Baslik BAKAN KAŞİF: "SAĞLIK KONGRE TURİZMİNİ DESTEKLİYORUZ"
 
 23 Mayıs 2011, Pazartesi
         Türk Oftalmolji Derneği
 
       Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif:
arrow"SAĞLIK KONGRE TURİZMİNİ DESTEKLİYORUZ"

Türk Oftalmoloji Derneği, 45. Ulusal Kongresi bu yıl Kuzey Kıbrıs'ta yapılacak.

Türk Oftalmoloji  (Göz Hastalıkları) Derneği, 45. Ulusal Kongresini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde  gerçekleştirecek.

Bu kapsamda, bir dizi nezaket ziyereti gerçekleştiren Derneğin Kongre Organizasyon Kurulu üyeleri, Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif tarafından kabul edildi.

Bakanlık Basın Bürosu’nun verdiği bilgiye göre, Kongre Organizasyon Kurulu 2. Başkanı Dr. Alp Alaluf  başkanlığındaki heyet,  5-9 Eylül 2011 tarihleri arasında Girne Acapulco Otel Kongre Merkezi’nde yapılacak kongreye Sağlık Bakanı Kaşif’i davet etti.

Sağlık Bakanı Kaşif, Türk Oftalmoloji Derneği’nin 45. Ulusal Kongresi’nin KKTC’de yapılacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Sağlık Bakanlığı’nın Sağlık Kongre Turizmini desteklediğini söyledi.

Kabulde, Bakanlık Müsteşarı Mustafa Akçaba, Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Başhekimi Dr. Adil Özyılkan ve Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi  Dr. Rifat Siber de hazır bulundu.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BAKAN KAŞİF, TC ÖZEL GAZİOSMANPAŞA HASTANESİ
      YÖNETİM KURULU VE ÇUKUROVALILAR DAYANIŞMA VE
      KÜLTÜR DERNEĞİ YÖNETİM KURULU HEYETLERİNİ KABUL ETTİ
 
 20 Mayıs 2011, Cuma
         Bakan Kaşif her iki heyeti kabul etti
 
       Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif'in kabulleri...
arrowKAŞİF, HER İKİ HEYETİ KABUL ETTİ

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, Sağlık Bakanlığı katkılarıyla Çukurovalılar Dayanışma ve Kültür Derneği'nin 4 Haziran tarihinde gerçekleştireceği kan bağış kampanyasına halkın ilgi göstermesini istedi.

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, sırasıyla TC Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi Yönetim Kurulu ve Çukurovalılar Dayanışma ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu Heyetleri'ni kabul etti.
 
Bakanlık Basın Bürosu aracılığıyla yapılan açıklamaya göre ilk kabul TC Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi Yönetim Kurulu üyeleriyle gerçekleşti.

Kabulde, sağlık alanında karşılıklı olarak ne tür işbirliği yapılabileceği konusu irdelendi.

Çukurovalılardan kan bağışı...
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, günün ikinci kabulündeyse, Turgut Kara Başkanlığındaki  Çukurovalılar Dayanışma ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri ile görüştü.

Kabul esnasında, “Dernek, bugün çok anlamlı ve hayırlı bir olay için bizlere ziyaret gerçekleştiriyor” diyen Bakan Kaşif, Derneğin 4 Haziran 2011 tarihinde yapacağı Genel Kurul esnasında, Sağlık Bakanlığı’nın katkılarıyla gönüllü kan bağışı etkinliği gerçekleştirecek olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Yönetim Kurulu üyeleriyle de tek tek tanışma fırsatı bulan Kaşif, 4 Haziran  2011 tarihinde Lefkoşa Merkez Belça Süpermarket yanında gerçekleştirilecek olan kan bağış kampanyasına halkın katılım göstermesini istedi.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik AİLE HEMŞİRELİĞİ EĞİTİMLERİ TAMAMLANDI
 
 18 Mayıs 2011, Çarşamba
         Aile Hemşireliği
 
       Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi'nin başlattığı;
arrowAİLE HEMŞİRELİĞİ EĞİTİMLERİ TAMAMLANDI

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi ve Fulbright işbirliğiyle hemşirelere yönelik gerçekleştirilen "Aile Hemşireliği" konulu eğitim çalışmasının beşinci periyodu dünn Esentepe Köyü'nde gerçekleştirilen sertifika töreni ve ev ziyaretleriyle son buldu.

Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Birimi’nden verilen bilgiye göre, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Ferris State Üniversitesi’nden Prof.  Dr. Marrietta Bell-Scriber tarafından verilen eğitimler , “teorik” ve “pratikten” oluşmak üzere 2 aşamada yapıldı.

Eğitimlere, 10 saatlik teorik ve 4 satlik pratik olmak üzere bugüne kadar toplam 75 hemşire katıldı ve sertifika almaya hak kazandı.

İlk önce evler gezildi...
Proje kapsamında pilot bölgelerden bir tanesi olan Esentepe’deki ilk etkinlik, evlerin gezilmesi ve yurttaşların kontrollerinin yapılması şeklinde oldu.   Tansiyon ve şeker ölçümlerinin yanısıra ilgili forumların da doldurulduğu ev ziyaretlerinden sonra sertifika törenine geçildi.

Prof. Dr. Marrietta Bell-Scriber’ e teşekkür plaketi...
Eğitimi gerçekleştiren Amerikalı Prof.  Dr. Marrietta Bell-Scriber’ e hizmetlerinden dolayı plaketin de verildiği sertifika töreninde, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Dr. Hatice Faydalı, Esentepe Belediye Başkanı Erdal Barut, Sağlık Bakanlığı Hemşirelik Hizmetleri Uzman İsmet Çoban ve Temel Sağlık Hizmetleri Sorumlu Hemşiresi Güley Abatay da hazır bulundu. 

Faydalı...
Törende kısa bir konuşma yapan Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Hatice Faydalı, koruyucu halk sağlığı açısından son derece önemli olan “aile hemşireliği” projesinin önemine değindi.  

Barut...
Esentepe Belediye Başkanı Erdal Barut da, yaptığı konuşmada, böyle bir projeye ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Esentepe Belediyesi’nin her zaman katkı vermeye hazır olduğunu söyledi.
 
Aile hemşireliğinin içeriği...
Sağlık Bakanlığı  Hemşirelik Hizmetleri Uzman İsmet Çoban da “aile hemşireliği” projesinin içeriğinden söz etti.

Dersler ve uygulamalar hakkında da bilgi veren Çoban, eğitimlerde aileyi bütün olarak ele alma, aile içindeki bir bireyin sağlık durumundaki bozulmanın diğerlerini nasıl etkilediği ve ailedeki sağlığın korunup geliştirilmesine yönelik konuların ele alındığını  belirtti.

Olumlu tepkiler gelmeye başladı...
Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Sorumlu Hemşiresi Güleyabatay da yaptığı konuşmada,  aile hemşireliği eğitimi tamamlamış olan bazı bölgelerde pilot uygulamaya geçildiğini ve halktan çok olumlu tepkiler alınmaya başlandığınıifade etti.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BAKAN KAŞİF: "TEŞVİK EDECEĞİZ..."
 
 16 Mayıs 2011, Pazartesi
         Bakan Kaşif: "Teşvik edeceğiz"
 
       Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, kamu hekimlerini hastanelerde tutabilmek için teşvikleri de içeren yasa çalışmasının sonuna gelindiğini açıkladı:
arrow"TEŞVİK EDECEĞİZ"

Doktora yeni bir gelir kaynağı…

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, kamuda çalışan doktorları teşvik etmek amacıyla başlatılan çalışmaların sonuna gelindiğini söyledi. KIBRIS'a konuşan Kaşif "Çalışan, dışarıda kazandığı kadar değil belki ama, içeride de kazanabilecek konuma gelecek. Öğleden sonra randevulu özel hasta bakmalarına olanak sağlanacak" dedi.

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, kamu hekimlerini hastanelerde tutabilmek için teşvikleri de içeren yasa çalışmasının sonuna gelindiğini açıkladı. Anayasa Mahkemesi’nin kamudaki hekimlerin özelde çalışmasına “dur” diyen kararının ardından bu kaotik ortamdan nasıl çıkılacağına yönelik meraklı bekleyiş sürerken, Sağlık Bakanı Kaşif, sağlıktaki ilgili kesimler ve sivil toplum örgütleriyle birlikte yürüttükleri çalışmanın tamamlanmak üzere olduğunu ve asgari müştereklerde anlaştıklarını söyledi. Bakan Kaşif, kamu hekimlerine verecekleri teşviklerle hastanelerde, öğleden sonraları, randevu sistemiyle, özel hasta bakma hakkı tanınacağına işaret ederek, “Çalışan, dışarıda kazandığı kadar değil belki ama içeride de kazanabilecek konuma gelecek. Bunu teşvik edeceğiz” dedi.

Kaşif, “Getireceğiniz teşvik sistemiyle hastanedeki doktor, dışarıda çalışmaya ihtiyaç duymayacak mı?” sorusuna, “Bence hiç ihtiyaç duymayacak” yanıtını verdi.

Hatırlanacağı üzere Anayasa Mahkemesi, bu yılın ilk başlarında, Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nın, kamu hekimlerinin özelde de çalışmasına imkan yaratan maddesini anayasaya aykırı bulmuş ve bununla ilgili 60 günlük süreç öngörmüştü. Gelinen aşamada, 60 günlük anayasal süreç de tamamlanmış durumda. Sağlık çevreleri, içinde bulunulan bu bilinmezliğin nasıl aşılacağını merakla beklerken, hekim örgütleri, hekimlerin özelde hasta bakmasının önüne geçilmesi için doktorların maaşının, yargıçların aldığı maaş seviyesine çıkarılmasını talep ediyor. Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, yapılan çalışmada, maaşlarla ilgili “hekim-yargıç” paralelliğinden söz etmemekle birlikte, hekimlerin cazip teşviklerle hastanede kalmasının sağlanacağına inanıyor. Kaşif, ayrıca, gündemde hararetle tartışılan sigortalardaki emeklilik yaşının yükseltilmesi düşüncesini de destekliyor. “Sağlıkta emeklilik yaşının 65 olmasını ısrarla istiyorum” diyen Bakan Kaşif, dünyada hiçbir sistemin emekli olduktan sonra 30-40 yıl maaş ödemediğini savundu. Özelleştirme konusunda da Ahmet Kaşif, “yap-işlet-devret” modelini örnek göstererek bu konuda ilgili kesimlerle diyalog yöntemiyle uzlaşı sağlanabileceği görüşünde.

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, “Ben her zaman söylerim. Mektuplaşarak anlaşma olsaydı, Kıbrıs sorunu çoktan biterdi. Derler ya, meşhur laftır. Haberle hacı olmaz. İnsanlar anlaşmak isterse karşılıklı oturur, konuşur, anlaşabilirse anlaşır. Ben inanıyorum ki konuşa konuşa anlaşır muhakkak”dedi. 22 yıldır kesintisiz aktif siyasette bulunan Ahmet Kaşif, 1990 yılından beri politikada. Meclisin tecrübeli politikacılarından biri olan Ahmet Kaşif, 2009 seçimlerinden bu yana kurulan 3 kabinede de sağlık bakanlığı yapıyor.

UBP Kurultayı’nda genel başkanlığa da aday olan Bakan Kaşif, Eroğlu kabinesinde olduğu gibi 1. ve 2. Küçük kabinelerinde de koltuğunu korumayı başaran bakanlardan biri.
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif’le yaptığımız röportajda, soru ve yanıtlar şöyle:

“Bundan sonrası rahat”
Soru: Ekonominin durumunu nasıl özetlersiniz?
Yanıt: “Genel olarak baktığımızda, dünyada ve etrafımızdaki ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de bir ekonomik daralma olmuştur. Ama bu yıl sonuna doğru artık bu daralmanın gerileyeceğini ve açılımların olacağını beklemekteyiz. Sayın ekonomi bakanının da açıkladıkları var. Maliye bakanının da bu konuda açıklamaları var. İnanıyorum ki alınan tedbirlerle ki alınabilen tedbirler alınmıştır. Bundan sonra yapılacak olan yasalar vardır. Bu yasaların da hayata geçmesiyle, ülkemizdeki sıkıntıların tamamına yakını aşılmış olacaktır. Bundan sonraki süreçte de insanlarımız daha rahat bir ortama girmiş olacaktır.”
“Özelleştirme değil, yap-işlet-devret”

Soru: Yani özelleştirmeler mi başlayacak bundan sonraki süreçte, kast ettiğiniz bu mudur?
Yanıt: “Yok, özelleştirme değil. Bakınız, özelleştirme derken yanlış yönlere çekiliyor. Mesela Ercan. Ercan, yap-işlet-devret modeliyle ihaleye çıkılacak. Bunu yapacak olan firma, ki ihaleyi kazanacak olan firmadır. Buna biz KKTC olarak herhangi bir maddi katkı vermiyoruz. Firma bunu kendisi yapacak, işletecek, yatırımını geri alacak. Onu kaç yılda yapacak, herhalde ihaleyi hazırlayacak teknik heyet bilir. Ondan sonra bize devredip gidecek. Devletin malı olacak o.
Bence artık oturup dünyayı da görmemiz lazım. Yanıbaşımızdaki anavatanı da görmemiz lazım.
Bakınız, bundan 3 yıl önce Samsun’a gitmiştik biz, 19 Mayıs’ta, meclis futbol takımıyla. Limanda da gezdik. Samsun Limanı o dönemde yeni özelleşmiş idi. Bize oradaki insanların anlattığı, Samsun Limanı’na gelen gemi sayısı çok azdı demişlerdi. Şu an Samsun’da liman ikiye çıkmış ve gelen gemi da sırada bekliyor.

Mersin limanı, özelleşti mi?
Özel bir şirkete işletmesi verildi.
Şimdi bakınız hastaneleri alalım ele. Hastanelerin temizliği, çamaşırı, güvenliği, yemeği özelleştirildi. Yani o işletme kısmı özel firmalara devredildi. Şu anda ben inanıyorum ki halkımız da o yönde rahattır. Yatan insanlarımız da daha rahattır. Gelen insanlarımız da, hastanelerin daha iyi olduğunu, daha temiz olduğunu, donanımlarının daha iyi olduğunu görmektedir.
Yani bu işletme kısmının bir özel şirkete devredilmesidir. O işletme kısmı da bir süreliğine devredilir. 2 sene sonra isterseniz tekrar geri alabilirsiniz”.

Soru: Peki Ercan için yap-işlet-devret modelidir. Telefon Dairesi ve elektrik de var…
Yanıt: “Olabilir o da. Niye olmasın ki? Eğer sıkıntılar varsa, bakınız, tam rakamsal olarak söylemeyeyim ama, Telefon Dairesi, 3 sene önce 5 milyon dolar para topluyorsa ve şu an 2 milyon dolara düşmüşse, bir yerde bir eksiklik var demektir”.

Soru: O yönde izahatları şu ki, devlet bunu gözden çıkardığı için bilinçli olarak yatırımları yapmıyor…
Yanıt: “Hayır. Öyle bir şey olamaz. Eğer devletin tüm teknolojik gücü yakalamaya mali olanakları elvermiyorsa, bu teknolojiyi yakalamak için o kısımlarının belli bir yıllar süresince, özele devredilmesi, ülkeye yenilikler kazandırıldıktan sonra eğer devlet onun idamesini sağlayabiliyor ise tekrar devlete geçmesi kaçınılmazdır. Açıkça söyleyeyim, şu an devlet hastanemizde, biri gelip de bana dese, biz size modern hastane yapacağız, şu an bizim bunu yapacak mali gücümüz var mı, yok. Şu kadar yıl çalıştıracağız, fiyatları bizim belirlememiz kaydıyla, şu kadar sene sonra da hastaneyi size devredip gideceğiz, yok mu dersiniz siz? En basit misal.

Yani özelleştirme derken, birilerine devrediliyor, insanlar ortada, öyle bir şey yok, bu zihniyetten vazgeçelim”.

“Konuşabilmek önemli”
Soru: Niye ikna edemiyorsunuz o zaman ilgili kesimleri?
Yanıt: “Sivil toplum örgütlerinin bu konudaki duruşları önemlidir. Sivil toplum örgütleri ile elbette ki karşılıklı oturup konuşmak önemlidir. Ben her zaman söylerim. Mektuplaşarak anlaşma olsaydı, Kıbrıs sorunu çoktan biterdi. Derler ya meşhur laftır. Haberle hacı olmaz. İnsanlar anlaşmak isterse karşılıklı oturur, konuşur, anlaşabilirse anlaşır. Ben inanıyorum ki konuşa konuşa anlaşır muhakkak”.

Soru: Konuşulamıyor gördüğümüz kadarıyla, iletişimde mi problem var?
Yanıt: “Konuşamıyorsa anlaşamaz. Biz konuşuyoruz. Bakınız sağlıkta 6 tane sendika var. Hepsiyle de çağırıyor ve görüşüyorum. Herkesle”.

Soru: Siz konuşuyorsunuz ama hükümetin bütününden bu yansımıyor ne yazık ki,
sıkıntı nerede?

Yanıt: “Bazı olaylar siyasi yöne çekiliyor. Bugün A partisi iktidardaysa, A partisini alt etmek için şu tarafı zayıf, vurun o tarafa, yarın B partisinin iktidara gelmeyeceğini kim taahhüt edebilir?
Bu ülkede siyasal partilerin hepsi de iktidarlara gelip geçmedi mi? Bugün UBP iktidarda, yarın diğer bir siyasal parti olur. Eğer ülke ve dünya gerçeklerini göz önünde bulundurarak hareket edilirse, inanıyorum ki, ülkemiz için en iyisini yaparız”.

“Beklenti yüksekti”
Soru: Yaşanan süreçte hükümete yönelik güven erozyonu olduğu görülüyor. Ne kadar gerçekçi projeleri olsa da toplumu, ilgili kesimleri ikna edemediği gözlemleniyor. Neden böyle oldu sizce?
Yanıt: “Bir seçime girilirken tabi ki bazı şeyler söylendi. Seçime giderken de dünyadaki kriz ve tabi seçime giderken her siyasal parti, ne yapacağını, en iyi neyi yapabileceğini hep ortaya koyarak iktidara talip olur. UBP de bunları söyleyerek iktidara talip oldu.
Fakat geldikten sonra, ben öyle enkaz edebiyatına girmek istemiyorum. Geldikten sonra da eğer söylediklerinin tamamını yapmazsa veya bir kısmını yapamıyorsa, demek ki, ha bir de bunu körükleyen bir şey var, beklenti çoktu halkta, o beklentilere cevap verilemiyorsa, halkta bir duraklama oluyor.

Ama unutmayalım. 2009’dan beri kaç seçim geçirdik. Hepsi peş peşe geldi, kurultaylar geldi, geçti, parti içi birtakım sıkıntılar oldu, şimdi onların hepsi geçti. Bundan sonra ileriye doğru, iktidarıyla, muhalefetiyle birlikte hareket edilmek zorundadır. Hiçbir siyasal parti, yarın seçim olsun da ben iktidara geleyim düşüncesiyle değil, ülkeyi iktidara nasıl getirebiliriz, ülke insanını iktidara nasıl taşıyabiliriz düşüncesi hakim olmalı”.

Soru: Bu ortamda bu iyi niyet nasıl oluşacak peki?
Yanıt: “Siyasal partiler, oturup karşılıklı konuşacak, ülke çıkarları için”.

Soru: Zor bir durum gibi görülüyor, tetikleyici unsur ne olacak bunun?
Yanıt: “Biz tetikleyeceğiz”.

Soru: Var mı hükümetin gündeminde böyle bir şey?
Yanıt: “Var. Hükümet bunu kendi içinde tartışıyor, konuşuyor zaten. Konular olgunlaştıktan sonra elbette ki gereği yapılacak”.

Soru: Konuları açabilir misiniz?
Yanıt: “Her konu. Halkı ilgilendiren her konu. Sıkıntılar varsa birlikte aşılır, başarı varsa birlikte başarı yakalanır”.

Soru: Hükümette bir eksen değişikliği mi söz konusu?
Yanıt: “Yok. Ülke ve dünya gerçeği bu. Konuşacaksınız, tartışacaksınız”.

Soru: Uzlaşı için bu girişim yapılırsa iyi bir adım olur.
Yanıt: “Olması gerekiyor. Bakınız şu anda Kıbrıs konusunda görüşmeler devam ediyor. Hepimizin isteği kalıcı bir çözümün olması, kalıcı bir barışın olması. Herkes daha güzel, daha rahat… Artık bilemiyorum Yunanistan da rahatladım dedi ama kaç sene sonra gümledi.
Ama uzlaşılarak, görüşülerek tartışılarak, inanıyorum ki, bakınız mecliste de, geçenlerde, iki arkadaşımız yurtdışındaydı, 26’ımız yoktu. Ama muhalefetle oturdu, meclis başkanıyla, başbakan, konuştu, birlikte girildi, meclis açıldı ve uzlaşıldı. Dediler ki bir şey görüşmeyelim, açalım ve kapayalım, perşembeye ertelensin.

Bu nedir? Bir yerde konuştuğunuz zaman uzlaşıyorsunuz demektir. En basit misal.
Bazen duygularımıza mağlup oluyoruz.”.

“Denetimsiz, kontrolsüz olmaz”
Soru: Paket işte bunları açtı başımıza…
Yanıt: “Paket demeyin. Salih Coşar hocam geçen gün bir programda söyledi. Basında da tam sayfa çıktı. Yani her ülke ekonomik sıkıntılara girebilir, İMF’yi unutmayalım dedi. Doğrudur.
İMF eğer size bir katkılar veriyorsa, bu katkıların nereye gittiğini, ne yapıldığını, nasıl kullanıldığını bilmek zorundadır. E bunu diyor herkes biliyor. Daha önce hükümette olanlar da, ondan önce olanlar da, şimdi olanlar da. Biz de hükümetteydik diyor hocam, biz de biliyorduk bunları. Doğrudur, bunlar olacak diyor. Denetimsiz ve kontrolsüz hiçbir şey olmaz”.

Soru: Bugüne kadar bunlar olmadı. Şimdi ne oldu ki Türkiye bu konuda çok hassas?
Yanıt: “Hiç olmadı değil, hep oldu”.

Soru: Ama bunu hiç bu kadar hissetmedi toplum…
Yanıt: “Şöyle hissetmedi. Bakınız her geçen gün insanımız, bizler çok rahat yaşamaya alıştık. Daha rahat nasıl yaşarız? İnsanoğlunun egosudur bu. Bunu kimse yıkamaz.
Onun için bir darboğaza girildiği zaman elbette ki bazen kesin duruşlar sergilemek lazım. O duruşları sergilerken de, tedbirler alınması gerekir. O tedbirler alınırken de eğer bu tedbirleri almazsanız, hatırlayın 2000’li yılları, yani bu KKTC neler geçirmedi ki? O devirleri de birlikte yaşadık. O badireleri de birlikte atlattık. Her şeye rağmen, olumsuz her yönüne rağmen, ister muhalefetten, ister halktan gelen her olumsuz yöne rağmen o badireler atlatılmadı mı?
Ondan sonra çok rahat ve ferah bir döneme girilmedi mi? Girildi. Şimdi işte yine sıkıntılı bir dönem var. Bu dönem de geçecek. Ama bu dönemi de atlatırken, elbette ki insanımız da, hepimiz de, bu sıkıntıları birlikte atlatacağız. Ama bunu atlatmak için bir süreç lazım. Bu sürecin de büyük bir kısmı geçti”.

Sigortalarda tedbir şart
Soru: Bundan sonra “can acıtmayacak” tedbirler kaldı deniyor hükümet çevrelerinde. Nedir bu “can acıtmayacak” tedbirler? Sigortalar bu kapsama giriyor mu?
Yanıt: “Bana göre can acıtmayacak türden olaylar olacak. Sigortalar, eğer gerekli tedbirler alınırsa, can acıtmaz.

Genel müdürün açıklamasını okudum. Şu kadar aktif sigortalımız var, şu kadar emeklimiz var. İşte 4 çalışanın 1 emekliyi ödemesi gerekir ama bizde 2 nokta küsur çalışan ancak emekliyi ödeyebiliyor. Neden?
Aktif sayı belki fazladır ama belki de şu an bu ekonomik açmazdan dolayı işverenler ya da çalışanların pek çoğu prim yatıramıyor.
Şöyle bir irdelediğimiz zaman kayıtlı olup da prim yatıramayan insan sayısı eğer fazlaysa, bazı tedbirlerin alınması gerektiği inancındayım”.

Soru: Çalışma Bakanlığı da yaptınız siz geçmişte. Emeklilik yaşının yükseltilmesi mi tedbir?
Yanıt: “Şu an mevcut sistemle 25 yıl fiili yatırımınız varsa 50 yaşında emekli olabiliyorsunuz”.

Soru: Örneğin 50 yaşında emeklilik benim kazanılmış hakkımdır ve bunun yukarıya çekilmesine benim iznim yoktur.
Yanıt: “Kazanılmış hakkındır da, eğer şimdi 50 yaşında emekli olayım da 5 sene emekli maaşı alayım düşüncesiyle hareket edersen, belki de 5 sene emekli maaşı alamayacak konuma gelirsin, KTHY’de olduğu gibi”.

Soru: Bunun müsebbibi ben değilim ama primlerimi yatırdım 50 yaşında emeklilik hakkım var benim. Şimdi devlet vazgeçip beni 52 yaşında emekli edeceğini söylüyor. Bu nasıl bir hukuk devleti?
Yanıt: “Dünya nasıl ki değişiyor, yaşlar yavaş, yavaş…. Bakınız sağlıkta 65 yaşı ben ısrarla istiyorum, emeklilik yaşı. 65 emekli yaşını ısrarla istiyorum. Nedeni de şu. Çünkü bir klinik şefi, belli bir yaştan sonra o mertebeye geliyor ve tam bir idareci pozisyonuna geldiği anda iki veya üç yıl sonra emekliye sevk ediyorsunuz. Tam verim alacağınız çağda”.

Kademeli geçiş
Soru: Sigortalar daha farklı değil mi?
Yanıt: “Farklı değil. Bakınız. Bizdeki sigorta sistemi çok çok farklıdır. Prim yatırımları açısından çok çok farklıdır, dünyayla kıyasladığınız zaman. Hiçbir dünya ülkesinde, prim yatırarak emekli olup da, emekli olduktan sonra 40 sene emekli maaşı veren veya 30 sene emekli maaşı veren hiçbir kurum yoktur, sistem yoktur.
Onun için kademeli olarak bir geçiş olacaksa, bu geçişin artık yavaş yavaş yapılması lazım”.

Soru: Yapıldı bu ama, tek sosyal güvenlik sistemi var…
Yanıt: “Daha sistemler tam oturmadı”.

Soru: Anayasa mahkemesinden dönmez mi bu düzenleme?
Yanıt: “Eğer gerekçeli olarak ve anayasaya da bakarak yaparsanız, anayasa mahkemesinden dönme diye bir durum olmaz. Hukukçularla birlikte, anayasa mahkemesindeki yetkililerle birlikte olayı görüşerek, hukuka uygun yaparsanız, hukuktan dönmesi de mümkün değil”.

Soru: Ne durumdadır şimdi çalışmalar? Bakanlar Kurulu’nun gündemine geldi mi?
Yanıt: “Yok hayır, gelmedi daha. Bir seferinde sunum yapıldı. İşte şu kadar oynarsa, kademeli geçişte şu kadar tasarruf olur ve çok kısa bir sürede bu açık kapatılır diye bilgi verildi ama yasa tam detaylı olarak önümüze daha gelmedi”.

Soru: Hükümetin bu konuda mutlaka bir hedefi vardır. İşte meclis tatile çıkmadan önce bu yasa geçecek veya gelecek yasama yılına kalacak diye. Nedir burada hedef?
Yanıt: “Bana kalırsa ben, sağlıkta çalışanların bir an önce olmasını istiyorum”.

Soru: Nasıl yapacaksınız onu?
Yanıt: “Kamu Görevlileri Yasası’nın değişmesi lazım. Personel Dairesi de o konuda çalışma yapıyor. Bir an önce geçmesi lazım bana göre.”

Yasa bitiyor
Soru: Doktorların ikinci iş yasağıyla ilgili 60 günlük süre doldu sanıyorum. Neler oluyor o konuda?
Yanıt: “Yasa bitmek üzere. Maliyeyle de görüşmeler sürüyor. Bu hafta içinde yasayı biz bitirmiş olacağız.”

Soru: Özü ne olacak yasanın?
Yanıt: “Çalışan, dışarıda kazandığı kadar belki değil ama içerde de kazanabilecek konuma gelecek. Teşvik edeceğiz. Öğleden sonra randevulu özel hasta bakma gündeme gelecek. Özel müdahale gündeme gelebilir. Tabi ki bunları hukukçu arkadaşlarla ve yetkili mercilerle görüşerek yapıyoruz ve sonlanmak üzeredir”.

Soru: Çalışmaya ihtiyaç duymayacak mı, bunu mu demek istiyorsunuz?
Yanıt: “Bence hiç ihtiyaç duymayacak”.

Soru: Fazla iddialı olmadı mı?
Yanıt: “İddialıyım. Bu çalışmayı tek başımıza yapmıyoruz. İlgili sivil toplum örgütleriyle ve sağlıkta ilgili tüm birimlerle birlikte çalışarak yapıyoruz. Onların görüşlerini, düşüncelerini, yazılı olarak, sözlü olarak, toplantıya çağırarak birlikte yapıyoruz. Asgari müştereklerle buluşuyoruz. İyi gidiyor, sıkıntımız yok”.

“Kabine değişikliğinde yetki başbakanındır”
Soru: UBP’deki durumu konuşarak bağlıyalım isterseniz. UBP’de bir kriz yaşandı; tepkili vekiller meclisi kilitledi, sonra da dıştan bakıldığında bu fırtına dindi gibi görüldü. Ama iddialar o ki partide sular durulmuş değil. Önce şunu soralım. Neydi bu tepkili arkadaşlarınızın talebi?

Yanıt: “Kurultayda genel başkanlığa adaylardan biri de bendim. Nasıl ki bir devlet, kurumları, kuruluşlarıyla, yasaları ve anayasasıyla yönlendirilir, siyasi partiler de tüzükleriyle, kurumlarıyla idare edilir, yetkili organlarıyla idare edilir. Kurultaydaki delege eğer iradesini ortaya koymuş ve demişse ki bu dönem biz bu kararı verdik, hepimiz ona saygı göstermek zorundayız.
Ben o karara saygı gösterdim, partimin ve ülkemin daha ileriye gitmesi için de üzerime düşen görev neyse yapmaya hazırdım ve yapmaya devam ediyorum. Kabine değişikliğinde ise yetki tamamen başbakandadır. Parti tüzüğünde de budur, parti yetkili organının verdiği yetki de odur, tüzüğe göre. Başbakan gerek gördüğü anda, gerek istişare ederek, gerekse de etmeden kabine değişikliği yapabilir. Bunun en güzeli, en doğrusu tabi ki istişare ederek, konuşmamın başında da söylediğim gibi, konuşarak, bu işler yapılırsa, belki bunlar hiç olmazdı”.

“Olaylar abartıldı”
Soru: Makam için miydi yani o tepkiler?
Yanıt: “Bence değildi. Elbette ki kimse onu söylemez ama bir iç burukluk olabilir. O iç burukluk çok aleni bir şekilde, belki de arkadaşlardan fazla bir şey çıkmadı ama bazı olaylar çok abartıldı.
Benim bir gün mesela başbakanlığa akşamüzeri uğrayıp da bir görüş alışverişinde bulunmam gerekirdi. Aynı anda bu arkadaşların ikisi de gelecekti. Ertesi gün basında okudum. Ahmet Kaşif arabulucu mu oldu diye. Öyle bir şey olmadı. Ben herkesle konuşurum. Bir sıkıntı varsa konuşarak sıkıntıların aşılmasından yanayım. Eğer konuşursak en güzelini buluruz. Konuşmazsak, gazetelerle, mecmualarla veya televizyonlarla haberleşirsek, hiçbir yerde buluşamayız. Buradan herkese tavsiyem, siyasi hayatta bulunan herkese ve siyasi hayata atılmak isteyen herkese, çok küçük bir tavsiyem olacak. Hiçbir sıkıntınızı kendi kendinize değil, karşınızdakilerle konuşarak, tartışarak atlatırsanız, en büyük siz olursunuz”.

Soru: Sonuçta UBP’de son durum nedir?
Yanıt: “Kol kola, omuz, omuza, öncelikle ülkeyi daha refah, daha mutlu günlere götürmek, ülke insanının yaşam şartlarını daha üst düzeylere çekmek. Kırgınlık varsa da herkes o kırgınlığı içinde saklar, eğer bana karşı da bir şeyi varsa, günü geldiğinde bana sorar”.

(KIBRIS: Dilek Çetereisi)

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BAKAN KAŞİF KIBRIS TÜRK ECZACILAR BİRLİĞİ HEYETİNİ KABUL ETTİ
 
 13 Mayıs 2011, Cuma
         Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği
 
       Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla KT. Eczacılar Birliği heyetini kabul etti:
arrow"SAĞLIK OTOMASYONUYLA, POLİKLİNİK HASTALARI İLAÇLARINI
       ÖZEL ECZANELERDEN ALACAK"

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, sağlıkta otomasyonla birlikte yakın zamanda ilaçların özele eczanelerden dağıtılmaya başlanmasını hedeflediklerini açıkladı.

Bakan Kaşif, bu açıklamasını 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla Fatma Azgın Başkanlığındaki Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Yünetim Kurulu Üyelerini kabulü sırasında yaptı.

Hazırlıkları son aşamaya gelen sağlık otomasyon sisteminin yaşam bulmasıyla birlikte,  özel eczanelerin sisteme dahil edileceğini ve Poliklinik hastalarının ilaçlarını özelden temin edeceğini ifade eden Kaşif,  “böylelikle hem ilaç sarfiyatının önüne geçeceğiz hem de, hem de tassarruf yapacağız” dedi.

Yasa ve  Tüzükler konusunda birlikte çalışılacak...
Eczacılıkla ilgili yasa ve tüzük çalışmalarının mutlaka KT. Eczacılar Birliğiyle beraber ele alınacağının da altını çizen Kaşif, dünyayla uyumlaşmaya çalışan KKTC’nin yasal mevzuatlar konusunda da mutlaka dünyadaki gerçeklere uygun hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Çok değerli bir mesleği icra eden Eczacıların gününü kutlayan Bakan Kaşif, birlik yöneticilerine çalışmalarında başarılar diledi.

Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Başkanı Fatma Azgın da yaptığı konuşmada, bir kez daha Eczacılık Bayramı dolayısıyla burada olduklarını dile getirerek, ezcacılık alanında yaşanan sorunları Sağlık Bakanı Kaşif’in bilgisine getirdi.

Yasa ve tüzüklerin yeniden düzenlenmesi  konusunda yardım talebi...
İlaç dağıtımı ve eczacıların yaşadığı sorunların dışında, eczacılık ve ilaç konularında  devletin yaşadığı sorunların da kendilerine yansıdığını söyleyen Azgın, yasa ve tüzüklerin yeniden düzenlenmesi konusunda yardım talebinde bulundu.

Konuşmasında, ”Aklın yolu birdir, Sayın Bakanla anlaşamayacağımız konu yok” diyen Azgın, artık devletin ilaç dağıtmaması gerektiğini  savundu.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BAKAN KAŞİF KIBRIS TÜRK ENGELLİLER HEYETİNİ KABUL ETTİ
 
 13 Mayıs 2011, Cuma
         Kıbrıs Türk Engelliler Heyeti
 
       Kıbrıs Türk Engelliler Federasyonu heyetini kabul eden Sağlık Bakanı Kaşif:
arrow"TÜM ENGELLERİ ANCAK SEVGİ İLE AŞABİLİRİZ"

Derviş Yücetürk Başkanlığındaki Kıbrıs Türk Engelliler Federasyonu heyetini kabul eden Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, sevgiyle her türlü engelin aşılabileceğini söyledi.

Bakanlık Basın Bürosu'ndan yapılan açıklamaya göre Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, 16 Mayıs Dünya Engelliler Günü dolayısıyla bugün Kıbrıs Türk Engelliler Federasyonu heyetini kabul etti.

Kabulde Sağlık Bakanlığı için en önemli olan şeyin insan sağlığı olduğunu keydeden Bakan Kaşif, bu bilinçle görev başında olduklarını söyledi.

Engelli yurttaşların karşılaştıkları sorunları çok iyi bildiğini de dile getiren Bakan Kaşif, engelliler yasasının yeniden düzenlenmesi ve günün koşullarına ve ihtiyaçlarına adapte edilmesi gerektiğini söyledi.

Engelli çalışanın diğerlerinden eksikliği yok...
Kamuda, engelli statüsünde görev yapan engelli yurttaşların diğer çalışan yurttaşlardan bir eksikliğinin olmadığını da belirten Kaşif, “Engelli olan ve eğitimini alan bir çalışanımızın, diğer çalışanlardan bir farkı ya da eksikliği yoktur. Engelli ststüsünde çalışan arkadaşlarımızın önünün açılması ve hak ettikleri değeri almalarıı için gerekli yasal düzenlemelerin ivedilikle yapılması şarttır” dedi.

Ülke, dernekler ülkesi oldu; Denetim şart...
Ülkede çok sayıda dernek olduğu ve denetim yapılması gerektiği görüşüne katıldığını ifade eden Kaşif, “Ülkemiz adeta bir dernekler cenneti oldu. Dernekler yasasının bir ivedilikle değişmesi lazımdır. Bu konunun takipçisi olacağım” dedi.

Göz Hastanesinin hayata geçirilmesine destek...
KT. Engelliler Federasyonu’nun Göz Hastanesi projesini bildiğini ve bu konuda elinden gelen desteği yapmaya hazır olduğunu da ifade eden Kaşif, özellikle kendisinin de tıp eğitimi aldığı İstanbul’dan, Göz Hastanesi’nin kurulabilmesi için oradaki göz hastanesinden ve işin uzmanlarından katkı alınması için aracı olabileceğinin altını çizdi.

Nalbantoğlu yerleşkesine Monoblok Cerrahi Hastanesi...
Kabulde, artan nüfusla birlikte, ihtiyaçların da artıığını söyleyen Kaşif, “Artık, Lefkoşa Devlet Hastanesi bina olarak yeterli kalmıyor. Hastanenin kampüsünü geliştirmemiz gerekiyor. Sürekli olarak yan dallarda yeni ve uzman gençler ülkeye geliyorlar. Hedefimiz Lefkoşa Devlet hastanesi yerleşkesine yeni bir Monoblok Cerrahi Hastanesi yapmaktır” dedi.

Çok yol kat edildi ama henüz daha eksikler var...
KT. Engelliler Federasyonu Başkanı Derviş Yücetürk de yaptığı konuşmada, genç bir devlet olan KKTC’de engelli hakları konusunda epeyce mesafer  alınmasına rağmen, henüz daha yapılacak çok işin olduğuna işaret etti.

Engelliler yasasında 1994 yılında yapılan bir değişiklikle birçok hastalığın engelli kapsamına alındığını ve böylelikle de pastanın küçüldüğünden şikayet eden Yücetürk, kayıtlı engelli sayısının 4 bin 400 görünmesine rağmen bunun gerçek rakamları yansıtmadığını ve gerçek rakamın kat ve kat altında olduğunu söyledi.
 
Yaşam Boyu Rehabilitasyon Merkezi...
Konuşmasında, Bakan Kaşif’ten 18 yaş üstü yaşam boyu rehabilitasyon merkezi için destek de isteyen Yücetürk, projsi yapılan Göz Hastanesi, Cumhuruiyet Meclisi’nde bekleyen yeni Dernekler Yasası’nın hayata geçirilmesi, engellilerin istihdamı ve ulaşım sorunu gibi bir çok konuda desteğe ihtiyaçları olduğunu kaydetti.

Kaşif, UBP Girne Kadın Kollarını da kabul etti...
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, Kıbrıs Türk Engelliler Federasyonu heyetinden sonra Ulusal Birlik Partisi (UBP) Girne Kadın Kolları üyelerini kabul etti.

Nil Keleşoğlu Başkanlığındaki heyeti makamında kabul eden Bakan Kaşif, Kadın Kollarına gösterdikleri nezaketten dolayı teşekkür etti.

Keleşoğlu: “İşbirliği ve katkıya hazırız”
UBP Girne Kadın Kolları Başkanı Nil Keleşoğlu da yaptığıkısa açıklamada, Sağlık Bakanı Kaşif’e bir nezaket ziyareti yapmak istediklerini ifade ederek, sağlık olgusunun en önemli olguların başında gelidğini söyledi.

Sağlık alanında yapılacak projelere katkı sağlamaya ve işbirliği yapmaya hazır olduklarını da belirten Keleşoğlu, Kaşif’e görevinde başarılar diledi.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik SAĞLIK OTOMASYONU TOPLANTISI...
 
 13 Mayıs 2011, Cuma
         Sağlık Otomasyon Toplantısı
 
       Hastane üst düzey yönetecilerine Sağlık Otomasyonu konusunda bilgilendirmenin yapıldığı toplantıya katılan Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif vurguladı:
arrow"SİSTEMİ TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARI SAHİPLENMELİ"

Akçaba: "Bakanlık, üzerine düşen ödevleri yerine getirmeye devam edecek"

Bağman: "Bilgi girişlerinin yapılması şart"

Sağlık Bakanlığı, KKTC Sağlık Otomasyon Sistemi konusunda Devlet Hastaneleri’nin Başhekim, Başhekim Yardımcıları, Hastane Amirleri ve Hastane İdarecilerine yönelik bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildiğini bildirdi.

Bakanlık Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, Sayıştay Binası Konferans Salonu’nda yapılan toplantıda, Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif ve Bakanlık Bürokratları da hazır bulundu.

Sağlık Otomasyonu ihalesini alan Konsorsiyum adına Şeren Sözgen, Çözüm Bilgisayar Temsilcisi Emrah Tapkan ve Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Bilgi İşlem Sorumlusu Serhan Paşa tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, yönetici bazında sistemdeki uygulamalar tanıtılarak bilgi verildi.

Kaşif: “ Sistemi herkesin sahiplenmesi gerekiyor”
Toplantıda hazır bulunan Bakan Kaşif, sağlık otomasyonunun hayata geçirilmesinin ve sistemin başarılı bir şekilde çalışmasının ancak, doktordan hemşireye, hemşireden memura kadar herkesin sahiplenmesiyle yürütülebieceğini vurguladı.

Bakan Kaşif, son aşamaya gelen projenin bir an önce tamamlanıp hayata geçirilmesi konusundaki öneri ve  düşüncelerini de ifade etti.

Akçaba: "Bakanlık, üzerine düşen ödevleri yerine getirmeye
devam edecek”

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Akçaba da yaptığı kısa konuşmada, projenin taraflarca yasal sorumlluluk bilincinde yürütülmesi konusuna dikat çekerek, Sağlık Bakanlığı’nın bu anlayıştan yola çıkarak,  üzerine düşen ödevleri yerine getirdiğini söyledi.

Bilgi girişlerinin yapılması şart...
Toplantıda, bilgi girişinin mutlaka ve muntazaman yapılmasının hayati bir önem taşıdığına dikkat çeken Kamu Net Başkanı Halit Bağman ise, bu toplantıların proje bitimine kadar devam edeceğini vurguladı.

Online olarak sisteme bağlanıldı...
Lefkoşa Dr. Burhan  Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Bilgi İşlem Sorumlusu Serhan Paşa da yaptığı sunumda, sistemde bilgi girişlerinin eksiksiz ve doğru yapılması halinde her türtlü istatistiki verinin anında alınabileceğini online olarak tatbik etti.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik DÜNYA HEMŞİRELER GÜNÜ...
 
 12 Mayıs 2011, Perşembe
         Dünya Hemşireler Günü
 
       12 Mayıs:
arrowDÜNYA HEMŞİRELER GÜNÜ

Kaşif: "Gün tartışma değil kutlama günü… Tüm hemşirelerin dünya hemşireler günü kutlu olsun… Sorunların çözümü için çalışmaya devam edeceğiz"

Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Sendikası tarafından düzenlenen Dünya Hemşireler Günü kutlama töreni Thallasaemia Konferans Salonu’nda yapıldı.

Törende, sendikanın emek mücadelesindeki yeri ve çalışmalarının anlatıldığı sinevizyon gösterimi yapıldı.

KÖSE
Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Sendikası Başkanı Oğuz Köse konuşmasına, tüm hemşirelerin Dünya Hemşireler Günü ve haftasını kutlayarak başladı  ve yaşanan sıkıntılara dikkat çekti.

ÇOBAN
Hemşirelik hizmetleri uzmanı İsmet Çoban, modern hemşireliğin kuruluşu nedeniyle kutlanan Dünya Hemşireler Günü’nün tüm dünyada kutlandığına işaret ederek, her yıl kutlamaların Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen bir sağlık sorunu dikkate alınarak kutlandığını kaydetti.

Bu yılki kutlama konseptinin, “ulaşılabilir eşit sağlık hizmetinde hemşirenin yeri” olarak belirlendiğine işaret eden Çoban, dünyada, kırsal kesim ile kentlerde yaşayan insanların sağlık hizmetlerine eşit ulaşamadığını, bunun da eşit ve ulaşılır sağlık hizmetinin dünya genelinde hala sorun olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Çoban, dünyada bu sorunlar yaşanırken Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan sorunların buna paralellikler göstermesi yanında bazı farklılıklar da olduğunu belirterek, yasalara göre hala hemşirelerin kendi kendilerini yönetememesinin sorun olarak ortada durduğunu belirtti.

Çoban, boş olan hemşirelik ve ebelik kadrolarının doldurulması ve daha sağlıklı sağlık hizmeti verebilmek için sağlık sisteminin yeniden düzenlenerek hemşirelere gerekli önemin verilmesinin mümkün olacağını belirtti.
Çoban, hastanelerdeki yönetim kurullarında toplumun sesinin duyulmasına yönelik gerekli önlemelerin alınmasının sağlanması gerektiğini anlatarak, bunun eşit ve ulaşılabilir sağlık hizmetinin gelişmesin sonucunu yaratacağını belirtti.

KARATAŞ
YDÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Belkıs Karataş, halkın sağlığını korumak ve geliştirmenin hemşirelerin görevleri arasında olduğuna işaret ederek, önemli olanın, halk veya toplum sağlığı anlayışıyla hemşirelerin görevlerinin yeniden tanımlanması olduğunu belirtti.

Karataş, YDÜ’nün 4 yıl önce açtığı bölümüyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki hemşirelerin eğitime olan ilgilerine karşılık verdiğini belirterek, lisans, lisans üstü ve doktora taleplerinin sürekli arttığını söyledi.

Karataş, eğitime yönelik talebin ülkedeki hemşirelik eğitiminin geleceğinin daha güzel olacağını gösterdiğini anlatarak, tüm dünyada kalp, kanser gibi kronik hastalıklardan ölümlerin yüksek olduğunu belirterek, bunların önlenmesinde hemşirelere önemli görevler düştüğünü kaydetti.

Belkıs Karataş, hemşirelerin doğru beslenme, hastalıklara karşı korunma konusunda halka sağlık eğitimi verilmesiyle kronik hasatlıklardan kaynaklanan ölümlerin büyük bir kısmını önlemenin mümkün olduğunu belirtti.

Karataş, hemşirelerin sadece tedavi edici değil, koruyucu sağlık hizmeti konusunda da çalışmalarının önemli olduğunu anlatarak, sağlık sorunlarının çözüleceği bir yıl olması dileğinde bulundu. 

KAŞİF
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif konuşmasına, bugünün, 12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü nedeniyle bir kutlama günü olduğunu, bu nedenle tartışma yapmayacağını söyledi.

Kaşif, meydanlarda slogan atmanın, mikrofon bulunduğunda eleştirmenin kolay olduğunu, bunu kendisinin de çok iyi yaptığını anlatarak, bunun yerine bakanlık ve hükümet olarak tüm sorunları en ince ayrıntısına kadar tartışarak çözüm üretmeye yönelik çalıştıklarını belirtti.

Kaşif, hemşirelerin var olan sorunlarının çözümü konusunda ilgili sivil toplum örgütü yönetimiyle birkaç kez görüştüklerini, belirli konularda ilerlediklerini ancak özellikle mali konularda bugün itibarıyla çözüm bulamadıklarını anlattı.

Ahmet Kaşif, sorunları çözmeye yönelik çalışmaya devam edeceklerini belirterek, tüm hemşirelerin Dünya Hemşireler Günü’nü kutladı.

25 YIL PLAKETLERİ
Törende bu arada, meslekte 25 yılını tamamlayan ve yıl içinde emekli olan üyelere plak verildi.

BASIN ÖDÜLLERİ DE VERİLDİ
Dünya Hemşireler Günü kutlaması; Havadis gazetesi köşe yazarı Hasan Hastürer, Haberdar gazetesi köşe yazarı Rana Sarro, Kıbrıs TV haber spikeri Ayşe Menekşeli ve Havadis gazetesi köşe yazarı Aral Moral’a basın ödülü verilmesinin ardından düzenlenen kokteyl ile tamamlandı.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik ÜROLOJİ SERVİS MUTFAĞI YENİLENDİ
 
 12 Mayıs 2011, Perşembe
         Üroloji Servisi
 
       Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Üroloji Servisi Mutfağı:
arrowFARUK TAŞKINÇAY TARAFINDAN YENİLENDİ

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Üroloji Servisi'nin mutfağı, Arabahmet Muhtarı Faruk Taşkınçay ve ailesi tarafından yenilenip döşendi.

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, yapılan yardımdan dolayı halen Üroloji Bölümü’nde tedavi gören Faruk Taşkınçay’a, Başhekim Rifat Siber imzalı teşekkür belgesi verildi. Belge, Servis Sorumlusu Dr. Süleyman Uluçay’ın da hazır bulunduğu bir ortamda verildi.
Taşkınçay, daha önce tedavi amacıyla bölüme geldiğinde mutfağın durumunu gördüğünü anlatarak, mobilya atölyesi olan bir insan olarak kendisinin ve kardeşinin tüm mutfağı yenilediğini söyledi.

Faruk Taşkınçay, zaman zaman tedavi aldığı Üroloji Sevrsini, doktoru, hemşiresi, temizlikçisi dahil bir bütün olarak çok sevdiğini belirterek, onlara böyle teşekkür etmek istediğini kaydetti.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BAKAN KAŞİF: "HERKESİN MUTLU OLMASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ"
 
 10 Mayıs 2011, Salı
         Sendikalar
 
       Sendikalarla görüşen Sağlık Bakanı Kaşif:
arrow"HERKESİN MUTLU OLMASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ"

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, "Ülkede yaşanan sıkıntılar birlikte aşılmaya çalışılmazsa, güzelliklere de ulaşılmayacak" dedi.

Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Birimi’nden yapılan açıklamaya göre,
Bakan Ahmet Kaşif bu açıklamayı bugün makamında kabul ettiği Kıbrıs Türk Memur Sendikası (Memur –Sen) heyetiyle görüşmesinde gerçekleştirdi.

Bugün yoğun bir kabul trafiği yaşayan Bakan Kaşif, ilk önce Memur – Sen  ve daha sonra da ebe hemşireler haftası dolayısıyla Kıbrıs Türk Ebe ve Hamşireler Sendikası, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) ve  Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (Kamu – Sen) heyetlerini kabul etti.

Memur-Sen
Bakan Kaşif  ilk kabulunde Kıbrıs Türk Memur Sendikası yönetimiyle görüştü. Çelebi Ilık Başkanlığındaki sendika yönetim kurulunu kabul eden Bakan Kaşif, tüm dünyada yaşanan ekonomik sıkıntıların benzerlerinin KKTC’de de yaşandığına dikkat çekerek, bu sorunların karşılıklı konuşarak ve diyalog içerisinde tartışarak aşılabileceğini söyledi.

Günübirlik eylemler moda oldu...
Çalışanların eylem yapmalarının anayasal bir hak olduğunu kaydeden Kaşif, sağlık kurumlarında  önceden haber vermeden günü birlik yapılan eylemlerin doğru olmadığını belirtti.

By- Pass ameliyatı olacak olanlar ve Diyaliz hastaları mağdur oldu...
Bakan Kaşif, “ Çalışanların örgütlü olduğu sendikaların, hak aramak maksadıyla eylem yapmalarını anlayabilirim. Ancak son zamanlarda önceen haber vermeden günü birlik olarak yapılan eylemlleri doğru bulmuyorum. Ülkemizde son zamanlarda günübirlik eylemler moda oldu. Sağlık kurumlarında yapılacak olan eylemleri sendikalar bakanlığa önceden bildirmelidir. Böylelikle de önceden planlanan BY- Pass ameliyatı gibi operasyonlar için tedbir alırız ve planlama yaparız. Hastalar da bekletilmez ve mağdur olmaz” dedi.

Kaşif’ten  sonra konuşan Memur –Sen Genel Başkanı Çelebi Ilık da,  Bakan Kaşif’in 2. Küçük  Hükümeti’nde de yer almasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ülkenin, içerisinden geçtiği bu zor günlerde aklıselim davranılması gerektiğini söyledi. Memur-Sen’in, sıkıntıların aşılmasına yönelik atılacak adımlara destek vermeye ve üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduklarını kaydeden Ilık, “Ülkede artık bu bozuk düzenin devam etmesi mümkün değildir. Bunu herkesin iyi anlaması ve üzerine düşen görevleri yerine getirmesi şarttır” dedi. “Bir ülkenin onuru, kurumlarına göstereceği değer kadardır” diye sözlerine devam eden Ilık,  sendikalarının devletin tüm kurumlarına sahip çıkılması konusunda hassas olduğunıu ifade etti.

Hemşireler haftası...
Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, Memur -Sen’den sonra hemşireler haftası dolayısıyla Kıbrıs Türk Ebe ve Hamşireler Sendikası, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası ve  Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası heyetlerini kabul etti.

Herkesin mutlu olması..
Kabulde konuşan Bakan Kaşif, “Ebe ve Hemşireler Haftası kutlu olsun. Dileğim herkesin mutlu olmasıdır” dedi. Sağlık alanında bugün yapılan eylemlerden dolayı, By- Pass ameliyatı olacak hastaların ve diyaliz hastalarının mağdur ve mutsuz olduklarını dile getiren Kaşif, “Sağlıkta  günü birlik ve önceden heber verilmeden yapılan eylemler doğru değildir” dedi.

Bakan Kaşif iyi niyetli ama iyi niyet sorunları çözmüyor...
Bakan Kaşif’ten sonra konuşan Ebe ve Hemşireler Sendikası Başkanı Oğuz Köse ve KTAMS Başkan Ahmet Kaptan, sağlıkta ebe ve hemşireler konusunda yaşanan sorunlara bir kez daha dikkat çekti. Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif’in iyi niyetinden en ufak bir şüphe duymadıklarını dile getiren sendika yetkilileri, sağlıkta yaşanan sıkıntıların çözüme ulaşması konusunda iyi niyetin yeterli olmadığını belirtttiler ve hükümetin bir an önce sağlıkta yaşanan sorunların çözümü yönünde adım atılmasını istediler.

 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik PARAMEDİKAL SAĞLIK ÇALIŞANLARININ MESLEK YASALARI VE
      SAĞLIKTA YAŞANAN GELİŞMELER İRDELENDİ
 
 10 Mayıs 2011, Salı
         Paramedikal Sağlık Çalışanları
 
       Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, paramedikal sağlık çalışanlarının örgütlerini kabul etti:
arrowPARAMEDİKAL SAĞLIK ÇALIŞANLARININ MESLEK YASALARI VE SAĞLIKTA      YAŞANAN GELİŞMELER İRDELENDİ

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, göreve geldiği ilk günden itibaren tüm uğraşının sağlıkta kurumlarında çalışan kadrolu, geçici veya sözleşmeli personelin eşit çalışma koşullarında ve çalışma barışı içerisinde görevlerini sürdürmelerini sağlamak olduğunu söyledi.

Kamuda görev yapan  paramedikal sağlık çalışanlarının örgütlerini kabul eden Bakan Kaşif,  paramedikal sağlık çalışanlarının sıkıntılarını ve sağlıktaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Bakanlık Basın Bürosu aracılığıyla yapılan açıklamaya göre Kaşif, Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Birliği, Kıbrıs Türk  Diyetisyenler Birliği, Kıbrıs Türk Biyologlar Birliği ve Bağımsız Psikologlar İnsiyatifi’nden bir gurup sağlık çalışanı, bugün saat 15.00’te makamında kabul etti.

Kabulde, paramedikal sağlık çalışanlarının meslek yasaları ve sağlıkta yaşanan gelişmeler hakkında karşılıklı görüş alışverişi gerçekleştirdi.
 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BAKAN KAŞİF, MARAŞ AVCILIK ATICILIK BİRLİĞİ YETKİLİLERİNİ
      KABUL ETTİ
 
 6 Mayıs 2011, Cuma
         Maraş Avcılık Atıcılık Birliği
 
       Maraş Avcılık Atıcılık Birliği yetkililierini kabul eden Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif:
arrow"MARAŞ AVCILIK ATICILIK BİRLİĞİ, ÜLKEMİZDE ÖNEMLİ BİR İŞLEV
       YÜRÜTMEKTEDİR"

Kaşif: "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destek vermeye devam edeceğiz"

Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif, bugün Serdar Azmi Başkanlığı’ ndaki Maraş Avcılık Atıcılık Birliği heyetini kabul etti.

Bakanlıkta gerçekleşen kabul esnasında Maraş Avcılık Atıcılık Birliği Başkanı Serdar Azmi, katkılarından dolayı Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif’e üyelik kimliği ile birlikte plaket de sunarak  teşekkürlerini bildirdi.

Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif’i sürekli aralarında görmek istediklerini söyleyen Birlik yetkilileri,  gerçekleştirecekleri etkinliklerde Bakanlığın desteğini talep ettiler.

Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Kaşif yaptığı kısa konuşmada ise kendisine takdim edilen üyelik ve plaket için teşekkür ederek bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destek vermeye devam edeceklerini vurguladı.
 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 

Baslik BASIN AÇIKLAMASI...
 
 3 Mayıs 2011, Salı
         Basın Açıklaması
 
       Sağlık Bakanlığı:
arrowBASIN AÇIKLAMASI

Hastanemiz Onkoloji Servisi'nde, Onkoloji hastalarının takip ve tedavisi düzenli bir şekilde sürdürülmektedir.

Çarşamba günleri Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi aracılığıyla Hacettepe Üniversitesi Onkoloji doktorları, Cuma günleri de Adana Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Anabilimdalı doktorları hasta muayene ve tetkikleri yapmakta, Onkoloji Servisi doktorumuz Dr. Özlem H. Gürkut planlanan tedaviler doğrultusunda hastaların tedavisini sürdürmektedir.

Onkoloji Servisi’mizde kemoterapi uygulanan tedavi odası ve hasta odalarımızın donanımı da, hastalarımıza daha iyi hizmet vermeye yönelik olarak tümden yenilenmiştir.

Kamu oyuna saygı ile duyurulur.
 
                                                 h a b e r   b a ş l ı k l a r ı
 
                                                           MAYIS 2011  
» Bakan Kaşif: "Sağlık Kongre Turizmini destekliyoruz" (23/5/2011)
» Bakan Kaşif, TC Özel Gaziosmanpaşa Hst. ve Çukurovalılar D. ve K. Derneği heyetlerini kabul etti (20/5/2011)
» Aile Hemşireliği eğitimleri tamamlandı (18/5/2011)
» Bakan Kaşif: "Teşvik edeceğiz" (16/5/2011)
» Bakan Kaşif, Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Heyeti'ni kabul etti (13/5/2011)
» Bakan Kaşif, Kıbrıs Türk Engelliler Heyeti'ni kabul etti (13/5/2011)
» Sağlık Otomasyon Toplantısı (13/5/2011)
» Dünya Hemşireler Günü (12/5/2011)
» Üroloji Servis Mutfağı yenilendi (12/5/2011)
» Bakan Kaşif: "Herkesin mutlu olması için çalışıyoruz" (10/5/2011)
» Paramedikal Sağlık Çalışanları'nın meslek yasaları ve sağlıkta yaşanan gelişmeler irdelendi (10/5/2011)
» Bakan Kaşif, Maraş Avcılık Atıcılık Birliği yetkililerini kabul etti (6/5/2011)
» Basın Açıklaması... (3/5/2011)