İÇKİLERİN BANDROLLERİ
      İLE SAHTE İÇKİ SATILIYOR"

“BİZDE SAHTE İÇKİ YOK”... “Antalya İl Tarım Müdürlüğü’nün yayımlandığı bilgi notunda KKTC’yi suçlayan herhangi bir ibare yok. Antalya İl Tarım Müdürü bize bu bilginin faksını geçti. Metinde ithal edilen içkilerin kim tarafından ithal edildiği ve kim tarafından üretildiği belirtilmiş ve içki markalarından alınan örneklerin tahlile gönderildiği belirtilmiş. Fakat maalesef Anavatan Türkiye’deki basın kuruluşlarından bir tanesinde çıkan haberde, KKTC’den ithal edilen içkilerde metil alkol bulunduğu yazılmış. Böyle bir şeyin bizden çıkmadığı açıkça bellidir. Bizde sahte içki olayı yok”

TÜRKİYE BASININA DAVA AÇILABİLİR... “İlgili firma hukukçusu ile görüşerek ya düzeltme isteyecek ya da dava açacak. İlgili firma düzeltme mi isteyecek, yoksa dava mı açacak o tamamıyla ilgili firmanın kendi tasarrufundadır”

TÜRKİYE MEDYASINA SORMAK LAZIM... “Haberi büyük firmalar yaptırdı mı yoksa ‘ani bir haber yakaladım da hemen haber yapayım’ diyerek mi bu haber yapıldı bilemiyorum. Onu haberi yapanlara sormak lazım. ‘Bu yayımı yaparken amacınız neydi?’ ‘Bu yayımı yaparken KKTC’deki içki üreticilerine darbe mi vurmak istediniz?’ Veyahut ‘Türkiye’deki Rus turizmine darbe vurulacak endişesi ile mi bu haberi yaptınız?’ vb. soruları ilgili gazeteye sormak lazım”

ANKARA’DAN İÇKİYE ÖTV KOYUN BASKISI YOK... “Anavatan Türkiye büyük bir devlet. Komşu ülkelerinin neredeyse hepsi ile Gümrük Birliği Anlaşması var Türkiye’nin. Avrupa ile Gümrük Birliği Anlaşması yaptığına göre, niye Avrupa’nın ürettiği Türkiye’ye girsin de benim ürettiğim girmesin? Anavatan Türkiye’den böyle bir baskı gelmesi zaten söz konusu değil”

“KKTC’DEN İTHAL ETTİKLERİ İÇKİ İÇİN ALINAN BANDROLLE SAHTE İÇKİ SATIYORLAR”... “KKTC’deki üretici bir firmadan ithalat yapmak için Türkiye’den izin alıyor. Mesela 180 bin adet için ithalat izni alıyor, ama 8 bin adet ithal ediyor. 172 bin adet nerede peki? Sahte içki yapıp, bandrolü onun üzerinde kullanıyorlar”

Türkiye basınında geçen perşembe günü yer alan “Rus turistleri öldüren sahte içkiler KKTC’den” başlıklı haberi okuduğumda bir manipülasyon çevrilmeye çalışıldığını sezinledim. Hemen Rus basınına baktım. Gerek Rusça, gerek İngilizce baskılı Rus medyasında Bodrum yakınlarında yat turu yapan turist kafilesi içinde Rusya, İngiltere, Azerbaycan, Kazakistan ve Ukrayna’dan turistler olduğunu ancak sadece 20 Rus’un zehirlenme belirtileri gösterdiğini ve 3 Rus turistin içki zehirlenmesinden öldüğü bildiriliyordu. Rus haber ajansı Interfax’ın haberine göre ise yatta viski servisi yoktu ama içki zehirlenmesi geçiren Ruslar viskiden zehirlenmişlerdi. Interfax, Rusların yata kendi viskilerini sokmuş olabileceğini belirtiyordu. Mesele içki zehirlenmesi olunca Interfax kendi ülkesinin vatandaşlarına bile güvenmiyordu. Interfax’ın haberi doğru değildi. TC Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın önceki günkü resmi açıklamasına göre, yatta viski servisi vardı ve bu viskilerden biri, bir Bulgar markası olan Mister Burdon’da metil alkol tespit edilmişti. KKTC’den ithal edilen içkilerde ise metil alkole rastlanmamıştı.

Rusya’da bulunmuş olanların bilebileceği gibi, Rusya’da her yıl yüzlerce insan metil alkol zehirlenmelerinden ölür. Sahte içkilerde kullanılan metanolün insanı öldürebilecek kimyasal özelliklere sahip olduğu bilinmesine karşın Rusların akılalmaz “kader” anlayışları onları çoğu kez ucuz içkiye ve ölüme sürükler. Interfax’ın Rusların yata kendi viskileri ile gelmiş olabileceği ihtimali üzerinde durması, Rusların “alkol olsun da ne olursa olsun, yeter ki içelim” anlayışına sıkça kurban gitmesinden kaynaklanıyor olabilir. 3 genç kadının sahte içki nedeniyle ölmesi hepimizi üzdü, ama Rus medyası muhtemelen bu tür ölümlere çok aşina olduğu için olaya sağduyu ile yaklaştı. Türkiye medyasında ise sağduyudan eser yoktu.

Son rakamlara göre, Türkiye’ye Rusya’dan gelen turist sayısı 3 milyonun üzerinde ve 30 günlük seyahatlerde karşılıklı vize uygulamasının kaldırılması ile birlikte Rus turist sayısının yılda 4 milyona ulaşması bekleniyor. 3 Rus kadının içki zehirlenmesinden ölmesi Türkiye’deki çıkar gruplarına ve Türkiye medyasına aniden Türkiye’nin “arka bahçesi” gibi görülen KKTC’yi hatırlatmış olmalı ki; Türkiye’deki Jasmin adlı Türk içki ithalatçısı firmanın güya bir “KKTC firması” olduğu haberi gündeme oturtuldu. Milliyet Gazetesi’nin haberine göre “Türkiye Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yattaki kaçak içkilerin KKTC’deki Jasmin adlı bir firmadan ithal edildiği”ni açıklamıştı. Türkiye Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın böyle bir açıklaması olmadığı gibi, KKTC’deki kayıtlarda Jasmin isminde bir şirket de yok. Türkiye’de KKTC’den içki ithalatı yapan bir Türkiye şirketinin ismi ise Jasmin! Türkiye’de yapılan analizlerde KKTC’den ithal ettiği içkilerde metil alkol bulunmadığı kanıtlanan bir şirket bu üstelik.

Bana kalırsa, daha önceki yıllarda Ruslara fahiş karlarla pahalı deri giyim eşyası sattıkları için Rus alıcıları ve Rus turistleri kaybeden Türkiye’deki bazı çıkar çevreleri, Rusya ile yeni bir bunalıma tahammül edemeyeceğinden bir taşla iki değil, tam dört kuş varmaya kalktı. “Allah gene Rus turistleri kaybedeceğiz” telaşına kapılan, Türkiye’de içkilere konan ağır vergilerin turizmi olumsuz etkilediğini düşünen turizmcilerin ve ağır vergilerin kaçak içki üretimini artıracağını savunan içki üreticilerinin mızmızlanmasına deva olacak bir çözümle, suç bazıları tarafından KKTC’ye atıldı. Türkiye basını KKTC’de Jasmin isminde bir içki firması var mı araştırmaya gerek bile duymadan, sanki kaçak içkiler KKTC’den Türkiye’ye ithal edilmiş gibi gösterdi. Halbuki buradan Türkiye’ye ihraç edilen içkiler sıkı bir denetimden geçmekle kalmıyor, içkiler Türkiye’ye girmeden önce ayrıca bir de Türkiye’de ilgili testlere tabi tutuluyordu.

Bu şartlar altında, Türkiye medyasının Türk turizmcilerin ve içki üreticilerinin manipülasyonuna balıklama dalmaktan zevk aldığını dahi düşünebilir insan. Haberin böylesi ilgi çeker doğrusu: “Gene mi KKTC?” “Bıktık bu beslemelerden!” demez mi Türk insanı... Der, hem de nasıl der... Okumaz mı bu başlıkta bir haberi... Okur, hemen okur! Zihnimden geçen bu düşünceyle, Milliyet Gazetesi KKTC Temsilcisi Sefa Karahasan’ı arayıp, sahte içkilerin KKTC’den ithal edildiğini TC Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın açıklamasına dayandırmaya kalkan Milliyet Gazetesi’nin amacının ne olduğunu sordum. Karahasan, Milliyet dışında diğer tüm gazetelerin de aynı haberi kullandığını belirtmekle yetindi.

İşin bir başka yanı daha var: KKTC’nin Türkiye’ye yaptığı ihraç kalemlerinden biri içki. KKTC’den Türkiye’ye yapılan içki ihracatı yüzümüzü güldürecek denli artmış durumda. Ama bizlerin yüzlerinin gülmesi Türkiye pazarını her zaman somurtturur! Bizim içki fiyatlarımız da Türkiye’dekinden ucuz. Türkiye’den gelen turistler Türk rakısını Kıbrıs’ta Türkiye’den daha ucuza alabiliyorlar. Çünkü KKTC’de ithal ve yerel içkiler üzerinde ÖTV vergisi konulmuyor. Geçenlerde Kuzey Kıbrıs’a gelen sevgili ağabeyim Türkiye rakısının KKTC’de Türkiye’dekinden ucuz olmasına şaşırarak, bir şişe rakı alarak Türkiye’ye döndü mesela.

Kıbrıs Türk üreticilerinin Türkiye’ye yaptığı ihraç kalemleri ne zaman dikkat çekici boyutta artacak olsa Türkiye’den aniden ambargo düğmesine basıldığını biliyoruz. Geçmişte benzeri bir uygulama KKTC’de üretilen ve Türkiye’de hatırı sayılır bir pazar bulan viskilerin de başına gelmiş ve ani bir kararla KKTC viskilerinin satışına engel konulmuştu. Çok yakında Türkiye Hükümeti tarafından KKTC’de üretilen ve satılan içkilere ÖTV konması için baskı kurulursa bu nedenle şahsen hiç şaşırmayacağım.

Çok net ortaya çıkmış durumdadır ki; Türkiye’deki bazı çıkar grupları ve sansasyon meraklısı Türkiye medyası Kıbrıslı Türkleri kendisine adeta bir düşman gibi görüyor. Ayıptır bu kadarı! AB’nin Yeşil Hat üzerinden KKTC’den aldığı, AB standartlarına tamamıyla uygun 800 ton patatesin Mersin Limanı’ndan “insan sağlığına olumsuz etkileri olabileceği”(!) gerekçesi ile Türkiye pazarına sokulmamasının ardından, şimdi de KKTC’den Türkiye pazarına yapılan içki satışını düşürmek ve Rusya ile ilişkilerin bozulmasını önlemek için topu “arka bahçe”nize atarak, Kıbrıslı Türk üreticilere saldırıyor olmalısınız. Utanmalısınız!

KKTC Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif’le bunları elbette konuşmadık; kendisi ile şahsi düşüncelerimizi de paylaşmadık. Kendisinden olayla ilgili bilgi almakla yetindik.

Havadis: Sizce 3 Rus turisti öldüren sahte içkilerin KKTC’den ithal edildiği iddiası nereden çıkmış olabilir?

Ahmet Kaşif: Antalya İl Tarım Müdürlüğü’nün yayımlandığı bilgi notunda KKTC’yi suçlayan herhangi bir ibare yok. Antalya İl Tarım Müdürü bize bu bilginin faksını geçti. Metinde ithal edilen içkilerin kim tarafından ithal edildiği ve kim tarafından üretildiği belirtilmiş ve içki markalarından alınan örneklerin tahlile gönderildiği belirtilmiş. Fakat maalesef Anavatan Türkiye’deki basın kuruluşlarından bir tanesinde çıkan haberde KKTC’den ithal edilen içkilerde metil alkol bulunduğu yazılmış. Böyle bir şeyin bizden çıkmadığı açıkça bellidir. Bizde sahte içki olayı yok. Bizde içki üreten 3 firma var ve bu 3 firmanın dışında içki üretimi yapan firma yok. 1974 sonrasından beri bu ülkede içki üretimi var. Eğer KKTC’de sahte içki üretimi olmuş olsaydı, bugüne dek sahte içkiden dolayı ölen birine rastlanırdı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bugüne dek sahte içki üretildiğine ve sahte içkilerin içinde bulunan metil alkolden ölen birine rastlanmadı.

Havadis: Türkiye’deki içki üreticileri içki üzerine konan ağır vergiler nedeniyle kaçak ve sahte içkinin yaygınlaşmasından yakınıyorlar. Hal böyle olunca, suçun dayanaksızca KKTC’deki içki üreticilerinin üzerine atılmasını nasıl açıklamak gerekir sizce? Bu haber Türkiye medyasının bir manipülasyonu mudur sadece? Yoksa ardında başka birilerini de aramak mı gerekir?

Ahmet Kaşif: Bu haberin arkasında TC Tarım ve Köyişleri Bakanlığı başta olmak üzere, hiçbir resmi makam yoktur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi bir kurumu olarak, Antalya İl Tarım Müdürlüğü’nün bilgi notunda KKTC’ye yönelik hiçbir ifade yok. Belki gazete ilgili firma içkiyi KKTC’den ithal ettiği için ona dayanarak, o ifadeyi kullanmıştır.

Havadis: Türkiye basın kuruluşlarına herhangi bir dava açılacak mı?

Ahmet Kaşif: Onu biz değil, ilgili firma yapacak. İlgili firma hukukçusu ile görüşerek ya düzeltme isteyecek ya da dava açacak. Hatırlarsanız bizim yerel basınımızda Sağlık Bakanlığı ile ilgili benim ağzımdan çıkan bir cümle manşet olmuştu ve hukukçum vasıtası ile kendilerini uyarmış ve bir daha olursa bütün haklarım saklı kalmak kaydıyla dava açacağımı söylemiştim. Ondan sonra böyle bir haber yapılmadı bir daha. İlgili firma düzeltme mi isteyecek, yoksa dava mı açacak o tamamıyla ilgili firmanın kendi tasarrufundadır.

Havadis: Ama bu haber bırakın Türkiye’ye yapılan ihracatı, iç pazardaki içki satışlarını bile etkilemiş durumda...

Ahmet Kaşif: İç pazar için şunu söyleyebilirim: Bizim ülkemizde üretilen içkilerde kesinlikle metil alkol yoktur. Bugüne dek sağlık servislerimize metil alkolden rahatsızlanıp da başvuran ya da bu nedenle ölen herhangi birine rastlanmamıştır. İç pazar ve dış pazar için Kuzey Kıbrıs’ta üretilen içkilerin rahatlıkla içilebileceğini söyleyebilirim. Hiçbir sakıncası yoktur.

Havadis: Peki ama “sahte içkiler KKTC’den” haberini neden yaptılar?

Ahmet Kaşif: Haberi büyük firmalar yaptırdı mı yoksa “ani bir haber yakaladım da hemen haber yapayım” diyerek mi bu haber yapıldı bilemiyorum. Onu haberi yapanlara sormak lazım. Bu yayımı yaparken amacınız neydi? Bu yayımı yaparken KKTC’deki içki üreticilerine darbe mi vurmak istediniz? Veyahut Türkiye’deki Rus turizmine darbe vurulacak endişesi ile mi bu haberi yaptınız? vb. soruları ilgili gazeteye sormak lazım. Olayda geçen ve içinde metil alkol bulunan viski markası “Mister Burdon” KKTC’de üretilen bir içki markası değildir. Burada üretilmeyen bir içkinin KKTC’den Türkiye’ye gitmesi zaten mümkün değil. KKTC’den Türkiye’ye ihracat yapan firmanın böyle bir markası yoktur. Bu içki başka ülkeden gelen bir marka. Kuzey Kıbrıs’ta üretilen içkilerin verilen sağlık sertifikaların dört dörtlük uyduğu ortada zaten.

Havadis: Türkiye basınında bu ve benzeri birçok spekülasyon yapılıyor ve bundan hem toplum hem üretici firmalar olumsuz yönde etkileniyor. Türkiye’de bu tür kanıtsız iddiaları otaya atan basın kuruluşları ile nasıl mücadele etmek gerekir sizce?

Ahmet Kaşif: Türkiye’de çıkan haberleri hemen duyabiliyoruz artık. İlgili firma hukuksal yolu deneyecekse o karar ilgili firmayı bağlar. Bizim devlet, hükümet ve Sağlık Bakanlığı olarak görevimiz ülkemizde üretilen hiçbir içkide metil alkol olmadığını ve ihraç ürünleri de dahil tüm üretilen ürünlerin denetimden geçtiğini açıklamaktır. Sahte içkilerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti içkileri ile bağlantılı olmadığı Türkiye’den aldığımız resmi evraklarla belgelenmiştir.

Havadis: Ama çamur atılınca izi kalıyor...

Ahmet Kaşif: Çamur at izi kalsın politikasıyla bir yere varmamız mümkün değil. Doğrular daima doğrudur.

Havadis: KKTC içkilerine ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) konması yönünde herhangi bir
baskı var mı?

Ahmet Kaşif: Bizim, bu küçük ülkede, üretip ihraç ettiğimiz, gelir sağladığımız ve insanlarımıza istihdam sağladığımız bir sektörde, ÖTV ve diğer başka çeşit vergiler koyarak sektörü zora sokarsak, ihracat azalır, üretim azalır, istihdam azalır. Gelişmekte olan ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir ülkenin kendi kendine koyduğu vergilerle darbelenmesi, üretimini ve ihracatını engellemesi söz konusu olamaz.

Havadis: Türkiye Hükümeti’nden bu yönde bir baskı gelse bile KKTC Hükümeti bunu kabul etmez mi demek istiyorsunuz?

Ahmet Kaşif: Türkiye Hükümeti’nden niye baskı gelsin ki? Anavatan Türkiye büyük bir devlet. Komşu ülkelerinin neredeyse hepsi ile Gümrük Birliği Anlaşması var Türkiye’nin. Avrupa ile Gümrük Birliği Anlaşması yaptığına göre, niye Avrupa’nın ürettiği Türkiye’ye girsin de benim ürettiğim girmesin? Anavatan Türkiye’den böyle bir baskı gelmesi zaten söz konusu değil.

Havadis: Türkiye’de bazı içki ithalatçısı firmaların bandrol alabilmek için KKTC’den içki almaya başladığını ancak bu bandrolü aldıktan sonra ellerindeki bandrolleri ürettikleri sahte içkiler için kullandıkları iddia ediliyor...

Ahmet Kaşif: Bize Antalya İl Tarım Müdürlüğü’nden gönderilen bilgi notunda da bundan bahsediliyor. İsmini de söyleyeyim Anemon isimli bir firma İstanbul İl Müdürlüğü’ne 6 bin adet viski ve 6 bin adet votka ithalatı yapmak için müracaat ediyor. İlgili firmaya bu izinler veriliyor. Fakat sonra bakıyorlar ki rakamlar 66 bine fırlıyor. Evrakta sahtecilik yaptıkları tespit ediliyor ve Emniyet Müdürlüğü konuyu mahkemeye taşıyor. Türkiye’de böyle olaylar oluyor. KKTC’deki üretici bir firmadan ithalat yapmak için Türkiye’den izin alıyor. Mesela 180 bin adet için ithalat izni alıyor, ama 8 bin adet ithal ediyor. 172 bin adet nerede peki? Sahte içki yapıp, bandrolü onun üzerinde kullanıyorlar.

Havadis: 3 Rus turistin ölmesine neden olan Mister Burdon bir Bulgar markası. Bulgaristan’dan içki ithal ettiler ve aldıkları bandrollerle sahte içki yapıp, Türkiye piyasasına sürdüler o zaman...

Ahmet Kaşif: Bilemiyorum, ama olabilir. O ülkenin gerekli mercilerinin yaptığı araştırma sonucunda bu belli olur.

Havadis: KKTC’den Türkiye’ye yapılan içki ihracatında düşüş yaşanmaması için hükümetiniz Ankara hükümeti nezdinde birtakım adımlar atacak mı?

Ahmet Kaşif: Ekonomi Bakanlığımız da bu konuda açıklama yapacak. İlgili müsteşarları gelip bizden bilgi aldı ve kendi bakanına bilgileri aktaracak ve zannediyorum ki bu konu üzerinde Ekonomi Bakanlığı da bir açıklama yapacak. Çünkü bizim ekonomimizi ilgilendiren bir olaydır bu. Biz sağlık yönünden her şeyi araştırdık ve Anavatan Türkiye’de de yapılan her şeyi araştırdık ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde metil alkol üreten ya da içinde metil alkol bulunan herhangi bir içkinin üretilmediğini kanıtladık ve böyle bir içkinin buradan Türkiye’ye gitmediğini de saptadık. Emindik zaten, bir kez daha emin olduk.

(Can Sarvan - Havadis Gazetesi)

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BASIN AÇIKLAMASI: SAĞLIK BAKANLIĞI, HAVUZ VE DENİZ SUYU
      ANALİZLERİNE DEVAM EDİYOR
 
 2 Haziran 2011, Perşembe
         Basın Açıklaması
 
       Sağlık Bakanlığı, KKTC genelinde halkın kullanımına açık olan plaj ve havuz sularından alınan numunelere yaptığı analizlerde mikrobiyolojik açıdan kirliliğe rastlamadı...
arrowSAĞLIK BAKANLIĞI, HAVUZ VE DENİZ SUYU ANALİZLERİNE
     DEVAM EDİYOR

Sağlık Bakanlığı: “Son 2 ay içerisinde 60 plaj ve 30 havuz suyu analizi gerçekleştirildi. Halkın kullanımına açık olan plaj ve havuzlarda kirliliğe rastlanmadı”

Plaj, şebeke ve havuz suyu analizleri, yetkililer gözetiminde alınacak numunelere yapılıyor.

Sağlık Bakanlığı, özellikle yaz mevsminin yaklaşmasıyla sürdürdüğü havuz ve deniz suyu analizlerinin artarak devam ettiğini bildirdi.

Bakanlık Basın Bürosu aracılığıyla yapılan açıklamaya göre,  Nisan 2011’den itibaran KKTC genelinde, 30 Mayıs 2011 tarihine kadar 60 deniz suyu,  30 da havuz suyu analizinin gerçekleştirildiğini  belirtti.

Halk sağlığı açısından önemli olan havuz ve deniz suyu analizlerin aksatılmadan devam edileceğinin belirtildiği açıklamada,  Yeşilırmak’tan Karpaz’a kadar  halkın kullanımındaki plajlardan ve havuzlardan alınan su numunelerine yapılan analizlede herhangi bir kirliliğe  rasrlanmadığı  vurgulandı.

Plaj olarak kullanılmayan sadece bir bölgede kirlilik...
Girne Kaşgar Court bölgesinin doğu tarfı diye anılan ve halkın kullanımına açık olmayan bir yerde  kirliliğe rastlandığının da  belirtildiği açıklamada, “Yapılan analizlerde, halkın plaj olarak kullanımında olmayan  sadece bir bölgedeki deniz suyunda mikrobiyolojik açıdan kirlilk saptanmıştır” denildi.

Plaj, şebeke ve havuz suyu analizleri, yetkililer gözetiminde alınacak numunelere yapılıyor...
Açıklamada tüm halkın sağlığını ilgilendiren şebeke, plaj ve  havuz  sularının kontrollerinin bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da  aksatılmadan yapılmaya devam edileceği vurgulandı.

Ayrıca,  hatalı sonuçlara sebebiyet vermemek için örneklerin,  Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi veya Belediyelerin Sıhhıye Memurlarının kontrolünde alınarak, Devlet Laboratuvarı Dairtesine gönderilerek yapılmaya devam edeceği de   ifade edildi.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BAKAN KAŞİF: "HALKIN YÜZDE 76'SININ MEMNUNİYETİ OLUMLU, ANCAK
      BU ORAN DAHA DA ARTIRILABİLİR"
 
 1 Haziran 2011, Çarşamba
         Bakan Kaşif'in Kıbrıs Türk Tabibler Birligi'ni kabulü
 
       Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği anketinde ortaya çıkan sonuçları değerlendiren Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif:
arrow"HALKIN YÜZDE 76'SININ MEMNUNİYETİ OLUMLU, ANCAK BU ORAN
       DAHA DA ARTIRILABİLİR"

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği'nin KADEM'e yaptırdığı kamu oyu araştırmasında, halkın Devlet Hastanelerine yüzde 76 oranında memnun olmasının olumlu olduğunu ifade ederk, bu memnuniyet oranının el birliğiyle çalışarak daha da iyi bir noktaya çıkaraılabilmesinin mümkün olacağını söyledi.

Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Birimi’nden yapılan açıklamaya göre Kaşif, bugün Dr. Suphi Hüdaoğlu Başkanlığındaki Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği heyetini kabul etti.

Kadem Direktörü Muharrem Faiz’in de hazır bulunduğu kabulde, bir süre önce Birliğin yaptırdığı araştırmanın sonuçları ele alındı.

Devlet Hastaneleri vazgeçilmezdir...
Kabulde ilk konuşmayı yapan Kadem Direktörü Muharrem Faiz, Bakan Kaşif’e, araştırmanın dikkat çeken verileri hakkında bilgi verdi.

Yapılan ankette Sağlık Bakanlığı’nın faydalanabileceği muazzam verilerin ortaya çıktığını dile getiren Faiz, bu konuda Bakanlıkla işbirliği yapmaya hazır olduklarını söyledi.

Anketi yaparken, tüm ilçelere gidildiğini ve ilgili kesimlerin görüşlerinin dikkate alındığını kaydeden Faiz, ankette  çok çarpıcı sonuçların ortaya çıktığını söyledi.

“Anketteki en çarpıcı sonuçlardan bir tanesi, Devlet Hastaneleri’nin vazgeçilmez olduğunun ortaya çıkmasıdır” diye sözlerine devam eden Faiz, bir başka önemli sonucunsa, bazı eksikliklere rağmen Devlet Hastanelerine başvuranların yüzde 76 oranında memnun olmasının olduğunu belirtti.

Sağlıkta reform...
Muharrem Faizi’den sonra kısa bir konuşma yapan Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Suphi Hüdaoğlu da, Sağlık Bakanlığıyla ankette çıkan sonuçları detaylarıyla paylaşmaya hazır olduklarını belirterek, “Ankette çıkan sonuçlar doğrultusunda, sağlık sisteminde reforma yönelik atılacak adımlara katkı vermeye hazırız” dedi.

Tren Yolu Polikliniği...
Hüdaoğlu, Lefkoşa Surlariçi bölgesine hitap eden Tren Yolu Polikliniği’nin yeniden düzenlenip işlevselliğinin artırılmasının gerekliliğini de dile getirdi.

Devlet Hastaneleri'ne menuniyeti daha da artırabiliriz...
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif ise, halkın Devlet Hastanelerine yüzde 76 oranında güvenmesinin memnuniyet verici olduğunu ifade ederek, mevcut memnuniyetin daha da artırılabileceğini söyledi.

Bu memnuniyet oranının el birliğiyle çalışarak daha da iyi bir noktaya çıkarılabilmesinin mümkün olacağını söyleyen Kaşif,  “zaman zaman basın’da yer alan negatif haberler sanki de sağlıkta herşey toz dumanmış gibi algılanyor. Halbuki, bu anketle bunun böyle olmadığı bir kez daha kanıtlanmıştır. ” dedi.

Gönyeli'ye Sağlık Ocağı...
Lefkoşa’daki Tren Yolu Polikliniği’nin yeniden canlandırılması ve Surlariçi halkına hitap etmesi için çalışma başlattıklarını da anlatan Bakan Kaşif, ayrıca Gönyeli’ye de bir Sağlık Ocağı açılacağını söyledi.

Yenilenen Maraş Semt Polikliniği, Gazimağusa Devlet Hastanesi'ni rahatlattı...
Kısa bir süre önce Gazimağusa Maraş Semt Polikliniği’nin yenilenerek hizmet vermeye başladığını da hatırlatan Bakan Kaşif, “burada yapılan yeni düzenleme, Gazimağusa Devlet Hastanesini yüzde 20 oranında rahatlatmıştır” dedi.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

                                                           HAZİRAN 2011  
» Fenerbahçeliler Sağlık Bakanı Kaşif'i ziyaret etti (30/6/2011)
» Girne Dr. Akçiçek Hastanesi'ne anlamlı bağış (28/6/2011)
» Sağlık Bakanı Kaşif, Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Heyetini kabul etti (23/6/2011)
» Nalbantoğlu'nun çehresi artık daha güzel... (10/6/2011)
» Bakan Kaşif: "Diyabeti elbirliğiyle çalışarak önleyebiliriz" (10/6/2011)
» Bakan Kaşif: "Toplum sansasyonel beyanatlara itibar etmesin" (9/6/2011)
» Bakan Kaşif: "Serbest çalışan hekimlere destek olacağız" (9/6/2011)
» Basın Açıklaması: KKTC'de üretilen alkollü içkiler temiz, Türkiye'deki ölüm olaylarıyla bir bağlantıları yok (3/6/2011)
» Bakan Kaşif: "Türkiye'de KKTC'den ithal ettikleri içkilerin bandrolleri ile sahte içki satılıyor" (3/6/2011)
» Basın Açıklaması: Sağlık Bakanlığı, havuz ve deniz suyu analizlerine devam ediyor (2/6/2011)
» Bakan Kaşif: "Halkın yüzde 76'sının memnuniyeti olumlu, ancak bu oran daha da artırılabilir" (1/6/2011)