Midenin
iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana gelen yaraya
mide ülseri denir.
Sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedavi edilmeyen
gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya safra azlığı, kalp
hastalıkları, sindirilmesi güç yiyeceklerin aşırı derecede kullanılması,
haddinden fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcı meşrubat içmek, alkol
kullanmak veya bazı ilaçların uzun süre kullanılması mide ülserini doğuran
nedenler arasındadır. Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık
hissi vardır. Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma duygusu
hafiflemiştir, dil paslıdır,
hastanın rengi solmuştur. Karnın üst kısmına bastırılınca, acıma hissedilir.
Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra; en kısa zamanda tedaviye geçilmezse;
yemeklerden 2-3 saat sonra sırta doğru yayılan şiddetli mide ağrıları başgösterir.
Baş dönmesi ve terleme de görülür. Bu devrede, kusma ile bir miktar kan
da görülebilir. Bazı kimselerin büyük abdestleri katran gibi olur. Bu işaretler,
ülserin ilerlemiş olduğunu gösterir. Mide ülseri, bilhassa ilk bahar ve
son bahar aylarında, çok rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalar
artar. Mide ülseri, başlangıcında teşhis edilip de tedaviye başlanılacak
olursa, telaşlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Bu durumda yapılacak ilk
iş, üzüntüye
kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayret sarfetmektir. Sonra
tedaviye yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki hususlara kesinlikle uymak gerekir.
- Tedavi süresince istirahat edin.
- Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin.
- Bağırsaklarınızın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayın.
- Sigara, çay, kahve ve alkolü bırakın.
- Diş sağlığına önem verin.
- Süt ve sütlü yiyecekler, yumurta, kızarmış ekmek, tereyağı, pelte ve
haşlanmış balık, sebze püreleri ve patates yemeğini sofranızdan eksik etmeyin.